Pazartesi, Nisan 30, 2007



Köle Nedir..?

Baska bir seye bagimli, özgürlüğü sınırlanmış kendi insiyatifiyle hareket edemeyen insandır, yani bir kişinin bir baskasına ait olmasıdır. Kölelik kavramı işte buradan ortaya çıkıyor. Köle kısaca; güçlünün zayıfa hükmetmesi ve onu her alanda kullanması olarak tanımlanabilir.Bu kölelerin ticareti, daha çok Avrupa kıtasında yaygındı. Viking kabileleri, İrlanda adasından yakaladıkları köleleri, tıpkı ticarî bir mal gibi satarlardı. Dünyanın en büyük köle pazarı, Kuzey Avrupa'da bulunuyordu. İlk defa 1086 yılında, kölelerin de normal bir insan olarak kayda geçirilmesini emreden İngiltere kralı I. William; İngiliz toplumunda her on kişiden birisinin köle olduğunu belirtmektedir.


Alman kabileleri, daha çok kölelerinin komşuları sayılan Slavlar'dan olmasını tercih ederlerdi. Hatta bugün İngilizce'de, slave kelimesinin köle olarak kullanılmasının sebebi bundandır. Amerika kıtasında da, savaşlarda esir alınan askerler köle statüsünde değerlendirilir, ağırlıkları kadar yük taşımaya mecbur edilirlerdi. Ortadoğu ülkelerindeki köleler ise genelde Afrika kökenliydi. 1850'lerde ABDde bir köle satın almanın bedeli 50.000 doları bulurken, 21. yüzyılda 100 doların altına inmiş durumda.




Köle Pazarı

Kölenin yeni sahibinin belirlendiği pazar kısaca. Peki bu köle nasıl seçiliyor..? Örneği Osmanlıdan verirsek, Kölelere fiziki durumlarına ve sağlıklarına göre değer biçilirdi. Kölelerin dişleri iyice kontrol edilir, dişlerinin sağlıklı ve düzgün olması kölelerin sağlıklı bir bünyeye sahip olduğunu gösterirdi. Dişleri iyi durumdaysa daha fazla para ödenirdi. Esirci eğer onunla anlamazsa köleyi başka birine satardı. Öte yanda satılması sırasında köleler, hiçbir söz hakkına sahip değillerdi. Köleyi satın alacak kişi, onu en ince hatlarına kadar gözden geçirir, erkeklerin güçlü kuvvetli olanı seçilirdi. Eğer satın alınacak cariye odalık ise satın alacak kişi, kızın göğsünü,kollarını, bacaklarını iyi bir kontrol ederdi, buna karşı çıkanların cezası büyük olurdu. Pek müstesna güzellikteki köleler ve cariyeler han avlusunda kurulan esir pazarında müzayedeye çıkarılmaz; o müstesna köle ve cariye, taliplerine odada gösterilir ve pazarlık ile satılırdı. Buradan nereye geliyorum..?


Moden Kölelik

Görüldüğü üzeri biraz aklı çalışan kişi bağlantıyı kurmuştur. Bugünkü köle pazarlarımız açık zaten. Cv isminde künyelerimiz var, kendi elimizle hazırlayıp köle tacirlerine İKöle Kaynaklarına, Danışmanlık adı altındaki köle tacirlerine veriyoruz. Veriyoruz ve onlar eskiden yaptıkları gibi tasnif ediyorlar bizi. O zaman dişimize pipimize göreydi bu zaman okuduğumuzu öğrendiğimize gördüğümüze göre. Ha aramızda daha öncelikliler yok mu..? Var tabi ama onların pazarlığı kapalı kapılar ardında oluyor. Daha diri olanlarımız. kariyer günleri yapıyorlar, tazeleri kendileri seçiyorlar, az para verip eşşek gibi çalıştırıyorlar. Ziktiri boktan etik kurallar koyup şunu giy şunu tak şunu yap diyorlar işin yürümesine bakmıyorlar. Tipine göre karar veriyorlar çoğu kez, işin içine biye inmiyorlar. Çünkü onlarında kölelik yaptıkları ağaları var. Herkes birine köpeklik yapıyor. Ne pahasına..? Benden biraz daha fazla çeşitli yemek yiyip daha güzel kadınlarla yada erkeklerle yatıp daha çok gezmek için. Çok ucuz değil mi bedenin için bu fiyat..?


Şimdi çok mu farklı, Staj diyerek az ücrete çalıştırılanlarımız..? "Hem iş öğreniyorsun ne parası" demek çok mu adil..? Bu kölelik değil de nedir..? Belirli zamanlar zaten sahip olduğun özgürlük 48 saatliğine sana geri veriliyor. O nedir..? Tatil..! :))) Peki nerede özgürlük nerede çağdaşlık..? Kim kime kulluk ediyor açık değil mi herşey..? Peki burdan nereye geliyorum..?


Kölelik On-Line

PAZAR İŞ GÖRÜŞMESİ OLMAZ DEME!
BU PAZAR 20:00'DE CNN TÜRK'TE İŞ GÖRÜŞMEN VAR!
insankaynakları.com'a görüntülü CV'ni gönder.CNN TÜRK'te yayınlanan "İş Görüşmesi"ne konuk ol.Türkiye'nin en seçkin şirketlerinde iş olanağı kazan.Kariyerine muhteşem bir başlangıç yap!

"İş Görüşmesi" 22 Nisan'dan itibaren her pazar 20:00'de CNN TÜRK'te..

Ayrıntılı bilgi Milliyet İK ve insankaynakları.com'da

Kölelik Televizyonda. İşte modenizm işte hümanism işte özgürlük. Köle olmak için can at, milyonlar seni görsün, kendini akıllı san, zeki san, artık olduğunu parazit olduğunu bu akıllığınla kapamaya çalış ama geç kameraların karşısına, köle tüccarının masasına meze ol. Rezilliktir, kepazeliktir, insanlık ayıbıdır. En büyük köle tüccarı Amerikan özentiliğidir. Trumpda sizde götümü yiyin. "Türkiye'nin en seçkin şirketlerinde iş olanağı kazan" Olanak, kişiliğini sattığı şey sadece olanak. Adam kişiliğini ihtimale satıyor inanılacak gibi değil.

Sonuçta, köle pazarıdır şekli değişmiştir. Bakalım ne olacak bu yavşak programa ve yavşak katılımcılarına...

Yazma Saati
2:35 ÖS



MADAcımın isteği üzerin biraz daha anlatayım mitingi.

Ben saat 10:30 gibi kalktım dün sabah. Gece çok geç yatmıştım ama aklımın bir köşesindede "mitinge gidicem" düşüncesi hep var. Kalktım kahvaltı ederken Haluk Abi aradı "Emre biz alana geldik ama inanılmaz kalbalık çok zor buluruz birbirimizi burda" diyerek beni uyardı. Saat sadece 11:00 idi o sıra. Neyse giyindim çıktım ama otobüs gelmiyor ne kerametse, atladım taksiye gittim yakın bir yere, trafik kapalı malum. Alana gidiyorum ufak ufak ama insanlar akın akın geliyorlar, ellerde bayrak inanılmaz bir görüntü. Sular satılıyor, bayraklar getirmiş herkes olmayanlar atkı bayrak alıyor hazırlık var. Polis noktasından geçiyoruz Memorial Hastanesinin yanından yürürken bizim bayan arkadaşlar çiş için içeri girmeye çalışıyorlar ama başaramıyorlar. :) Gülüp devam ediyoruz.

Tam Piyalepaşa bulvarından yürürken AKP İstanbul il başkanlığının önünde duruyor millet birden başlıyor slogan atmaya "Dünya yerinden oynar tayyipten adam olsa" diye. Polis şaşkın şaşkın bakıyor, ne yapacak ki, Türk bayraklı binlerce kişi. Alana yürürken davullar çalmaya başlıyor, şoparlar gelmiş bişeyler koparırız diye ama tam şenlik, halay çekenler slogan atanlar. İçerisi mahşer yeri gibi, öne geçmeye çalışıyoruz gelenler "sakın gitmeyin içerisi felaket kalabalık" diyip uyarıyorlar devam ediyoruz,. Heryerde insan, heryerde bayrak, dövizler, pankartlar soganlar,"Hepimiz Kemalist, Hepimiz Türk'üz", "Hükümet istifa", "Ne ABD, Ne AB, Tam Bağımsız Türkiye", "Türkiye Laiktir Laik Kalacak", "Her şey Vatan İçin", "Atatürk Gençliği Görev Başında", "Çankaya Yolları Şeriata Kapalı", "Tayyip Baksana Kaç Kişiyiz Saysana". "Cumhuriyet Düşmanı Bu Meclisin Başkanı" sloganları atıldı. Herkes tepkili herkes sinirliydi. Birleşin çağrısı yapıldı tabi alana. ;)

Tuncay Özkan çıkıp konuşunca daha da bir ateşlendi ortam daha gür çıktı sesler. Önemli bir nokta darbeci diye nitelenen ordusuna dün halkı sahip çıktı. Çok kişiden "asın bunları" lafını duydum. "Eşkiya DünyayaHükümdar Olmaz" pek bi içten pek bir gür söylendi, insanlar hertürdendi, sosyetiğide garibanıda vardı. Aynı Kurtuluş Savaşındaki gibi. 4 saat ayakta durduk hiç yorgunluk çekmedik. Sonra dağıldık olaysız ve Taksime doğru yürüyüşe geçtik kalabayık bir grup. Zaten o polis helikopteri 5e kadr bizi izledi. çünkü yürüyüş için izin yoktu. :) Yolda camlardan sarkanlar, dedeler nineler elde bayrak, dalga geçenler hükümetle inanılmaz eğlenceli inanılmaz zevkliydi.

Sonra biz Halaskargaziye girdik sloganlarla. Bir araba üzerimize geldi adamı pataklıyordu 50 kişi polis geldi bir azarladı adamı, elimizden aldı yoksa sağlam dayak yicekti eşşek. Elmadağa geldiğimizde 1000 kişiden fazla bir grupTRT binasına yöneldi, biz abrtmayın demeye kalmadan onlar çoktan kapıya varmıştı bile. "Satılmış TRT", "yalaka TRT" sloganları inetti caddeyi. Polis..? Sadece izliyordu. :) Sonra sloganlarla meydana girdik, İstiklale geldiğimizde Fitaşın önündü 4 kmlik bayrakla karşılaştık İstiklal gene sloganlarla inledi, 5 tane Japon turist vardı zaten salakça sıfatlılar uzaylı görmüş gibi bakıyorlardı bize. :) Çok güldük.

Aklımda kalanlardan biri Aydın Doğana olan tepki ve satılmış medyayı halkın anlamasıydı artık dizisinden gazetesine ilişkisini kesmeli herkes. Sonuçta aklımda kalan bunlar çok demokratik tokat gibi bir miting oldu. 3 milyonu artık ysayamazlarsa biz helavasındaki fıstık taneleri sayarız. ;) anlayan anladı artık...

Yazma Saati
12:59 ÖS

Pazar, Nisan 29, 2007


Bu Vatan bizim ULAN..!
SATAMAZSIN..!

Yazma Saati
8:18 ÖS



Resimleri sırasız koydum uğraşamayacağım çünkü acayip yorgunum çok yürüdüm, mitingden değil yürümekten telef oldum. Miting bitmiş Halaskargaziyi kapatmışız izin mizin yok Taksime yürüyoruz sloganlarla..!
"Satılmış TRT" sloganlarıyla 1000 kişi kapıya kadar yürüdü, götleri yiyip cama bile çıkamadılar. Tabi içerde birileri varsa. Zaten hiç sevmem hükümet yalakasındır, cukcukcudur.


Taksime İstiklale girdik, binlerce kişi, binlerce kişiyle karşılaştık, Slogan aynıydı "Ampul baksana kaç kişiyiz saysana" ama o anasıyla meşgul olduğu için sayamadı sanırım.

Galata KUlesinin yanından geçtim, muhteşem bir yapı. Güzelliği yeter.

Sabahın köründe insanlar koşar adımlarla alana ilerlediler, hepimizde bir coşku vardı, ve sonuna kadarda kaybolmadı.


Kırmızıydı heryer, ilerlemekte bile güçlük çektik.

Anlamlı bir sürü pankart vardı, bu sadece onlardan biri. Şerefsizlik parayla değil.


Marşyar söylendi, birlik çağrısı yapıldı. Heryer kırmızıydı ve hiç bu kadar güzel gelmemişti bana ömr-ü hayatımda..!


Şişliden Taksime kadar sloganlarla yürüdük, ve bir sloganda dediğimiz gibi. Ne ABD Ne AB, Tam Bağımsız TÜRKİYE ..!


Yazma Saati
8:17 ÖS

Perşembe, Nisan 26, 2007



Olm işte bu pozu hiçbir Türk kızı veremez, kadraja sığmaz çünkü. :)))))) Yalansa yalan diyin. Hadi hadiii, geliyo bikini mevsimi görücez gene koca koca götleri ehehehheheheh....

Yazma Saati
3:59 ÖS

Çarşamba, Nisan 25, 2007


GİRDİ Mİ ÇIKMAZ HACIIIII..!

BECERİKSİZLİKLE SALAKLIĞIN BİRLEŞTİĞİ NOKTA: FB

Yazma Saati
5:27 ÖS

Salı, Nisan 24, 2007


Al sana 23 Nisan şakası. Tarçına mama ve kum almaya çıktım dün evden, geldiğimde benim yokluğumda bizim apartmana (daireye değil apartmana) hırsız girmiş. Bizi es geçip tüm kapıları kırmış. Ya aq oğlu millet ne emeklerle çalışıyor, ne zorluklar çekiyor kapaksızın çıkarttığı ne bok yemeğe milletin hakkını gasp ediyorsun..? Palayla bekliyorum iade-i ziyaretini. polis..? çok etkili canım saolsunlar çilingin çağırdılar. Ne bir parmak izi alımı, ne bir olay yeri inceleme faaliyeti. Süperdi, hele "abla geçmiş olsun banada girdi 2 kere" demesi taktire şayan bir hareket. Neşeyle dolmuyorum ulan!


Donanma gelmiş 23 Nisan şerefine, çok güzel gözüküyordu boğaz. Gölcük"ü hatırladım o iğrenç 8 ayımı. Hiç, ama hiç özlemiyorum 3. Dünya savaşı çıkmadan da gitmem bir daha.


Moda Terasa gittim cumartesi yada cuma ya herneyse. :))) Çok hoş mekan, hem romantik bir yemek yenebilir sakince, hemde hemen 1 cam arkasında cozutulabilir. Çok inanılmaz ses sistemi var, içerde kıyamek kopuyor ama çıt geçmiyor bu yana. Sevdim, artı insanlık ettim kendime şarap içtim hammallık yok. :)


Gecenin bi yarısı seviyorum bişeyler yiyip içmeyi. O yüzden otobüs şöförü bile olurdum okumasam., İşkembeden nefret ederim, bir kere içtim o zamanda 4 kişi 5,5 büyük içmiştik bişey içmem gerekiyordu. Tadını hatırlamıyorum ama orası çok iyi işte :))))


Allah insanı boş bırakmayacak abi, ne bok yediğini bilmiyor boş kalınca insan. İşi gücü bıraktım babamın kullanmadığı kol düğmeleri vardı, onları cilalayıp parlattım. Şahane ötesi oldu 10 numara. Babama bakıyorum da nasıl takmış bunları hayret yani. benim küpeme laf eden adam. Şu soldakine bak öküz gözü gibi. :)))) ha ben takarım ayrıııı. ;)

"Gül sunan bir elde daima bir miktar gül kokusu kalır" çok doğru bir söz. Tamda Cumhurbaşkanı adayının açıklandığı gün, hele hele förs leydinin AİHM ülkemi sıkmabaş için şikayet ettiği akıllardan çıkmamışken. Çok oynaksınız hocam hepiniz mi değiştiniz tanrı aşkına..? ;) Değişsenizde elinizdeki gül kokusu hala duruyor. Almıyoruz sanmayın...

Yazma Saati
4:36 ÖS

Pazartesi, Nisan 23, 2007


T9 yani Text on 9 Keys. Hani şu cep telefonlarının sms menüsünde görürsün ya o. Yazamıyorum abi yazamıyoruuum, çözemiyorum. Dert oldu ya, 6 yıldır öğrenemedim. Ulan öğrenicem öğrenemezsem gözüm açık giderim.



~~oOo~~



İlkokulda 23 Nisan etkinlikleri var. Ben bando takımının en küçük üyesiyim, kask kafamda emanet duruyor kavuk gibi sallanıyor. Benim bando benim kadar. Elbiseler uymaz, yeniden yapılır, hazırlıklar yapılır, yerimi almışım. Öğrenmişim tüm marşları nerde ne vurcamı biliyorum. Sırmalarım takılmış omzuma uçlarında parlak kurşunlar yürüyeceğim sokaklarda göğsümü gere gere. Herkes bakacak bana. Çıktık okuldan, yürüyoruz, 3. caddede takıldım. Açık logar kapağına. Zaten zor taşıyorum bandoyu takıldım ve düştüm. Logara. Dize kadar çamur. Pantalon beyaz. O benim hayallerim çamura battı işte o gün. İlk kişiliği oturtma denemem başarısızlıkla sonuçlandı. Ağla ağla ağla, gözüm yüzüm şişti o gün, hiç unutmam.



- "Anne ben çamura düştüm ühühüh niye ben anne" dediğimi söylüyolar. Çok koymuş bana, ama hala üzülürüm keşke düşmeseydim de keşke daha çok cadde gezebilseydim diye. 23 Nisan, hiçte neşe dolmuyor ulan insan...

Yazma Saati
1:44 ÖS

Pazar, Nisan 22, 2007



angut.com forumlarında rezilbahce lehine penaltı verilmemesini protesto etmek icin, kazanılan ilk penaltı taca atılsın mı diye soran ankete katılanlardan yaklaşık %72 si evet atılsın diye cevap vermişti...


Peki penaltı kazanıldı bu haftasonu. Sonuç..?


Gol.


O göt hanginizde var lan..?

Yazma Saati
5:01 ÖS

Cumartesi, Nisan 21, 2007





Kapıyı cekin gidin
Beni bırakın gidin
Kilidi vurun ardıma
Yalnızlık kalsın kapıda
Kazansan ne kaybetsen ne
Gururunun savaşı mı
Yalnızlıktır ganimetin
Sakla onu boş odanda
Ne kendine acı ne ona
Şehirler o olur sen kacarsın
Kalbim ölü bulundu dün sabah
Ben bu aşkın ızdırabını...

Bana bu şarkıyı yazdıran
Bana uc maymun yaptıran
Beni bu iciren sunger gibi
Ben bu aşkın ızdırabını

Ne kendine acı ne ona
Şehirler o olur sen kaçarsın
Kalbim ölü bulundu dün sabah
Ben bu aşkın ızdırabını..

Kilidi vurun kapıma
İyiyim böyle gidin...

Son zamanlarda dinlediğim en güzel parça, çok yalın ve gerçekçi anlatmış olayı. Ben bu aşkın ızdırabını lafını çok kullandığım için ayrıca sempati duydum. Müzikleride çok sağlam ayrıca. Biliyorum terbiyesizim ve ailemden almadım bunu.
~~oOo~~

Çok zamanlar geldi ve geçti, çok yürüdüm o çayırlarda ve sonunu getirdim. Düştüm kalktım, kanadım, kapandım, ne çemberin içindeydim ne dışında, tam üzerindeydim çemberin ve yukarıdan izliyordum olan biteni. Hep içine çekmeyi denediler, hep dışına itmeyi denediler, direndim. Ve kendi karemi çizdim. Bir kenarda ben, diğerinde o. Diğerinde etrafım ve ailem, diğerinde dünya. İç açı toplamımız 360 etmiyordu yanlız, üzülmedim, topladım buldum sonunda.


Evet çok mutluyum çünkü ben aşkın ızdırabını cikmiştim. Ben kaybeden değil kazanandım aslında, hala diktim, hala sivri. Şehirlere gittim, ve şehirlerden geldim, sen on gördün ben ben yüz gördüm, yüz görümlüğümü vermiştim oysa, o açmıyordu duvağını. Tutum ve zorla açtım istemeyerek, kötüydü, kapadım çıktım odamdan. Düştüm kuyuya, ve baktım yukarıya, ışık vardı, o zaman denemeğe değerdi, değdi. Ben hep dedim zaten, ben taraf tutmam, taraf olurum diye. Anlamayanın da ızdırabını...

Sana yazdım bunu..

Yazma Saati
4:10 ÖS




Naaaneee devriiii, sucuklarıyıııız biiiiiz, zamaaanımıııız geeeeeçtiiiiiii, dırırırımıın, dırırrımınnı dırımımın dırımımın...
Lan takıldı ağzıma ,gitmez oldu nerden geldi aklıma kahretsin
Naaaneee devvvriiiiii, suçuklarıyıııız biiiiiiiz.

Yazma Saati
2:46 ÖS

Cuma, Nisan 20, 2007


Gerektiğinde giderim mekana sabah 5 e kadar götümü başımı sallarım, zıplarım hoplarım. Elalemin karısına kızına sarkmam, sarkanıda sevmem, benim hatunuma da sarkana hiç çekinmem, dayak yicemi bilsem dalarım ulan.

Keyif adamıyım, mamamı yerim, kitabımı okurum, arkadaşlarımla sohbet ederim, götümü yayarım, gene elalemin karısına kızına bakmam, bakanı da sevmem, benim hatunuma da sarkana hiç çekinmem, dayak yicemi bilsem dalarım ulan.


Sosyatik takılmam, gerektiğinde o ünlü meyhane havasını teneffüs etmekten çekinmem. Sulu biramı içer, 3. sınıf fıstığımı yerim. Efendi gibi çeker çıkar evime giderim. Burda karı kız olmadığı için huzur bulurum. Zaten tüm sorun onların yüzünden.


Ha zaman gelir alırım hatunu, giderim güzel ve kimsenin olmadığı mekana (bkn:Gaudi) insan gibi romantik yemeğimi yerim, iltifatımı ederim, bahşişimi verir, efendi gibi çeker çıkar giderim.


Seçilmişim demem, ayakkabılarımı çok severim, yıpranmasın diye sabunla yıkarım, camın önünde kuruturum. Kızım onları görüp tıslar ama ben anlayışla onuda sevip sarmalarım, bu sert yapının dışında içimde mini mini bir kedi yavrusu olduğunu unutmam. Offf Şahan karakteri olabilirim rahatlıkla. :) o kadar cinsim yani. Ama kabul ederim. konuşma lannn...


Yazma Saati
9:18 ÖS

Perşembe, Nisan 19, 2007


Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.

Profesör kaşlarını çatarak: " Okuzler ve kuslar ayni masada oturamaz!"

Ogrenci: "O zaman ben ucuyorum..."

Profesor cevaba cok sinirlenmis, sinavda ogrenciye takmis ve sinavini basarisiz gecmesi icin elinden geleni yapmis.Yanliz sinavda ogrenci tum sorulari mukemmel bir sekilde cevaplamis.

Profesor ogrenciye: Sana son bir soru soracagim - demis.

- Yolda yururken iki torba buldugunu hayalet, birinde akil var, digerinde ise para var. Hangi cuvali alirsin?

Ogrenci: "Para olan cuvali secerdim..."

Profesor: "Ben akil olan cuvali secerdim..."

Ogrenci:"Normal! Kimde ne eksikse onu secer...

Profesor cok sinirlenmis, ogrencinin not defterini alip icine "Öküz" yazmis. Ogrenci nota bakmadan odadan cikmis.Bir dakika sonra ogrenci kapiyi aralamis :

"Sayin profesor,imzanizi atmissiniz, fakat notumu yazmayi unutmussunuz."- demis

Şimdi güzel koydun da lafı hocayla şaka olur mu..? Ben lisedeyken bir arkadaşım bizim matematikçiden bir dayak yedi ki akıllara zarar. Adam haza sığır, arkadaşla masada sohbet ediyor . 4-5 kişi daha var masada. Son ders bizde çıkmayı bekliyoruz okuldan. Hoca "şerrefsiz " diyerek bizimkini ityor, bizimkide "eheh sensin o" demez mi..? Adam bir daldı buna, yani cidden daldı, şaka değil alamıyoruz eminden. Dötte yemiyo ki, en son bizimki masanın altına kaçtı, hoca yakaladı ayaktan, çekiyo dövecek daha. Biz 4 yiğit kalktık sıradan, dayıyız ya alıcaz elinden. Tam o sıra hoca elinden tutmuş bizimkinin " bırak xxxerim ananı" diye bir cümle kurunca bizimki, adam gene çöktü, bizde aynen oturduk. :))) Erkekliğe gerek yok, akşama evini bastılar hocanın amca dayı ama ne gerek var..? Yok.

Yazma Saati
4:43 ÖS

Çarşamba, Nisan 18, 2007


Sebeh bir ses, Mır mırr, mır mırrrr, uyandım bir baktım Tarçın. Çıkmış kaltuğun üzerine bana sesleniyor. Yemem mi ben onu, aldım bi sıkıştırdım ehehe geldiğine peşman oldu. :)

Atonicaaaa, atonicaaa ceza sahasına girdi, atonicaa, top sağ ayağında, sağ ayakla vurabilir misin? vurursun, vur, goooolllllll gol gol gol gol atonicaaa attı, atonicaa attı 1-0 oldu. :))))
Yan tarftaki amcanın,
- "Hüseyiiiin, golde topu 90dan çıkar lan" demesi çok şık oldu. :)

Bir de Malcom X taraftarları çıktı, heryere graffiti yapıyolar. Slogan yazıyolar oraya buraya, aha bizim muhtarlık duvarı.


Bunu da bizim evin karşısına yapmışlar, hayır hangi amaca hizmet ben onu anlayamadım. Bizde zenci hareketi yok ki..?

Yazma Saati
3:47 ÖS

Pazar, Nisan 15, 2007


Aysu K Says...
ı like girls guys dont send me messages ı didnt read girls!!!!! ı wait u add my msn address lez_aysu34@hotmail.com ı wanna make love with u ok!!!!!1


Höşşşşşşş, bayılıyorum fake profi lincelemeye. Herhafta birini inceleyeeğimiz bir blog olacak yakında haberini vereyim. :) şimdi iğrenç ingilizceden anlıyoruz ki fake profiz. Zaten akıllı insanbu resimleri koymaz. Koysada tip kayık işi olmaz. Ama gelgelelim cevaplara bak.




Abi yazılanlara bi bakın allah aşkına ya. Abazan Türk gençliği çalışıyor. Lan insan bi kendine sorar ben kız olsam bu profile, bu yazıya yatar mıyım kendimle diye..? Ben dinamit sokar patlatırım gene de yatmam. Lafa bak, lez mez , sende dogru yolu bulursun =) parmakla biraz zor olur :D şu ercanın profile bak ya çöşşşş çöşş, kapaksız...

Yazma Saati
9:22 ÖS

Çarşamba, Nisan 11, 2007


YÜZMEYİ ÖĞRENDİK FAKAT ÇOK BASIT BİR SANATI UNUTTUK İNSAN GİBİ YAŞAMAYI DİLİYORMUSUNUZ BUGÜN DÜNYA DOSTLAR GÜNÜ MESAJI SEVDİĞİN DOSTLARINA GÖNDER EĞER SENDE O SEVDİĞİN DOSTLARINDAN BİRİYSEM BANADA YOLLA BUNU ON ARKADAŞ INA GÖNDER BAK KAÇ CEVAP GELECEĞİNE EĞER 7 EN FAZLA İSE SEVİLEN BİR DOSTSUN EĞER DEĞİLSEN ......................:((((((((((((((

Bak bak bak gelen mesaja bak eğer değilsem biksinler beni ha..! Yazık yani üzülürüm diysun.

Bir kere imla kurallarını öğren, nokta ne, virgül ne onu kavra.

Sonra yüzme ile insan gibi yaşamayı dilemek arasında nasıl bir bağ kurdun onu anlat. Hayır dalma ile alakalı bir durum varsa beni hiç karıştırma.

Artı sana niye mesaj yolluyorum, arkadaşım mısın, dostum musun karar ver çünkü ikisi arasında çok fark var.

Sevdiğim dostlarıma demişsin ama sevmediğim dost olur mu, bu bir çelişki mi..?

Hadi yolladım 10 kişiye, 7 tane cevap gelmedi ee, ne yapıcam o zaman 7 nin altnda kalanı bikecekler mi..?

7 değil de 6"da kalsam taktir hakkı kullanılacak mı..? 4,5"dan 5 gibi..?

Yollayınca ne olacak, insan gibi yaşamayı mı öğreneceğiz..?

Dosttan kasıt, metres midir..? Günü kutlamak için metresimizle mi sevişeceğiz..? Ters düz farkeder mi..?



Açıklıyorum.

Benim dost sayım 5"i geçmemiştir geçemez,
Benim dostlarım benden böyle bir mesaj alsalar bana götleriyle gülerler,
İş güç sahibi olun, ottan boktan işleryle uğraşmayın,
Dostlar gününüzün ta içine sıçayım,
Dilbilgisi dersi alın adam gibi yazın,
Gece üzerinizi iyi örtün götü açıkta kalanın genel sağlık durumu uzun vadede tehlikededir,
Daha detaylı bilgi için Bkn: Siktir git!

Yazma Saati
12:49 ÖS






Ya insana nasıl rahat atıyor anlatamam. Yani götü kaşınıyor derler ya, tam o hesap. Olay kısaca şu. Eski çalıştığım şirketlerden birinde bir sabah asansörde çıkıyorum kata. 2 tane bayan 2 tane erkeğiz. O sırada 2. katta duruyor asansör. Asansör göt içi kadar olunca doğal olarak 5. kişiyi almıyor. Amcam hamle yapıyor binmek için kapısı açılan asansöre uyku sersemliğide var işin içinde kafayı bir kaldırıyor ana dolu, şaşkınlık ifadeleri felan yüzünde. Benim çok sevdiğim ve samimi olduğum biri olduğu için "abi zorlama istersen biraz fantazi olur" diyorum, yani fantaziden kasıt burada zorlarız şartları manasında. Yoksa ben yanımdaki o iki hatunu alıp yanyana koyup biriyle vajinal diğeriyle anal ilişki hayalleri kurmuyorum. Hele sabahın 8inde.
Fantezi ne demek peki, kahpeler sabah akşam Seda Sayan, bok püsür izledikleri için akıllarına sex geliyor. Oysa fantezi;




1 . Sonsuz, sınırsız hayal.


2 . Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş: "Üstelik büyük bir taklit kabiliyeti ve fantezisi vardı."- R. N. Güntekin.


3 . sıfat Süslü ve türü değişik olan: "Yerinden doğrulmuş fantezi ipek çoraplarını, yeni gömleğini gururla göstererek. gülüyordu."- R. N. Güntekin.


4 . müzik Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı.




manalarında kullanılıyor. Ben 1. manada kullanıyorum yani hayal kurarsın manasında. Cehaletine soktuğumun karıları artık nasıl ve kulak deliği yerine hangi deliklerinden anladılarsa benim anal ve vajinal düşünceler içine girdiğimi düşünmüşler ve dün öğrendiğime göre beni şikayet etmişler o zaman. Lan koca götlü at suratlılar..? Koskoca şirkette kadın mı kalmadı lan size bakayım ben..? Hadi kalmadı sizin gibi atsuratlıları cinsel hayatıma sokup kendime yeni yeni buhranlar edineceğime gay olurum erkeklerle birlikte olurum..! Armut tiplilerin derdine bak..! İnşallan memeleriniz daha sarkık, götleriniz daha kocaman olur, yatacak adam bulamazsınızda damacanalara oturursunuz inşalaaaaaah!
Mot: Resmi sansürlemedim çünkü hiçbirşey görünmüyor, görünemiyor. Siz busunuz kızım bu...

Yazma Saati
12:16 ÖS

Pazar, Nisan 08, 2007


Ortaköyde geziniyorum, dikkatimi turuncu noktalar çekti köprünün çelik telleri üzerinde. İşçiler köprü üzerinde çalışıyorlar artık ne yapıyorlarsa..? 2 kişi var o daire içinde, sonra bir 3. geldi bunlara doğru ama adam o kadar rahat yürüyor ki anlatamam. Eller kollar bi dünya. Taa kuleden bunların yanına indi o kalın telin üzerinden, bişeyler yaptı sonra aynen yukarı çıktı. Ben ağzımı açmış bunlara bakıyorum gelen geçende bana bakıyor. Çok hoşuma gitti kıçının altında tüm şehir, belkide en hoş çalışma ortamı şehirdeki. Adamın umrunda mı..? Sanmıyorum...

Yazma Saati
12:29 ÖS

Cuma, Nisan 06, 2007


Yaşlanan birgün bugün. Bavulu topluyor ve son vedası tıpkı dün gibi köşeye çekilip ağlıyor, bense yarına penceremden bakma gafletindeyim. Gözlerim dolu ve ellerim tutuklu yüzüme. Dudaklarım kilitli, hoşçakal bugün!.. Sen de yolcusun dünlerimde sorgusun ve 24lük yorgunsun git de dinlen gidenlere yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı. Saçlarımda saklı kar beyaz ve gözlerimde hep telaş. Panik, silik resimler ortasında bir küçük çocuktum, hep konuktu başka gün ve çok soğuktu her geçen dün. Tıpkı sen gibiydi, giden o eski dünler, geçmişin karanlığında anılarımdı onlar, bense bulamaz oldum onları, hep selam gönderdim geride kalana, kanıtım yoktu yarına, yolcularımla ağladım, hiç misafir olmamıştı kimse bunu ben anladım. Sonbaharda katil oldu rüzgarlar öldü tüm yapraklar, yağmur aldı gözyaşı, ve rüzgar oldu ruhlar estiler yavaşça. Sen misali ağlamıştı her dünüm usulca.

Dudaklarım kilitli, hoşçakal bugün, sen de yolcusun, dünlerimde sorgusun ve 24lük yorgunsun, git de dinlen gidenlerle yarınım kapıda bekliyor ve son veda zamanı.

Aynalarda buğulu yüzümü göremez oldum, ve iyimserlik mateminde sarı gül tuttum. Hayallerim yok oldu, koyduğum yerde yoktu hiçbiri tek yabancı bendim evde ver bir yalancı mumdu doğan güneş. Solan gülümdü, talan sonuydu, kalan resimdi, bir vesikalık gülen çocuktum, yüzüme bakarak ağladım, yüzleşirken kendimle, hıçkırıklarımla savaşır oldum, ertelendim yarına. Reddedildim, gideni yolcu etti gözlerim ve gelene merhaba dedi bu kimsesiz dilim, ortalarda gezinen oldu dilenci ellerim, bu son demiydi, sonbaharın, son yaprağında, son gülümsemekki nefesi son çekişti içime sonbahardı. Güz ağırdı gün üzeri bir tebessüm etti yüz, saklı kaldı her düşende kırılan onca göçebe his, biz dünden olma yarına varma garibeyiz.

Ben 28lik yorgunum. O kadar hızlı geçiyor ki zaman..? Daha dün "şu matematik dersi bitsin" diyordum şimdi ömrüm bitiyor. Daha dün eczanelerden içeri ilaç çalışmak için girmekten nefret ediyordum, bugün satış ekibi kurmamı istiyor tanımadıklarım. Dün zıpkınla balık tutup "oltayla tutamam hayatta" diyordum bugün oltam var. Ya sonu..? Ne kalacak bize, ne geçecek elimize, gözümüzün nemlenmesine değecek mi..? Ya karşıma çıktığın zaman..? Yüzüme bakabilecek misin hasat zamanı..? Sanmıyorum. Kaç kaçabileceğin yere kadar, öyle rahatediyorsan insanoğlu nasılsa kaçamayacağın o gün gelecek. İçim rahat, düşünüyorum bakıyorum dik duruyorum, başımı eğecek hiçbirşey yapmadım, bu güç veriyor bana, inat veriyor, daha dik duruyorum bu hayata ve insanlara. Ve kaybetmedim hiç, hatalar tabi ki yapıyorum, tabi ki bende düşüyorum ama kalmıyorum olduğum yerde. Düşüyorum, kalkıyorum, bakıyorum etrafıma, üzerimi silkeliyorum, bakıyorum etrafımda ağlayanlara, gülümsüyorum ve yürüyorum. Bazen düşenlere yardım ediyorum, bazen ben tekrar düşüreceklere "üzgünüm" diyip devam ediyorum. Dudaklarımda tek cümle "deniz çocuğuyum ben, batar çıkar yüzer kurtulurum elbet". Saçlarıma cennet karı yağmaya başladı, ve istemesemde birşeyler oluyor. Büyüyorum...

Ulan çok yetenekliyim arkadaş, neler yapıyorum. Moma selam. :)


Aha, görüntü anlatıyor herşeyi. En son ne zaman minibüse bindim bilmiyorum ama bugün son olacak. Biryerden dönüyorum anam bunlar bi bindi minibüse, 7 kadın artı 2 çocuk etti mi 14. Ulan bi kokuyorlar bi kokuyorlar offf bayıldım resmen. o kadar etkilenmişim ki yanlış kişiye msg atmışım isimleri karıştırıp. Birde cırcırlar "anaam alalalalal burdaaaaa daaaaaa çok paaaaraaaa vararaal lalalallalaa ananamam hühühülülülül çek çocuuuçeeeeeek beeeeeee" Ulan millet kaçtı minibüsten, ben kaçamıyorum köşede sıkışmışım. Şu önümdeki hele ceset gibiydi resmen ya, hatta ing olarak ifade ettim bunu ;).

Minibüsçü sitrez yaptı azey mi azer mi bi adam var ya parkinsonlu. Aneeeey aneeey diyi titreme krizleri geçiriyor açtı o adamı verdi sesi ulan elim titriyo resmen, kriz geldi bana. Duyularımı bitiriyor dört tekerlekli işkence aracı. Neyse indi bunlar devam ediyoruz yola, şöför kapıyor kapıyı, bir kurban "abi kapama biraz kapıyı dedi artık nasıl etkilendiyse. Herkes indi bi ben kaldım, adam bağırarak "AQ karıyları ulan kocanız yok mu lan sizin" diyerek dumur etti resmen beni. Ulan at hırsızı gibi herif yuuuh. Annemin olayı anlattıktan sonra "o karıların kocaları o kokuya bayılıyor oğlum" diyerek yorumlaması dahada dumur etti beni. Sanmmıyorum..? Ya gerçekse..? Böööğğğhh...


Yazma Saati
7:49 ÖS

Perşembe, Nisan 05, 2007



Her üniversitede var asosyal kulüpleri. Ha bide gerzek Aissec. Bu adamlar yada kadınlar hiç bir sosyal aktiviteye katılmadıkları için, ne bir ortamları var ne bir sevgilileri kendilerini bu tür ortamlara veriyorlar. Arada bazı babalar geliyor bu kaka diyalogcular gibi, bu arkadaşlar insana hasret tabi hemen koşuyorlar salona. Sorular hazırlıyorlar sanki bi bok öğrenmiş gibi okulda, ama bilmiyorlar asistanları programın soruları alıyorlar önceden, seçiyorlar, sonrada sanki çok simultane bir durum varmış gibi kurmaca üzerine program yapıyorlar.
Şimdi adam kalkıyor, ya embesil tipi zaten "sana kim kız versin lan" diye soruyorsun kendine, gözlük felan babada, soruyor soruyu "hocam konjonktür ne durumda, ne diyorsunuz dolar saplanır mı bize yoksa yüroya mı domalalım?" şeklinde sorular sorup bişey öğrenmeye çalışıyorlar ama bi bok öğrenmedikleri gibi mezun oluncada bi bok olamıyorlar. Sonra bu öküz yavruları mezun oluyor, yok paraya çalışıp mevcut ücretleri dibe çekiyorlar kalifiye elemanlarında canına okuyorlar. Olm git anana sor bakim enflasyonu düşmüş mü yoksa ben bi develüasyon yapayım mı..? Ha babalar, onlar paraya vurmuş zaten diyalog olmuş olmamış şeyinde mi..?

Yazma Saati
4:22 ÖS

Çarşamba, Nisan 04, 2007


Pazartesi dellenmemin eseri olarak yek başıma çıktığım boğaz turunda çektim bu resimleri. Açık olarak ifade edeyim her kim ki bu şehre karşı bir sevgi ve aşk duyuyordur kesinlikle ya aptaldır yada saf. Bir insan ancak bu kadar yüzeysel düşünebilir. Kesinlikle yaşanılacak bir şehir değil artık istanbul. 30 önce evet öyleydi, insanlar yaşarken ama artık değil.


Ben ayaklarımı uzatmış götümü yaymışken milyonlarca insan köle pazarlarında çalışıyor. Ne için..? 850 ytl..? Çok değil mi bir hayat için..? Babamın beni yaparken akıttığı tere acırım. O aşık olanlar mal mal boğaza bakmaya devam etsinler, hiç onların düşündüğü gibi bir şehir değil İstanbul. Hele dışarıdan gözüktüğü gibi bir şehir.


Düşünüyorum hiç almasaydı Sultan Mehmet Han bu şehri, nasıl olurdu acaba..?Çok daha güzel olacağına şüphem yok. Ne altyapısı, ne gelir dağılımı, ne insanları, baş para etmez. Parası olan için cennet, olmayan için cehennem. Başka açıklaması yok.


Güneş batıyor, belki çok güzel bir manzara (emin olun çok daha güzel battığı yerler var, örnek ayvalık şeytan sofrası) ama o anda cidden binçok insanında güneşi batıyor bu şehirde.



Aha uyuz olduğum bir olayda bu. Milyon dolarlık malikane, ve oturan yok. O kadar çok ki..? Aaa aşığım ben bu şehre canııııım... Şiirler şarkılar yazın, Kerizler...


Yazma Saati
9:14 ÖS

Salı, Nisan 03, 2007


Şu "Taksimde buluşalaaaam, Börgırını önüüüeeee"olayını anlamıyorum. Lan başka yer mi yok..? Simit evi de, Çılgın Dörümcü de, Maksim de, bi bok de ama niye Börgır..? Ulan anababa günü ön taraf herzaman. Sevmiyorum burda buluşmam buluşanıda sevmem.



Bira içmiyorum 3 haftadır taki ctesiye kadar. Güzel bişey içmemek seviyorum içmeyi ama rahatsızlık veriyor bana nedense. Neyse geçer.




Sesim kısıldı maçta bağırmaktan, o japonla bizim Gerets arasında kesin cinsel istismar var eminim artık buna. Bir insan bu kadar pirinç yemez ki kardeşim, tamam japonsun ama olmaz yani. Beyin diye bişey kalmıyor insanda canım.




Bowlinge gittik, gittik gitmesine ama ben iyi oynayamıyorum çünkü benim parmaklarıma göre top yok. Girmiyor o deliklere kardeşim her deliğe bişey sokuyorum ama o 3 deliğe küçük geliyor benim parlaklarım. Zaten eli küçük olanın çüü büşyyük olurmuş, ki bowlingdeki başarısızlığımı diğer aktivitelerde katlayarak telafi ediyorum ehehe. Çok azman gördüm kendimi...




Bu oyunuda beceremiyorum, sevmiyorum saten elime uzun sopa almayı. Hayır alıp birinin götüne soksam ki şu ara çok alternatif var sokacak oh ne ala. Ama güzel adam dövülür ıstakayla karar verdim arabaya alacam bi tane. :)



İşte esas oğlan. Türlü dertlerle uğraşıyorum, iş güç patladı, düzenli bir hayat için didiniyorum çabalıyorum. İzmire yerleşmeyi bile düşünüyorum, garip ama sevmiyorum artık ben bu şehri. Tam diyorum artık düzen sahibi olacağm, onla bunla takılmayıp evimin kedisi olacağım, hiperaktifliği bırakıp düzen insanı haline geleceğim, işimde uzmanlaşacağım yok arkadaşçıkıyor bi orrospuçocuğu taş koyuyor. Ama hep lyaptığım gibi yapacağım bu seferde,

inadım inat götüm 2 kanat!

zoruna gidenin borusuna gitsin o kadar...


Yazma Saati
2:37 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements