Pazartesi, Ekim 30, 2006


Underworld Evolution
Tipik action filmi. Kurt adamlar çok başarılı ama genel olarak vasatı geçmiyşor. Yani "Vay goduum yapmış favur yaw" diyeceğin sahne yok. İzlemek için izlanabilir.




Silent Hill

Aha tam kolpa film. Hiç gitme parana zamanına yazık. Kusup kusmuğunu izlesen daha çok zevk alırsın. (Uman nasıl bir benzetme yaptım yani bazen şaşıyorum kendime. :))


Yazma Saati
6:25 ÖS

Pazar, Ekim 29, 2006


Bayramlardan oldum olası nefret ederim. Bir yapmacıklık bir yalakalık. Bugün izinli olduğum üzere evdeydim ama saat 5 gibi çıkıp hava alayım diye kurtlandım. Tabi trafiğin iğrenç olacağını biliyordum. Çıkmışken Tarçına mama ve kum alayım istedim ve Carrefoure doğru yollandım. O trafik, Carrefourdaki insan müsfetteleri midemi bulandırdı.

Ya arkadaş, Silent Hill gibi boşalıyo cehennem, nereden çıkıyo bu kadar hayvan anlamıyorum bayramlarda ya. Pis kokuyolar dehşet giyiniyolar, her bok var insana batıcı. Zaten arabaya binerken 3 tane piçin 3 araba önümdeki aracı patlattığını gördüm sinirlendim, birde bunlar.

Neyse aldım çıktım hava kakarıyo, güneş uzakta gidiş sinyalleri verirken 2 grup leylek gördüm uçan. Üçgen şekillerini kurmuşlar gidiyorler bilmediğim biryerlere. Fonda Mor ve Ötesi çalıyor, gittim bir an uzaklara. O kadar iğrençliğin arasında10 snde olsa mutlu oldum, huzur buldum. Oyba şarkının aksine çok küçük bir düş görmüştüm.

Gördüm gördüm gördüm, küçük düşler gördüm...

Not: Bu yazıyı 24ünde yazmışım ama koymamışım nedendir bilinmez.

Yazma Saati
9:13 ÖS

Perşembe, Ekim 26, 2006


Çok istemiştim olmadı, cidden çok sabır etmiştim ama olmadı. O kadar ümitliydim ki, hayal ettiklerimin düşündüklerimin olmaması çok büyük yıkım yarattı bende. Onca yılın yükü vardı üzerimde. O yıkımı telafi etmem çok zaman aldı, birinin acısını en iyi bir başkası alır dedim, ki dediğimde haklıydım bol bol pansuman yaptırdım açık yaralarıma.

Ama istemedim, tedaviyi reddettim, o hayatı reddettim. Sonra bir gün tesadüfen tanıştım. Dedim tamam budur..! Nah budur. Ben tahammül ettiğim sürece güzeldi, akıllıydı, çekilirdi, alıcı gözle bakmayı öğrenememiştim, ben götümle bakıyordum çünkü. Ve gene aynı sonuç oldu, paket oldum.

Artık eskisi kadar aptal değildim, o kadar derindi ki kesiklerim, acıları hala aklımın yerine gelmesini bağlıyordu. Çabuk uyanmıştım ve çok ucuz kurtulmuştum son maceramdan. Aslında dertsiz başıma iş alıyordum çünkü ne zaman değer vermeyip it gibi, köpek gibi davransam, et parçası olarak kullansam değer görüyordum baş tacı oluyordum. Ama en güzeli ise kafam rahat oluyordu.

Sonra gene hiç hesapta yokken başkası çıktı. Aylarca beni izlemişti ve kafasındaki tipe uyuyordum ben. Gördüğümde hiç fikrim yoktu ama çok değişik geldi. Bakışı duruşu, dudağını büküşü, kokusu, hali, tavrı. Kendi şahsina münhasır, güzel bir insandı. İleriyi hiç düşünmemiştim çok erkendi, ama en azından huzur vereceğini ümit ediyordum çünkü onunda beklentileri vardı ve mücadele ediyordu benim gibi kendi kendisiyle. "En azından mücadele ediyor" dedim, ve güvendim risk alıyordum ama mücadelesini gördükçe ona olan sevgim, güvenim gittikçe artıyordu. Son zamanlarda hiç kimseye demediğim kadar içten söyledim o cümleyi ona. Vazgeçeceğini hiç düşünmemiştim. Ulan Efes Lİght gibi iğrenç bir birayı bile içmeye başlamıştım be. Tebrikler beni ağlatabilen ikinci dişisin...

O yüzden...

Erkeklerde Ağlar..!


Yazma Saati
9:36 ÖS

Salı, Ekim 24, 2006


Yani bir iş aldım başıma

http://yetmisyedisaat.blogspot.com/

Bakalım sonunda ne kalacak elime. Bi yorum yapında bilelim nereye gidiyoruz nasıl gidiyoruz. Ama dürüst olun haa. ;)

Yazma Saati
8:02 ÖS

Pazar, Ekim 22, 2006



Bayramınız kutlu, mutlu ve hayırlara vesile olsun.

Yazma Saati
8:06 ÖS

Cumartesi, Ekim 21, 2006


Son zamanlarda en çok konuşulan mevzuulardan biri Ermeni Yasa Tasarısı. İçeriğini herkes biliyor zaten, Fransada götümün Soykırımını inkar edene hapis cezası. Bu sözde soykırım için TSK sitesinde şunlar yazıyor.

"24 Nisan 1915'de Ermeni Komiteleri kapatılmış ve yöneticilerinden 235 kişi, "devlet aleyhine faaliyette bulunmak" suçundan tutuklanmıştır. Ermenilerin her yıl "sözde soykırım anma günü" olarak andıkları 24 Nisan, bu tarih olup tehcirle alakalı değildir.

Komitelerin kapatılması, elebaşlarının ve bazı teröristlerin tutuklanması, olayları yatıştıracağına daha da şiddetlendirmiştir. Osmanlı Hükümeti son insani çare olarak; savaş bölgelerindeki halk ile Osmanlı Devleti'ne karşı casusluk ve hıyanetleri görülenlerin, savaş alanlarından uzak yerlere "sevk ve iskanı" için 27 Mayıs 1915'de "Tehcir Kanunu"nu çıkarmıştır.

1914 yılı resmi verilerine göre Osmanlı Devleti'nde 1.234.671 Ermeni nüfusu bulunmaktadır. Bu sayı Ermeni Patrikhanesi'ne göre 2.5 milyon, Lozan Konferansı Ermeni Heyeti'ne göre 2.2 milyon, Fransız Sarı Kitabı'na göre 1.5 milyon, Britannica'ya göre 1.5 milyon ve İngiliz yıllığına göre 1 milyon olarak belirtilmektedir." Tamamı.

O kadar kadını çocuğu öldürürken, katliamın tillahını yaparken , ülke savaştayken arkadan vurunca güzel sonradan siktiri yiyincede Soykırım. Götümü yiyin emi. Ha birde bu yasa tasarısını önleyemeyip sonrada sermaye düşmanlığı yapan politikacalar var. Fransayı yada fransız şirketlerini savunmak için değil sözlerim, Danone ürünleri gibi 869 barkot ila başlayan mallar var. Türk Malı yani. Renault Bursada üretim yapıyor. Ve bazıları kendi basiretsizliğini kapamak için boykot yapın diyorlar. Boykot et, ne olacak adam kapadı gitti fabrikayı ee sonra? Ne olacak o çalışanlara..? Ama iş arabın yalellisine gelince arsalar "götdelenler" için peşkeş çekiliyor. Sizde götümü yiyin.

Yazma Saati
8:23 ÖS

Cuma, Ekim 20, 2006




Geçen sefer çıkartmıştım hayatımdan bu sefer sonsuza dek çıkartıyorum fizzy drinks denen illeti hayatımdan. Heryerime zarar, dişlerime, kafein açısından kalbime, kilo açısından beynime, asit oranı açısından mideme daha nerelerime. So long canım bu iş biter...


Bir saptama...

Sabah 6 suları wvdeyim Tarçında karşımda dolanıyo. Türk olduğum için aklım bir an çalıştı aniden ve kadınlarla kediler arasında birçok benzerlik gördüm

Meraklılık
Birisi heryeşi bilmeyi diğeri herşeyi patilemeyi ister.

Sevimlilik
İkiside çok sevimli bakmadan sevmeden duramıyorsun. İkiside çok sevimli bakıyor ve bunu bilinçli yapıyor.

Nankör
Birine yemek vermezsen gözünü oyar diğeri için ise, "Kadınlar maymun gibidir tutunacağı başka bir dal bulmada tuttuğu dalı bırakmaz" lafı yeterlidir

Açgözlülük
Biri alışverişte sınır tanımaz öteki açlıkta.

Şımarıklık
İkiside ilgi manyağıdır ikiside sınırı olmayacak şekilde şımarır.

Acımasızlık
İkiside kafasında bitirmişse hiç acımadan tekmeyi basar diğeri acımasazca basar tırmığı.

Şeytanlık
Hiç açıklama yapmayacağım.

Masraflılık
Birinin kozmatiği ayakkabısı bitmez diğerinin kumu maması.

Ama sonuçta kadınlarıda kedimide seviyorum. Tabi her ikisindende sadece birisini.

Yazma Saati
5:42 ÖS

Pazartesi, Ekim 16, 2006


14 günlük o iğrenç mağarada yaşadım sonra ki sabah okula doğru yola çıktık arkadaşımla. O ikinci öğretimdi ama hiç arkadaşı olmadığı için benim yırtıklığımada güvenerek ortam oluşturmaya okula gelmişti benimle. Neyse biz anfiyi bulduk girdik dersi dinlemeye, aramızda konuşuyoruz hocayı beklerken, Tam ön srada iki çocuk konuşuyo. Birden ikisi birden bize döndü.


-Selam ben Tolga

-Selam bende Tolga.


Şaka gibi, o zaman bunun bir uyarı olduğunu anlamalıydım. Ama anlayamadım. :)


Bu arkadaşlar iki kişi kaldıkların ve iki kişi daha eve alacaklarını söylediler. Tabi biz medeniyet ne göremediğimiz için "denize düşen tolgaya sarılır" misali eve gireriz diye atladık. Tabi o zamalanlar çok hoş değildi 25 kişi sürü halinde geziyorduk tüm "Çöm" komünleri gibi. İğrenç bir gruplaşma vardır o ilk yıl zaten. Ben ne zaman kantinden geçsem "Çöm çöm çöm çöm" nidalarına maruz kallışdım. Zaman geçtikçe anladım ki, bu iki Tolga benden bile rahatsız. İlk bomba ilk haftalarda patladı. Ben ilk hafta bir kız görmüştüm anfide. Dedim ki "Ben bunu ayarlarım". İnanmadılar tabi ama ben 3. günü ayarı çekince hatuna, fenomen oldum evde.


"- Delikanlı abi ,dedi, gitti, aldı hatunu" nidaları arasında devam ediyordum yaşamaya. O sırada babam Eczacıbaşında çalışıyordu ve 18+ adlı bir parfüm çıkaracaklardı piyasaya. Testerlarını bize önceden yollamışlardı. Bende o kokuyu kullanıyodum o ara.Doğal olarakta hutunla tanışırken o koku verdı tenimde. Neyse 2-3 hafta sonra evdeyim Tolga-2 İstanbuldan gelmiş eve, beni hararetle çağırdı yanına. Çok önemli birşey gösterecek zannettim. Aaa birde gittim yanına, bavuldan bene 18+ kutusunu çıkarıyo.


- Bak dedi, bende de var artık bende kız tavlayabileceğim.


Manyakoğlu manyak. Kokuya bağladı eşsiz yeteneğimi ezik. :))) Sonra anladık ki bu arkadaş cin peri mevzuularından ve karanlıktan çok korkuyor. Yok cin beni parmakladı yok pandik attı vs. Ve birgün kendisini yakaladım banyoda. Işığı kapattım, kapıyı kitledim üzerine başladı mı bu eğlamaya içeride. Kapıya hücum ediyo ama ben açmıyorum kapıyı. :) Hem su akıyo hem karantık delirdi. Sanırım hayatı boyunca o kadar yalvarmamıştır bir daha. Sonra öteki Tolga yani 1 numero bir kızdan hoşlandı Handan diye. Seçebileceği ne yanlış dişiydi aptalın. Bir gece kızı eve çağırdı yavvar yakar, sonrada odasından çıkmadı dışarı. Kız delirdi tabi. Ben hala yaşamaya çalışıyordum o evde.


Ama asıl mutant üst katımda yaşıyordu. 50-60 yaş arası bildiğin manyak bir teyze. Göçmen bi deli. Ve onun eşi pigme amca. Adamı göz hizasından göremiyosun. :) Kadın bana taktı. Sesim çok çıkıyormuş. Gidip gelip bana bulaşıyo. Bir gün sabah kapı çalınıyo ama kapı çıkıyo yerinden. Gidip geliyo böyle. Açtım kapıyı mutant karşımda. Bismillah. Gözümü açamıyorum ki..?


- Buyur

- Çekil kenara be diyerek beni itti yana.
Elinde bir kutu Luna. Aldı bir parmak içinden, başladı kapının menteşesine sürmeye. Napıyosun sen ya dedim.

-Menteşe çok gürültü yapıyo yağlıyorum dedi


Manyağa bak bitlenicez ya. Sonra kapattı kapıyı gitti. Ben dondum, arkasından bakıyorum. 1-2 hafta sonra Galatasaray Sparta Prag maçı. Evde tv yok radyodan dinliyoruz 4 gsli. Tugay attı golü, 2-0 ve goool diye bağırdık. Cidden çok bağırmadık, normaldi. Çak falan diyoruz birbirimize alkollüyüz ama kontrol manyak yüzünden hat safhada. Sonra kapı önceki olay gibi gidip gelmeye başladı. Menteşelerden çıkacak yani kırıyo kapıyı birileri. Benim liseden arkadaş sivilce problmi yaşıyordu tüm yüzü o gece pudra yani bembayez. Gitti kapıyı bir açtı, pigme amca gördü bunu, görmasiyle zıplaması bir oldu. Bunlar başladılar mı bağırmaya apartmanda. Teyze sus diyorum uyuyan var kaldıracaksınız diyorum "Amaaan kalksınlar ayol" diyo manyak. Bu arada amca salona girmiş ayakkabılarl,a bağırıyoda bağırıyo. O gece Tolga-2 ilk kez içmiş cengaver modunda. Amca hararetli hararetli götünü yırtarken bizimki " şşş amca şşşş amca" diye dürtüyo adamı. Artık canımı yandı ne ,adam baktı 4 kişinin arasında noluyo lan diye bi geri çekildi sonra kaçtı yukarı. Ama teyze tam gaz takmış bana. Senin sesin çok çıkıyo diyor, ulan yeni geldim İstanbuldan burda bile değildim diorum "olsun" diyo. :)))


Evsahibimiz rahmetli Osman Amcaydı. Bekçi ama ne bekçi adam iş bitiriyo. . Birgün baktık evde fındık faresi var. Osman amcanın bizi kontrole geldiği gün mutfakta gördük fareyi. Saldırdık ama yakalayamadık. Fare çok çevik, bir hamleyle kombinin içine gitti. Osman Abi

-Durun layynn diyerek koştu Ağustos ayında bastı açma düğmesine kombinin. Yaktı kombiyi. Fare o sırada tahminen bacadan kırdı kirişi ama Osman Amcu durur mu..? Eğilip kombinin altına doğru bakarak


- Lany Tolgay farenin anasını **tik layn Ahahah

diyerek zafer naraları atmaya başlamıştı bile. Sonra bozuldu kombi biz fareden diye beklerken, gelen eleman "siz bunu açtınız mı" dedi önce yok diye bir cevap gelince açtı içini ve kombinin brülör denen kısmına sarılmış bir atlet, ki yarısı yanmıştı bulduğumuzda çıktı ortaya. Önceki kiracı evi yakmak için sabote etmiş evi.


Çok eğlenceli günler geçirdim korkuttum hepsini, uyuz ettim, gıcık ettim, kız ayarlayamamalarını kaflarına kaktım ve 4 ay süren eziyet başka bir eve taşınmamla bitti. Bu sefer 2 kişiydik ve iyi anlaşıyorduk. En azından ben öyle düşünüyordum. ;)


Yazma Saati
9:38 ÖS

Cuma, Ekim 13, 2006



Herşeyi kendim yapmaya çok alışmış biriyim. Yani rahatlıkla gündelik hayatımı idame ettirebilirim. Pekçok kadın çamaşır makinesi açmayı bilmezken ben çok rahat çamaşır bulaşık temizlik işlerini bitirebiliyorum. Haa hastası olduğum biri var ki ben onu makine açmasını bilmesede seviyom ayrı :) Bütün bu huyları Bursada tek başıma yaşadığım günlerde öğrendim. En kötü günlerimi ise ilk 2 haftamda pansiyonda kalırken yaşadım. Pansiyon ama apart felan değil bildiğin bekar pansiyonu. Bir tanıdık vasıtasıyla mecburen yerleştik biz odaya 2 arkadaş. Benim body liseden sınıf arkadaşım.

Oda iğrençti. Perde var tül yok. Nem kokyor nevresim kahverengi artık benden önce ne yattıysa..? Ki adama hak verdim duşu görünce. Karşımda cami var 5 vakit kulak dibimde ezan okuyor. Soyunup giyinemiyosun rahatca, dal budak gezemiyosun çünkü cemaat namaza duruyor karşımda. Ha birde caminin altında yumurtacı vardı. Her daim taze yumurta alabiliyorduk. Zaten temel basin maddesi yumurta ve makarna öğrencilikte. Bir teflon almıştım ama 2. gün dibi parladı. O kadar kötü şartlar. Birde odamı 2 tane kadından dönme mutantın temizlediğini öğrenince iyice kıllandım ben. Duş berbattı, 20 wattlık ampul, nem kokan etrafı açık ve kapısı kapanmayan bir duş. Yani götümü rahatlıkla koridordan geçen görabiliyordu. Yada sen başka bir duş yapanın götünü. :)

İşte bu ortamda kalırken, kalmaya çalışırken bir gece saat 1:30da kapı sertçe çaldı. Açtım küfrederek ve tedirginlikle kapıyı. Karşımda hamşonun teki
- Selamın aleyküm
- (mına goduum) aleykümselam
- Kardeş aşşaıdaki çaydanlığı siz mi aldınız..?
-..? Ne çaydanlığı..? Biz almadık bizde kettle var

Ulan niye açıklama yapıyosun adama, almadık de siktir et herifi, anlatıyorum ben ısrarla.

- Ketıl neyün ki..? (Evet evet nedir ki değil, neyün ki)
- Şimdi bak plastik bi gövde var, dibinde bir rezistans. Rezistanstan elektrik geçiyor ve o rezistansı ısıtıyor, o suyu isitıyor ve ısınan su başka bir rezistansı harekete geçirip devreyi tamamlıyor ve otomatik olarak elektrik kesiliyor ve su kaynamış oluyor.

Ulan niye anlatıyosun öküze..? Açıklama niye yapıyosun, ne anlar kettledan..? Verdi verebileceği cevabı

-Alabilirmiyiz çay yapacağız

:) götünü yaksın o çay...

-Alamazsın çünkü bozuldu dedim yolladım. Ulan kafa değil saksı benimki.

Bir gün sabah okula gidicem baktım adamın biri sucuklu yumurta yapıyo. Ee şimdi yanlızız bilmediğimiz şehirde bi tanıdık arıyosun, yardimi olur diye. Baktım amcanın bıyıklar teşkilatın has bıyığı. Söle düzgün kesilmiş. Dedim liseden çok aşikarım milliyetçilere iskeleden yanaşayım reise.

- Selamın aleyküm reis kolay gelsin dedim

adam döndü

- Va allaayyassaleaaaeeeyynn bööööhhhgggghh

Ulan tam günaydoğu şivesi
Nasıl yani Türkçü partide Kürt..? Anaaa çalişki ben tabi şoktayım ama topla toplaya bilirsen
kıvırıyorum adam tutturdu gel sucuklu yumurta yiyeceğiz diye. Yani o cüsseyle masaya otursam sucuk yiyeveğim kesinde yumurtadan şüpheliyim yani. 15 dk laf anlattım nihayet ikna oldu okula gidebildim. 15 gün dayandım ve başka bir bok eve doğru yola çktım. Çok değişik bir tecrübeydi ama tekrar yaşamak ister miyim hiç sanmıyorum.

Yazma Saati
8:18 ÖS

Perşembe, Ekim 12, 2006


İğrenç bir hafta olacağı Pezartesi yataktan kalktığımda belliydi. Kalkar kalkmaz dedim ki "Çok boktan olacak bu hafta" sonrada pişman oldum o aptal düşünce var ya " Nasıl düşünürseaaan öylee oluuuur" O geldi aklıma, boşver dedim iyi geçer.

...

Bok geçer.

Pazartesi kankimle beraber dedik bi sauna havuz yapalım, rahatlayalım. Gebzede inanılmaz güzel bi tesis var, iş çıkışı oraya gittik. Tam 2 saatte. Tam 2 saat. Sonra dedik, gidelim kartal civarında bir dönerci var meşhur, bi kere sıçtık geri dönüş olmaz beri zıkkımlanalım. Oraya gittik orasıda ramazanda kapalı.

Töbe töbeee ağzımı açıcam diyorum, açmiyim diyorum. Eve geldim saat 11 ,babamda 5 karış surat. Bıy bıy bıy konuştu durdu oda. İyice çileden çıktım. Sali işe gittim, kamyona ıvır zıvır yüklemişler, papaz olmdum marketin biriyle, dedim düzelir yarına.
Dün dedim elimi eteğimi çekicem karışmayacam hiçbirşeye. Bugün gayet neşeliyim Champiyona gittim elemanıma bi belge vereceğim güvenlik geldi "Çak arabanı vs" Olm akıllı ol aklını alırım dedim, napıcaksın dedi bende kafa attım kendisine. Kafa önemli değilde 3. güvenliğin attığı yumruğu yemeyecektim ama göremedim kahpece attı. :)


Bit ulan artık hafta mısın ne boksun...

Yazma Saati
5:35 ÖS

Pazar, Ekim 08, 2006


Sıkıntı neler yaptırıyor..?

Abi olmaz böyle birşey işte sıkıntı necip Türk Milletine neler yaptırıyor. :)

Yazma Saati
3:39 ÖS



Kızılcahamam-Çorumspor

Abi koptum buna bi bakın ya...

Yazma Saati
3:29 ÖS

Cumartesi, Ekim 07, 2006



Anlamıyorum bu insanları. Kesinlikle anlamıyorum. Tek misin..? Hiç eşin yok mu..? Erişilemez misin sen..? Tek iyi olan ve tek olan. Mükemmel olan ve yek olan..? Egoistliğe ne gerek var..? Açık gelsen ve güven duysan ve duydursan..? Daha şık olmaz mı..?

Olmaz, olamaz. İlla yaşamaları gerek bazı şeyleri. Çünkü perde ancak o zaman kalkacak. Didişeceksin, tartışacaksın, uklalıklarına dik gideceksin, üzerine gideceksin. Ve ancak o zaman öğrenecekler gerçeği. Acı gerçeği...

Osuranın burnuna sıçmalı ki koku ala.

Yazma Saati
7:25 ÖS

Cuma, Ekim 06, 2006



Yanıma aldım kendimi ve yürüdüm ince çizgisinde yolumun ortalikta görünen herkesin adı yabancı, herkes kendi maskesiyle dolasır oldu yanıbaşımda, tanımaz oldum yüzleri ve keşkelerle avunur oldum. Düşlerimde gördügüm yüzün birinde düşünür oldum, onca maske gözümün içine bakıyor sorgularcasına, ve burasi hep yabancı, hep yalancı doldu, çıkmak istiyorum artık dısarı, bırakın gideyim kendimi alıp.

Çok severim bu şarkıyı. Keşke hiç maske takmasanız da o maskeler düşmek zorunda kalmasalar. Maske düşürmek..? Hobim...

Yaratan beni dünya arenasına soktugunda tektim, her nefesi soludugumda Yektim, bu ücralarda ben beni mi kaybettim, ve düsman kelimesinin anlamınıi arkadas sıfatını taşıyanlardan ögrendim.

Yazma Saati
6:47 ÖS

Perşembe, Ekim 05, 2006



Ya o kadar saat çalıştığım yetmiyo gibi birde iftar işkencesi çektim bugün. Hayır arkadaşım ben oruç tutan bir bünyeye sahip değilim ki..? Artı bana farz değil, beni niye esir ediyosun..? Ben seni Paskalyada, Şükran Gününda rahatsız ediyor muyum..? İşte bide öküz gibi yedim ortama uyacaz diye şişti göbüşüm iyice. Ulan bide hazımsızlık verdiniz akşam akşam. Benim yöneticim iyide diğerlerini sevmiyorum be.

Ehee minik kaplanım geldi dur acık didişeyim onunla. :)

Yazma Saati
8:37 ÖS

Pazartesi, Ekim 02, 2006



Sıkıntı: Sıkıldığın şeyi bilememe durumu. Daha önce hiç bu kadar anlamsız olmadığın an . Amaçsız, durgun, kesseler acımayacak şekilde, beynin uyuşmuş şekilde öyle durgun vaziyette saatlerce uzaklara bakıp dalma isteği.

İçim sıkılıyor ama öyle söyle değil, senki biri ölmüş çok sevdiğim bir yerlerde yada böyle çok acı çekiyormuşum gibi. Duvarlar üzarimi üzerime geliyor uzaklara gitmek istiyorum umurumda olmadan hiçbirşiy. Bilmiyorum sebebini, öyle kötü bir olayda olmadı bugün bunu sağlayacak ama içim inanılmaz sıkılıyo. Acıyo bide... Puffff... Geç geç...

Yazma Saati
7:40 ÖS

Pazar, Ekim 01, 2006


http://atonica.blogspot.com/ bugün itibariyle yeni skini ile karşınızda. Daha değişik bir tarz var bu sefer, 4 kare ile heryere girip çıkıyorsunuz. Yorum yazma olayı şimdilik yok ama en alttaki kareden cboxa not düşersiniz. Hertürlü öneriye açığım tabi ki bu hali bir nevi beta. Babahtan beri comment için code yazıyorum bi türlü olllmuuyor. :) Umarım beğenirsiniz.

Yazma Saati
5:02 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements