Perşembe, Eylül 27, 2007




She is the one...

Bir de karar verebilse ne yiyeceğine... :)))))))


Yazma Saati
9:35 ÖS




Pazartesi Bandırma üzerinden Bursaya gittim tabi Bandımadan geçip çiğ börek yememk olmaz. Şahane ötesi bir lezzet. Hele kahvaltı etmemişse insan. Sonra görüşmeler ve Bursa. Hayatımın tam 5 yılını geçirdiğim şehir. Bir garip oldum yürüdüğüm yolları görünce. Minibüsten indiğim köşeyi, alış veriş yaptığım marketin banka olmasını...
Kesinlikle o zamanki sevgilim aklıma gelmedi yaşadıklarım ama ben seviyormuşum aslında Bursayı onu anladım. Ne kadar kötü olay yaşasamda bir evimde oradaydı. Yurtdışından gelenleri çok daha iyi anlıyorum artık...

Yazma Saati
9:16 ÖS

Pazar, Eylül 23, 2007


Dün gittim, muh te şem. Çeviriden ziyade orjinal espriler harika. Kesinlikle manitayı alın gidin. :)


Son zamanlarda yıldızları giderek yükselen iki adamın muhteşem ötesi, aslan marka filmi. Gitmezseniz inanın çok şey kaçırmış olursunuz. Dvd kesinlıkle arşivde olacak. İddia ediyorum bu film Oskar
Yeter bu kadar gidiyorum ben çalışmam gerek, helva gerek, şeytan azapta gerek...
Cordoba alacak...

Yazma Saati
4:49 ÖS




Hayatımda bu kadar huzurlu olduğum bir başka zamanı hatırlmıyorum. Yani illaki vardır bir yerlerde bir zaman ama şu anda bu zaman son derece huzurluyum. Kendimi sorunlardan ve sorun yaratanlardan arındırdım. Ve arındırmayada devam ediyorum. 'savursanda batıramayacak gemilerimi fırtınan' misali dalga vurdukça daha bir sertleşiyorum. Ama bu sadece dışarıya.
İçimi görebilen, görmek için cidden çaba harcayan biri var hayatımda. Geçmişte yaptığım hatalardan ders almamı sağlayan, bana her an her durumda dester olan, fikri, kalbi, vicdanı açık biri var. Kıyaslamıyorum hiçkimseyle, o kadar bile değil yani. Sayısız sevgilim oldu, hiçbiri beni bu kadar koruyup kollamadı. Artı sabrına ve zekasına hayranım. Hiç düşünmediğim şekilde hayatım değişti. Bana hep dediği gibi kıçımı kaşıyayım be..! :D
Ha bu arada beh yakalayamadım belki ama o sizin yalanlarınızı yakalamış. Yaşar Üniversitesi ha..? Anevrizma ha..? :D Ahaha şok şok şok flaş flaş flaş, yalan yalan yalan...

Yazma Saati
4:36 ÖS

Perşembe, Eylül 20, 2007





Biri bana bu yazıların manasını aıklasın. :))) Hepsi tarafımdan çekildi arak yok :))))

Yazma Saati
8:44 ÖS

Çarşamba, Eylül 19, 2007


Ahaha bi gece daha nasıl anlatılır bilemiyoum eheheheh :)))))))

Yazma Saati
3:53 ÖS

Salı, Eylül 18, 2007


O dilekler tutacak paşam başka yolu yyyyoook..! Hangi Aziz halleder bilmem ama o dilekleeer tu taa caaaaak..! :))))

~~ 0O0 ~~

Yoğun gidiyor hayatım. İş ev genel özel tamamı aynı anda düzenli gidiyor. İş stresli ama o stresi eve getirmiyorum. Özelim hiç olmadığım kadar güzel (dur kıçımı kaşıyayım. :) ) Netim kesik ama başım dik. Güel güzel kenimle konuşup gidiyorum. Artık karar verdim netten kimseyle çıkmayacağım hep sorun benim derdim bana yeiyor başka bir manyakla uğraşamam.




~~ 0O0 ~~





Amethyst taşıyoum yanımda şu negatif enerji problemime deman olması gerek. ;)


~~ 0O0 ~~

Gidiyorum ben sıkıldım yaaaoowww. :P



Yazma Saati
4:00 ÖS

Pazartesi, Eylül 17, 2007



I found her..! --'-,-{@

Yazma Saati
2:56 ÖS

Pazar, Eylül 16, 2007


Eylül kıpırtısındaki denizde

Gecenin sessiz serinliğinde, sahile vuran hafif dalgaların hışırtısından başka bir ses yokken, ıslak ve serinliği emmiş kumlarda bir yürüyüş yapmalı.
Suskun ama zihinlerin konuştuğu, ayın ve yıldızların sudaki yansıma ile çoğalan kendi ışığında bir yürüyüs. Ayrı ayrı ve birlikte, yanyana, elele.
Sakin, sesssiz görünüşlü fırtınaların zihinlerde, yüreklerde olduğu, koşarken birbirine bakamayanların birlikteliği türünde bir yürüyüşle değil, birbirini bilenlerin sakin, dingin rahat ve uzun erimli yürüyüşü ile.
Sahilde yürümenin iki anlamı olduğunu, her iki anlamının da senin için çok derin şeyler ifade ettiğini içsel olarak bunu arzuladığını biliyorsun.
Paçaların ıslanmasın diye sıvandığı, arada, ayışığında parlayan bir taşın denizde setirilirken çıkardığı sesi sinleyip, karanlığı delebilecekmişçesine bakan göslerle, bir denizin eylül kıpırtısındaki yumuşaklığını ayak bileklerinde hissederek. Ama bastığın yerden korkmadan, sakin, huzurlu, mutluluk veren bir yürüyüş.
Balığa çıkarken yarı beline kada suya gömülür, tekneyi var gücünle iter sonra içine atlarsın.
Gecenin serinliğinde ıslak bedenin titremeleri vardır, bir sigara yakmadan önce, kürekleri ıskarmozlara takar asılırsın bir süre. Yeterince açılınca, sigaranı yakarsın. Kküreklere asılırken hissetmediğin üşüme ve titreme geri gelir.
Huzurludur tekne eylül kıpırtısındaki denizde
Onun orada, yanında olduğunu bilmek hoşuna gider.
Özlem var.
Çok şeye belki, belki çok görünen çok az şeye ya da çok azımsanan, çok değerli şeylere

"Bu aslında ... " orada bir yarım bırakılmışlık var noktası.

Tamamla o zaman ! özgür ve özgün bir başlangıç olabilir.
Çünkü özlem duyduğun şeyler çok imkansız değil aslında... evet değil.
Gecenin bir yarısı balığa çıkmak.....
Veya kumsalda bir yürüyüş...
Veya bir kadının sevgiyle bakan gözlerindeki ışıltılı gülümseme…
Ve ellerinde elleri…

Hayatta basit şeyler insanı ne denli mutlu kılıyor...bunu bilmen bile seni ayrıcalıklı kılar...
Çok basit şeyler var, basit olduğu ölçüde mutluluk veren.

13 Eylül 2007

Ahmet abim döktürmüş yine...

Yazma Saati
3:50 ÖS



yanlış nedir doğru nedir
yaşamın ikileminde yaşamak zorsa
herkes zor insan farkımız nedir
korkularımızdan korkmanın bilinç altına in bakalım
orda biraz dur bakalım korku nedir

Herkes aynı aslında ama şükrtmesini biklenler ve bilmeyenler var. Ben her boku bildiğimi sanırdım ama şükretmeyi yeni öğrendim. Bazen düşmek gerekiyor gökyüzüne bakmak için. Nasıl baktığın önemli değil, bak ve gör o zaman anlarsın dediklerimi. Kör olmadıktan sonra başka sorun yok...

Yazma Saati
3:47 ÖS

Cuma, Eylül 07, 2007


İnsan bazen çekmeli kendini. Elini eteğini. Durmalı ve izlemeli. Sineklerin vızıltısını dinlememli. Oturup bakmalı. Hayatını kendini sorgulamalı. Ben maddi facialardan sebeplendim. Daha açık düşünebildim bazı olayları.Ve insanlara cidden hakettikleri gibi davranmayı. Bazen acıda çeksen iyi oluyor sonuçları.

O kadar çok uğraşıyorum ama düzelmiyor bazı olaylar, ama gökyüzüne baktığında hala dik durabiliyorum. Ve 'hayattayım ulan' diyebiliyorum. Anladım ki bu çok önemli. İnsanların dangalak olduğunuda tekrar tekrar anlamaktan sıkılmamak gerek. Acını hafifletiyor bu da.

Genel olarak biraz dinleniyorum, biraz olgunlaşıyorum diyelim. Hayatımı revize ediyorum ve gereksizleri çıkarıyorum. Gerenk yok çünkü. :) Bu arada şehirler arası seyahatlerim çok, acayip adamlarla tanışıyorum hepsi portfoyde paylaşıcam zamanla. Ama şimdi değil. Özel hayatımda güzel bu aralar. Bana değer verenleri artık daha çok sevip sayıyorum. ;) Anlayan anlar.

Geri gelicem az kaldı ve çok daha güzel olacak buralar. :) Coming soon hesabı ehehe

Selametle...

Yazma Saati
4:13 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements