Salı, Ocak 30, 2007


BTKS, yani tam açılımoyla "Yeni Evli" Bakir Türk Kızı Sendromu. Hayatım boyunca yaptığım en önemli tesbitlerimden biri bu hastalıktır. Genelde hasta tipi şu şekilde olur, lisede ve üniversitede bazı tipler vardır hani, böyle dışarı çkmaz, içmez, grupla takılmaz, grup dışandadır hep. Ehl-i namus ve düzen insanıdır. Annesinin bi tanesi babasının düzenli kızı. Hakikatende kızdır bu insan yani 30 yaşına ramak kalmıştır ama sıfır kilometredir.

Burda kimsenin cinsel tercihini sorgulamamak gerekiyor, kimseyede düşmez sorgulamak ama genel özellikler içerisinde bu durum olmazsa olmaz. Sonra gün geliyor biri ile tanışıyor bu kız arkadaşımız. Tanıştığı adam Türkiye sınırları içinde "Pısırık" olarak tabir edilen türden. Tabi bu pısırık arkadaş, daha o yaşa kadar adam gibi bir ilişki yaşamadığı için, bu hanım arkadaşımızı görüyor diyor tamam budur ve "evlilik" denilen kutsal aynı zamanda bir bu kadarda gereksiz hadiseye adım atıyorlar.

"Gerdek Gecesi" olarak tabir edilen ve çarşaf mersiminin vukuu bulduğu gece iğrenç geçer. İki tarafta birbirinden dangoz olduğu için standartların çook çook altında bir performansla oldu bittiye getirilir ve erkeğin bakışları arasında hanım kızımız iğrenç 40 yaşında 120 kg, dırdırcı, altın günlerinin vazgeçilmezi, gelinlerin korkulu rüyası kaynana metamorfozuna doğru olan yomculuğuna hayırlısıyla başlamıştır.

Bu hanım arkadaşımızda ilk etapta şöyle bazı değiyşiklikler meydana geliyor. O zaman kadar yemediği şeyi halihazırda yiyince meydana çıkan aşırı öz güven, götün 45 derece kalkması, zeka geriliği, en erkek benim herif durumu gibi. Soruna bakıyoruz, çok yaygın bir o kadarda tehlikeli. Peki çözüm nedir.

Çözüm basit aslında. Kukunun sadece kendinde olduğu yalanını bir kere yıkmamız gerekir. Kendisininde burdan çıktığı, bizimde burdan çıktığımız ve kukunun altın olması gibi bir durumun olmadığı kendisine izah edilmeli. Aynı zamanda ilişkinin ilk 10 dkda erkeğin bosışalmasına "erken boşalma" dendiği ve normal bir erkeğin (ki bu sorunuda tartışacağız daha sonrada) daha uzun süre erekt kalabildiği münasip bir dilde anlatılmalı.
Kalkan göt derecesi acil olarak 25 dereceye kendi rızasıyla çekilmeli aksi taktirde zor kullanılacağı tatlı sert sir dille açıklanmalı. Bunlar hala sorunu çözmüyorsa "lan senin kalkan götünü ben..." şeklinde başlayan bir cümle olayı tamamen çözecektir. Hastalık yaygındır, etrafınızdaki tüm pısırık ve yeni evli kızlarda (evlense bile kızdır o ama farkında değildir) görülmektedir. ! 10 gr şahsiyeti olan insanda bu rahatsızlık olmaz olamaz. Bol bağlık ve sıhhatli gnler dilerim efendim...

Yazma Saati
3:59 ÖS

Pazartesi, Ocak 29, 2007


Yorum dediniz açtık, yazmadınız, hastayız dedik aramadınız, dadim bari asılalım bi ekmek çıkar, asıldık karşılık vermediniz. Ulan ben ne yapayım size ha..? Alt Solunum Yolu Enfeksyonu tehşisiyle hastanelik olmuşum 3 gün rapor vermişler, ilgiye sevgiye muhtacım ama hiç anam hak getire...

Cehennem olun, sizi sevgi böcükleri...

Yazma Saati
6:01 ÖS

Cumartesi, Ocak 27, 2007




Yürü bee kim tutar seni. Oyum sana, vermezsem şerefsizim...!

Yazma Saati
6:20 ÖS

Perşembe, Ocak 25, 2007


:)) bir haftadır part time çalışıyorum. :))
Şirketin distribitörden ayrılmsından sonra eksik kadro çalşılıyor. Tabi benim bölgeyede haftanın 3 günü araç uğruyor.

Bu ne demek..?

Bu şu demek, bu şahsiyet bir gün çalışıp bir gün çalışmıyor demek. :))
Almışım kahvemi, uzatmışım ayağımı, koşmuşum dvd mi ooooh, dokunmayın bana. :)

Geceleri daha rahat dolaşıyorum bide bu kısma var işin tabi, yorgun olmadığım için daha enerjik hissediyorum. :) Hep böyle devam etsin, hatte birileri beni alsın eve koysun, hatun çalışsın ben ev işlerini yapayım.

Özenle içgüveysi olunur. :)))

Tekliflere şiddetle açığım...

:))))

Yazma Saati
11:00 ÖÖ

Salı, Ocak 23, 2007



Ve Sarı Gelin hiç bu kadar güzel çalınmamış, hiç bu kadar çok ağlatmamıştı...

Yazma Saati
5:31 ÖS

Pazar, Ocak 21, 2007


Çok yorgun ve bitkin düşmüştüm. Şirketin durumu, geçiş dönemi, özel sorunlarım, hayatımın tekdüzeliğe doğru koşar adım gitmesi canımı sıkıyordu. Dün toplantı bittiğinde bir "balık" lafı çıktı ortaya. Aslında göle giden bir iki kişi vardı ama biz zaten hırpalanmış olduğumuzdan denizde karar kıldık ve sabahın 6sında Pazar günü Baltalimanı sahilinde duruma uygun olarak 4 bayta oltalarımızla yerimizi aydık. :)


Oltalar kuruldu, takımlar takıldı, kancaydı,fırfırdı, çapariydi, kıldı yündü derken termosta etirdiğimiz çaydan bir bardak doldurdum ve kendimi boğazın o sakin sessiz ortamına bıraktım. Yosun kokuyordu ve sadece martı sesleri vardı. "Olm işte huzur bu laaan" diye düşündüm. Mutluydum.


Rahat giyinmiştim duruma uygun olarak, rahatlayacaktım ya, kafamı boşaltacaktım ya, gerisi önemli değildi. Oltaları atıp çekmeye başladık, bir iki tanesi takıldı koptu kurtuldu, kurşunları koptu bir iki zaman ama çekmeye başlamıştık.


Kova doluyordu. Tabi bu utanç resmini anlatmaya hiç lüzum yok. Yandaki amca 4,2 mtlik kamışıyla dünyaları çekerken biz 3.5 mlik kamışlarla babaları çekmeye başladık. İyi kötü tutuyorduk hani. Kutlay hayvanı hariç. Arkadaş, adam o kadar saat hiç mi balık tutamaz. Uğursuz, atıyo boş çekiyo, ben aynı oltayla atıyorum 4 tane, 6 tane. Sonra hırs yaptı bu taa ki, prezervatifi tutana kadar. :)))


Bu kadar boklu denizden balık çıkması beklenemezdi zaten. :) Adam gitti prezervatif tuttu. Ulan dolandı oltaya, tutupta atamıyoz. Uğraş baba uğraş, birde yan taraftaki Mehmet Abinin (Deli bi kişilikti orda tanıştım kendisiyle. :)) "Lan olm bu ne balığı" diye bağırıp, yan taraftan "Pantalon Balığı" cevabının gelmesi yarılmamıza sebep oldu.


Ben artık yorulmuş ve kendime iyi davranmaya söz vermişken, işi gücü bıraktım başladım bizimkilerle dalga geçmeye. O sırada Levent hayvanı oltayı koluma sapladı, koldan çıkarttık, kazağa sapladı, onu çıkarayım derken kazağımı yakmaya çalıştı, biz iyice moda girdik etraf yıkılıyo biz yıkılıyoruz. Ben artık tamam bir iki daha atalım kaçarız fikrini kafama yerleştirmişken o atışlardan biride oltaya takılacakları hayal bile edememiştim. Evet evet...

Prezervatif,..

Hemde 2 tane, hatta biri de tırtıklı.

:)))

Al işte, şimdi ben ne diyeyim, ne söyliyeyim. O onu takıp denize atan kişinin annesine sevgilerimi göndermem mi ben..? Görderdim tabi ki, hem annesine, hem babasına, hem halasına.

And the condom goes tooooo... Atonicaaaa, hey hey heeey nen var kuzum..? :P (ulan şu surata bak, arkadaş kendimden neffret ediyorum ya, tek gezmeyeyim bari de belediye zehirlemesin. :(( )

Yazma Saati
6:45 ÖS

Cumartesi, Ocak 20, 2007



Bunu geçen hafta yaşlı bir amcadan aldım. Cehennem olası Finansbank ATMsine doğru ilerledim, biraz para çekmek amacım. Hava soğuk ve rüzgar bunu daha da hissettiriyor. Baktım amca hiç bağırıp çağırmadan sadece durarak satış yapmayı bekliyor. Üzerimde para yok tabi, birazda çekinerek sordum

- Amca ne kadar bu tüylü lambalar..?
-3 milyon dedi gülümseyerek.

3 milyon..? Adam ne kazanıyoda evine götürüyor ki..? O an emeğine, çalışma azmine, gücüne inanılmaz saygı duydum, dilenmiyordu dürüstçe çalışmaya çalışıyordu.

-Tamam dedim, para çekeyim alayım bir tane. Gülümsedi. O sırada bir çift geldi sordular ne kadar diye. Amca aynı cevabı verdi, kadın alalım kızın odasına koyarız dedi. Ben olanları yanden gizlice dinliyorum bi yandan da para çekiyorum. Onlar aldı gitti, ben kartımı makineden aldım, amcaya döndüm,

- Amce gördün mü, kime niyet kime kısmet, ben istedim onlar aldı dedim.

Amc bir yandan gülümseyerek bir yandanda yüzünde "Rahat ol" ifadesi ile,

- Merak etme merak etme daha var elimde dedi. Zaten olmasaydı onlara vermezdim ki..?

Kaldım, o lambayı aldım ama bi garip oldum, tarifi çok zor bir şey hissettim. Yoluma devam ettim, yarım saat sonra geri döndüğümde amca yerinde yoktu. Anladım ki, o son 2 satış yani 6 milyon, ona yetmişti. Güldüm. Ve o an aklıma ay şu ayakkabıyı aldım, canım şu kıyafeti giydim diye blog yazan karınca beyinliler geldi. Nefret ettim, kızdım, küfrettim ve acıdım. 3 ytl ile adam olunur muydu..? Evet olunurdu...

P.S: Üzerine alınıp götü kaşınanlara peşinen uyarıdır. Servet düşmanı değilim. Herkese tonla versin para. Ama bunu hayat tarzı yapıyorsa biri, karışmam saygı duyarım ama içimden küfretmi, nefret etme hakkımıda saklı tutarım.

Yazma Saati
6:43 ÖS

Çarşamba, Ocak 17, 2007


Yeni olay bu. Pesimistim kabul ediyorum ama biraz dinlendirmem gerek o kişiyiği. Yorum yorum diyodunuz aha yorum ulan inşallah yorum yapmazsınız, bende bu blogu kapatmazsam topum... ;)

Açılışıda müzikli yapayım dedim ahahhaaa.


Yazma Saati
9:41 ÖS

Pazartesi, Ocak 15, 2007


Offf Mart ayı dert ayı anladık ta Ocak ayı ne ayı..? Bıktım sex yapan kedi görmekten, hele Tarçın iyice moda girdi. Hayvan hormon pompalıyo resmen. İnsanların dişilerinin böyle bir olay yaşamamaları erkekler açısından çok çok iyi çünkü can dayanmaz bu tempoya, durmak bilmiyor bu kedi, bunun insanını hele düşünmek bile istemiyorum. Ha kadınlar durmak biliyor mu, daha duranına rastlamadım.

Arkadaş tamam anladık hayvan sahibine çekerde, çekecek başka huyumu bulamadınmı a tüylü..? Yandık, vallaha yandık billaha yandık, nası bu yangını kıçımızı başımızı yakmadan söndürcez bilmiyorum. 6. kattayım ben uçacak aşağı o olacak, kemiklerini sayamayacağız sonra. Hadi hayırlısı.

Yazma Saati
11:55 ÖS

Cuma, Ocak 12, 2007


Konu: Türk kızları.

Bkn: Tek kukunun kendilerinde olduğunu sanma sorunsalı
Bkn: Ukalalık
Bkn: Aşırı kıskançlık ve güven sorunu
Bkn: Armut tipli kadın.

Şaka bir yana bu yazıyı 3 ay önce yazmışım ama yayınlamamışım. Bilmem neden. 2 tane blogum daha vardı 77 saat (bişeyler yazmaya çalışıyodum) ve Duvarımın Kağıdı (wallpaper olayı) ikisinide sildim. İlkinin silinme sebebi hiç yorum ve öneri alamamış olmam. Öteki ise ilgisizlik. 3-4 kişi yorum yapıyodu, http://atonica.deviantart.com/ adresinde tüm resimleri bulabilirsiniz, gavur taktir ediyor canım. Bir tek Karar Defteri kaldı o kadar. Bitti.

Yazma Saati
10:52 ÖÖ

Salı, Ocak 09, 2007



& Hastayım, grip eşısı olmama rağmen sanırım tufaya geldim heryerim eğrıyo, özelliklede belim. koptu kopacak yani, hiç keyfim yok doğal olarak yazmak bile gelmiyor içimden.

& Duvar kağıtlarının olduğu bloguda sileceğim, nasılsa kimse bakmıyor, Deviant ART"da daha çok ilgi gördü, üzgünüm leyla.

& Yatıyorum ben, beni bu ağrılı ve ilgiye sevgiye muhtaç anlarımda yanlız bırakan siz sevgili cücükler, ki onlar biliyor kendilerini. Cehennem olun!

Yazma Saati
11:13 ÖÖ

Perşembe, Ocak 04, 2007



Çocuğumuzun eline dikkat. Artık alan mı öyle, yoksa satan mı, yoksa çeken mi..? Sivaslı bu, bir Sivaslı gerçeği var zaten yurdumda beni koparan, her taşın ltından Sivaslı çıkıyor. Ahanda biri daha. :) Plasiyerin dediğine göre "yiğido"imiş bu, son versiyon. :P

Yazma Saati
8:22 ÖS

Çarşamba, Ocak 03, 2007


Küstah: Saygısız, kaba, terbiyesiz (kimse)

Yani en azından TDK böyle söylüyor. Geçen bir arkadaşım, daha doğrusu arkadaşım olduğunu düşündüğüm birinin bayramınını, yeni yılını kutlayayım dedim anaa . Bi kabalık bi küstahlık şoke oldum resmen. Hiç beklemiyordum, ve benden beklenmeyen birşey yaptım.

Teli kapadım

:)

Uğraşmam kalbini kırıp, canını yakmam gerekirken kapattım kibarca. Bu karşıma çıkan ikinci "Buldumcuk" vakası. İlkini benzetmiştimde bu sefer ilişmedim. Ahahah değişebiliyormuşum oluuum, içim hala "lan şu götü bi indiriverem" diye kaşınıyo ama olsun. Yakışmazdı, inmedim seviyesine, seviyesine soktuumun. :P

Yazma Saati
5:43 ÖS



Ahahah Autoshow benim test ettiğim yavruyu yeni test etmiş. Müdüür o araç 225 km ile giderken rüzgarda savuruyo niye yazmadınız laaayn.

:)

Atonica farkı.

Ahahahahha

&&&
Anticipation has the habit to set you up
For disappointment in evening entertainment but
Tonight there'll be some love
Tonight there'll be a rawkus, regardless of what's gone before
I want to see all of the things that we've already seen
The lairy girls hung out the window of the limousine
And of course its fancy dress
And they're all looking quite full on
In bunny ears and devil horns
Arctic Monkeys gelsin artık Türkiyeye yaaaa. :(((

Yazma Saati
5:40 ÖS

Salı, Ocak 02, 2007


Bunun adı Guzu. Benim yeni yıl hediyem. Hiç hevesli ve heyecanlı bir yeniyıl girişi tercih etmeyen ben sakin bir yılbaşının ardından ertesi gün kankimin yanına gittim. Nişanlışıyla beraber oturduk laklak attik ve kankimle acık sürtmek için dışarı çıktık. Eve gitmemiz gerektiğini bir işinin olduğunu söyledi, bende kabul ettim.

Eve gittik, girdi çıktı bu anaa elinde bi paket, genelde anlarım süprizleri ama gene tufaya geldim sevindirik oldum. Bide meeeliyoki sorma gitsin. Artık düşünmeyenlerin kafalarına granit yağsın inşalllllaah. Hiç isim vermeyecem onlar biliyolar kendilerini. ;)

Yazma Saati
4:12 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements