
En sonn piç ettiğim film. Dedik kırk yılın başı bir güzel film izleyelim, zaten kaçırmışım vizyondayken. Aldım biramı oturdum koltuğa ve 20 kere pause tuşuna basarak piç ettim. İnsan değilim hatta sonra kendime kızdım sonunu izmemeden kapadım.
Adamım gene döktürmüş , Yanlız Kalsam, ki klipde var, fena güzel resmen orgazm oldum. Rahatsızlara doğal bir eğilimim var bunu kesinlikle anladım. Şahane albüm yapmış kesinlikle alınası bir çalışma. "çok pis albüm yaptı bu yaz mübarek" eheheh... 
Kadın dediğin iyi sevişecek arkadaş. Koyun gibi yatmayacak,kımıl kımıl olacak yatakta. Aklını başından alacak ama, aklını sadece bununla yormayacak.
Delireceksin ama delirmen hastalıktan olmayacak. Uzanıverdi mi yanına boylu boyunca, göğsünde atan kalbinin yerine koyacaksın kendini, ruhunu, herşeyini. Aşksız yatmayacak yatağa ve sen bunu bileceksin.
Kadın gibi kadın olacak kadın dediğin, çıtır çerez niyetine yemediğin. Bir gecelik değil, ömürlük olacak ömürlük. Yıllara rehaveti değil huzuru taşıyacak. En seksi leydi olmayı da bilecek,hanım sultan olup sözünü geçirmeyi de.
Cıvık konulara takılıp zaman tüketmeyecek, küfretmeyecek, Kadın dediğin ayıp nedir bilecek. Sıkboğaz edip seni yalancı durumuna düşürmeyecek.Seni öyle bir tutacak ki arkadaş, sen bile şaşıracaksın öyle tutulduğuna. iki lafın başı, her tartışmada ayrılalım tehtidi savurmayacak. Sabırlı olacak ve asla gururuna dokunmayacak...
Tuzu az, şekeri çok gibi limiti olmayan prosedürlerle yemeklerle işi olmayacak. şöyle pastırmalı kurufasülyenin yanına tereyağlı pilavı konduracak şüphesiz. Salatasız oturmayacak yemeğe. Temiz olacak herşeyden önce mesela köfteyi mıncıklarken elleri Yahut pahalı parfümlerin sindiği, boyacı küpü gibi, her öptüğünde bulaşık bir tadın kaldığı bir kadını öpmeyeceksin...
Buram buram aşka sarılacaksın arkadaş. Buram buram kadın kokacak kadın dediğin. Kadın dediğin güzel olacak ama eli yündenden çok öte birşey. Zeki olacak zeki, seni bir hamur gibi karmasını da bilecek,o hamura kendini katmasını da...
Paranın güzelliğini bilecek ama ne parasızlığın ezikliğini ne de paranın kudurmuşluğunu yaşayacak. Değerlerini bir anlık hevesler uğruna terketmeyecek.
Namussuzluğunu, ahlaksızlığını ancak ve ancak seni baştan çıkarırken kullanacak, yan gözle adam kesmeyecek ,başka sevgili edinmeyecek.
Sarışın, renkli gözlü uzun bacaklı, beyaz tenli, ince bilekli dilber filan fasarya... Kadın dediğin hatun olacak arkadaş, sözüne güvenilir, olacak. Bileceksin ki konuşulanlar burada kalır, kapıdan çıkmaz bir daha. Ağzı sıkı olacak kadın dediğin. Sırrını tutacak ama gününü bekleyip kusmayacak...
Para lazımcılardan, kürkçülerden, cep telefonu manyaklarından, dırdırcılardan, unutkanlıklarını senin üzerine atanlardan, kendi yetersizliğini seni suçlayarak rahatlayanlardan, raf süslerinden, tehtidkarlardan, kaçaklardan, kıkırdayanlardan, boş bakanlardan olmayacak...
Saflığı, cahilliği, aptallığı oynamayacak, biraz ukala olabilir ancak sana rol yapmayacak. Komplekslerini güzelliğiyle örtmeye çalışmayacak. Bir şeyi çok isterse ve inançları doğrultusunda yapacak. En önemlisi kendini sevecek arkadaş, kendini sevmeyen kadından sana ne hayır gelir. Bir bakarsın ki yıllar sonra bu kadınla ne yatağa sığabiliyorsun, ne toprağa...
Koluna takıp gezmesini de bileceksin gururla, koynuna çekip sevişmesini de şehvetle. Analığını da bilecek, çocuklarından saygı görmeyi de, anaya babaya hürmet etmeyi de...
Kadın kadın olacak be, seni sadece sen olduğun için, sensin diye sevecek. Parayla pulla, kariyerle,kimin ne dediğiyle ,sınırlamayacak.Hem sevgilin, hem arkadaşın, hem annen, hem çocuğun olacak, bağrına basacaksın huzurla...
Bileceksin ki evde 'O' kadın tarafından beklenmenin zevkini hiçbir zevk yaşatamaz sana...
Öyle bir kadın işte...
Nerede oyle kadın yoktur deme...
Vardır vardııııııııır!..
Sende adam olacaksın seçmesini bileceksin!!!
Benim yazım değil, bu ama benim düşüncelerimi aynen yansıttığı için aytına imzamı atıyorum.

24 sat action var bizim burada. :) Dün bir polisi pataklıyorlardı adam silah çekmiş bizim gençlere onlarda lan nasıl çekersin hesabı tartaklamışlar biraz. Polis ateş etmese bişey çıkmazdı da ateş etmesi biraz stres yarattı semtim gençliğinde. :D Kız arkadaşına laf atılmış güya ama pek bi piç geldi kendisi bana. Birde kızlar hiç çıkmadılar arabadan laf yiyen kız yıkar ortalığı. :)
Ortaköyde kahvaltı ettim Pazar keyfi, şu tabak fena doyurdu beni insan olan doyar zaten. 2 saatte yedim bunları, anam tam keyif oldu bea. Bu Cheescake i şok seviyom ben :)) Garsonlar beni tanıdı demek ki iyi bir izlenim bırakmışım :P ihihihihi
Kahvaltıdan sonra bir arkadaşın Floryadaki yazlığına gittik. Anam iç iç iç, direklere tırmananlar, masalara çıkanlar. Hele enişte yok muu o bitirdi beni. Birine anaç dedi ötekine çıtır, bir arkadaşa da alet dedi ki hala kopuyorum. Hava kapalıydı ara ara yağmur yağdı ama yağmurdada bira içmek kadar zevkli bişey yok ya. Bir de ördek geçti sürekli önümden uyuz oldum. Gaak gaak gaak nedin lan bu..?
Aha işte ökküz gibi yedik içtik, bu arada patlıcan salatasını cidden şahane yapmışlar tebrik ederim. Tek ondan yedim valla. 2,5 şişe rakı içtik sonra gidip yenisini aldık lan dur sus anlamıyolar içince bizimkiler. Ben rakı sevmem bira içtim o kadar.
Ahaaa birde şu mesele var. Film çekiyorlar şu elinde oyuncak olan kız voodoo mu yapıyordur ne boktur ayaklar çıplak böyle per perişen yürüyor. 1 sahne 1 saat sürer mi ya..? Lan benim içim bayıldı. Artı o saatte o kızı ortaköyde yaşatmazlar..! ;) kesin işini bitirirler ne akılsız adamlarsınız ya..? İnandırıcı olsun diye 1 sahneyi 1 saat çekiyorsun ama rtamdan haberin yok
Sonra esas oğlan geldi "size yardımcı olalım baayan" hesabı yazdı felan kıza. Kız ne küçür etti yönetmene anlatamam. Kaç saat esir ettiler birbirlerini. Lan olm bi gidin alın birayı oturun sahile hayret yaaa. Bak gene daraldım bi duş yapayım bari. Dush Dash...

Haah, böyle bir anneden normal bir çocuğun doğması biraz abes olurdu. Anneler Gününde aldığımız çiçeklerden bir kısmı bakmış güzel annem solmak üzere, yapmış ameliyatı ama koyacak bir yer bulamamış beni Smirnoff Shot bardaklarımdan birine koymuş. "Anne naaptın sen..? " diye sorduğumda ise "Ne güzel olmuş değil mi?" diye cevap veriyor. Bir kez daha anladık ki benim evde akıllı yok....jpg)
.jpg)

.jpg)
Ya çok şeker birşey bu. Dişi ve hiç kediye benzemiyor. Anne yok, tüm kardeşler ölmüş tek kurtarılabilen bu. Anne babası olmak isteyen benimle irtibata geçsin ona da minik bir ev ayarlayalım. Kuduruk biraz, ama normal zor bir başlangıç yaptı hayata. İsteyen arasın beni.
~~~oO0Oo~~~
Birşey daha yazacaktım ama unuttum ehehehehe, lan neydi neydii...
Galatasarar dışında hiçbir takımı desteklemem, beni tanıyan herkes bilir bunu. Ammaaaaa, dün geceki Liverpool-Chealsea maçı sonu bu Liverpoollular bir You Never Walk Alone söylediler, kardeşim bittim yıkıldım. Bu nedir ya... Nerde bu, nerde kırık İnanın çocuklar. Peh aq...Sözleri bile şahane. Rogers ve Hammerstein 1945 yılında Broadway müzikali 'Carousel' için yazmışlar, Gerry Marsden ve Pacemakers, Merseybeat başlanğıcında söylemişler. Taraftar durmuş dinlemiş ve hemen reaksiyon vermiş. KOP tribünü hala söylüyorlar bunu..
When you walk through a storm
Hold your head up high
And don't be afraid of the dark
At the end of the storm
Is a golden sky
And the sweet silver song of a lark
Walk on through the wind
Walk on through the rain
Tho' your dreams be tossed and blown
Walk on, walk on
With hope in your heart
And you'll never walk alone
You'll never walk alone

“Chora” adının orijinal anlamı şehir dışı, kırsal alandır. 5. yy.da yapılan Roma şehir surlarından evvele ait olan, belki küçük bir kiliseye verilen isim, aynı yerde yapılan sonraki kiliselerin de adı olmuştur. Kurtarıcı İsa Mesih’e adanmıştır. Günümüzdeki küçük yapı 11 ile 14. yy.la tarihlendirilir. Hareketli dış mimarisinin yanında iç mozaik ve fresko dekorasyonları Bizans sanatının Rönesans'ı sayılan şaheserlerdir. Bunlar, 14. yy da yapılan eklentilerle birlikte Theodor Metohides tarafından yaptırılmıştı. Girişteki iki koridorda, kronolojik olarak, Bakire Meryem ve İsa’nın hayatları, İncil’de olduğu gibi, mozaiklerle anlatılmıştır. Yan ek şapelde ise dini konular fresk olarak işlenmiştir. Konular arasında kilise ve saray ileri gelenleri figürleri de yer alır.
İstanbul'un fethinden sonra bir süre daha kilise olarak kullanılan binayı 1511'de Vezir Hadım Ali Paşa camiye dönüştürmüştür. Daha sonra yanına bir okul ve aşevi eklenmiştir. 16. yy. başlarında camiye çevrildikten sonra bazen tahta kepenklerle bazende badana ile yer yer kapatılan mozaik ve freskolar 1950’den itibaren Amerikan – Bizans Enstitüsü tarafından ortaya çıkarılmıştır. Kariye manastır ve kilisesi zaman içerisinde civarında imparatorluk sarayları ile komşu olmuş ve önem kazanmıştı. Usta sanatçıların binayı böylesine zengin ve itina ile süslemeleri 14. yy. zor şartlarının içerisinde gerçekleşmişti.
Zamanının önemli bir devlet adamı ve alimi olan Theodor Metohides 1320 yıllarda, yan şapel, dış narteks ve süslemeleri yaptırtan kimseydi. Duvar resimleri bir artistler grubunun eserleridir. Orta mekânın üst kısımlarındaki mozaikler zamanımıza gelememişlerdir. Bizans resim sanatının bir özelliği de figürlerin yanına monogram ve yazıt ilave edilmesidir. Dış köşesindeki minare ve içerde güneydoğu köşesindeki mihrap dışında hiçbir İslam unsuru taşımamaktadır. Kariye civarı ahşap yapılarla çevrili otel ve kafelerin bulunduğu şirin bir semttir.