Cuma, Nisan 28, 2006


Durum -1

Benim odam arka tarafa bahçeye bakıyor. Benim camın 1 mt kadar aşağı hizasnda bir daire var. Bir aile yaşıyor. 2 çocuk anne ve baba. Benim problemim anne ile. Çalışmadığım süre içinde ara ara cama çıktığımda tesadüfen karşılaşıyorduk. Geçen karşı komşu iş durumumu sorunca doğal olarak bir "camdan cama" durumu gerçekleşti. Ben detayları anlatırken komşuma, kadın geçti cama oturdu sandalyeye, yaktı sigarayı, beni dinliyo. Ya bendede bir huy var bir kişi beni süzmeye başlayınca ayar oluyorum. Kadın gözüyle yedi resmen. Şimdi "ne var lan" diye kaş göz yapsam yanlış anlayacak, kibarca "buyrun" diye kaş göz yapsam coşacak. Ne halt edeceğimi bilmiyorum. Benim tül çok ince ve mor olduğu için içerisi dikkatli bir bakışta görüyor. (Sakın "ulan erkek adamın tülü böyle mi olur" diye sormayın, anlayamadığım bi orospuluk bende) Kadın resmen izliyor beni odada hareket ederken...Bazen geçiyor, yakıyor sigarayı beni izliyor görüyorum izlediğini. Telde konuşurken bile benim odaya bakıyor. Kapıyorum perdeyi ama o zamanda mağara gibi oluyor oda. Kocasıda katil gibi bi adam, başımı belaya sokacak. Niye böyle bir olaya girişiyor kaşıntısı nedir? Anlamıyorum. Anlıyorumda anlamak istemiyorum mu acaba?

Durum -2

Neden kadınlar yıllar önce ayrıldıkları bir adamı en son görüşemden 1,5 yıl sonra " naber bizim oğlan ne yapıyor" diye arar..? Ne amaçlar, ne çıkarmam gerek bu örnekten..?

Anlamıyorum kardeşim ırkınızı, her boka çalışıyo kafam ama buna çalışmıyor. Yada bir zamanlar " bana neden kaşar denk gelmiyor?" dualarım en olmadık yerde kabul mü oldu..?

Acilen açıklama bekliyorum dişiler...

Yazma Saati
10:57 ÖS

Perşembe, Nisan 27, 2006


Bugün ben ben isem onun emeği çokbüyüktür. Özgüveni, ayakta durmayı, sorumluluk almayı, şahsiyetli olmayı, mücadele etmeyi, en önemlisi insanlığı bana öğreten kişinin doğumgünüydü dün. 68 yaşına girdi ama kalbi hep 18 Neşesi hep 19, güzelliği hep 20. İyi ki varsın ve beni doğundun seni çok sefiyom caanım annem.

(Nassı pastayı gizlice eve sokup süpriss yaptım sana heheheh:))

Yazma Saati
6:50 ÖS



gül, güneşler doğsun haydi
bir şans tanı bugün kendine
yol ver ürkek sevinçlerine
bu gün iyi bir gün olmalı
sev kendini, kendini koru
dargın durma dünyayla
barış koş yarına zamanla yarış
bugün iyi bir gün olmalı
yeniden başla ümitle aşkla
rüzgarlarla seviş mutlu rüzgar
yeniden başla ümitle aşkla
şiirle, şarkıyla sevgiyle berebar yaşa

Ben bu adamı çok severdim. Dün gece download edip cd yaptım gene. Müyap akıllı olana kadar da yapacağım. Sıçmışım telifine. :) Neyse mevzuu o değil. Ben albümü yaptım dinliyorum ama çok gittim gerilere ya. Ortaokuldaydım o zamanlar. Servisle giderdim okula. Taburede giderdim ama çünkü devreclik yapıyolardı serviste. Hazırlık okuyan taburede gider. Hasan Amca kullanırdı servisi ama ne kullanış. Allaha emanet giderdik. Araba BMC marka dökülen bir tabut. Mesela ben kapı yanında taburemde mutlu mesut okula giderken otogar üzerinden geçen viyadükte kapı açılmıştı. Ben salak salak bakıyorum, millet beni tutuyo otagara uçmayayım diye. Oğlu vardı Ergun Abi, iri yarı hep emanet bi kaptırmayla kullanırdı aracı. Mevzu olursa direk ekmek bıçağıyla inerdi aşağı. Araçta Pavyon Işıkları vardı mor mor. Açardı lambaları, müziğide verirdi tıngır tıngır giderdik. O kadar ya allah giderdik ki, bir gün ben önde oturuyorum, Hasan Amca " Gel şimdi, benzin alıcaz araba durken şu pedala bas" dedi. El freni diye bir kavram yok araçta! Frene basıyom ben ama nasıl, korkudan kıracam pedalı. Bi bıraksam gidecez cümleten. "Laaayn bıkrakim mi" dediğimde suratlar korkuylaa "Amaaan amaaaaan yapmaaaa laaaaaan" naraları arasında saçma bir ifadeye bürünürdü.

İğrenç geçen ortaokul çağlarımdan bana kalan 3 şeyden biri bu anılarım. Diğeri Levent Yüksel - Medcezir öteki MFÖ-Geldiler. Gerisini siktir et...

Yazma Saati
6:34 ÖS

Salı, Nisan 25, 2006


Hayat ne salak değil mi..? 3 yıl öncesine bakıyorsun ve oradaki kişi sen değilsin. Alakası bile yok. O kadar değişiyorsun ki, kendi kendini tanıyamaz mı insan..? Evet tanıyamaz, o kadın sen değilsin ki..? O adam ben değilim ki..? Gerçekleştirmek için o kadar uğraştığımız düşüncelerimiz, davranışlarımız hepsi yok olmuş. Zaman durmuyor, hücrelerin doğuyor ölüyor. Ve değişiyoruz. O düşüncelerin hep değişiyor. Ortaokulda yazlıktan nefret ederdim çünkü çok sessizdi. Mızmız giderdim her sefer, canım sıkılırdı çünkü çok arkadaşım olmasına rağmen tatmin edemezdim kendimi. Sıkılırdım, bozulurdum. Ama şimdi 4 gün izin alsamda kaçsam diye kasıyorum kendimi. Çünkü o zaman alamadıklarımı şu an alabiliyorum. İhtiyaçlarımızda değişiyor zamanla. Düşüncelerin gibi, güvendiğin insanların seni arkandan vuracak kadar kahpeleşebildikleri gibi...

Herşey değişirken değişmeyen tek şey hayallerim. Ve bu değişim sürecinde kendimle hesaplaşıyorum. Hayallerimi gerçekleştirmek için ne yaptım..? Ne adım attım? Cevap basit, benim izlediğim yol tam günü kurtarma politikası. Sieze the day, yada Carpe Diem. Ama pişman mıyım diye sorduğumda kendime aldığım tek cevap var. Değilim. Gene aynı olayları yaşasam gene aynı tercihleri yapardım. Eğer yapmasaydım, o acıları çekmeyip ders almasaydım bugünkü adam olmazdım. Sende bugünkü sen olamazdın o acıları çekmeden. Üzüleceğine gurur duy kendinle, hala ayaktasın çünkü. Pişmanlık adlı duyguyu hiç bilmemek hissetmemek çok güzel birşey be...

Şarkıda der ya,
And how do you know which way the wind blows? Bırak essin, biz yelkenimizi açalımda nereden eserse essin, zaten gideceğimiz yeri biliyoruz. Sadece biraz geç gideriz o kadar...

Peki hayallerimi gerçekleştirmek için ne yapacağım..? Evet işte bunun cevabını biliyorum. Nihayet biliyorum. Bu zamana kadar yapmadığım işleri bundan sonra yapacağım. Çünkü hiçbir şey için geç değil... Ve en azından hayallerimi , hayallerini gerçekleştirmek için denemeye değer...

Artık gideceğimiz limanı biliyorum. Ve ben daha yeni başladım... Üzerine mi alındın..??? ALIN...

Yazma Saati
10:05 ÖS

Pazartesi, Nisan 24, 2006


http://www.footballderbies.com/ sitesine göre şu anda dünyanın en büyük derbisi Fenerbahce - Galatasaray. 23 Şubat 1934"den bugüne son derece şiddetlenerek ortaya çıkan bir rekabet var. Hoş ben bu rekabeti Fenerbahçenin hiçbir sportif başarısı olmadığı için kabul etmiyorum ya neyse.

Bu 70 yıllık rekabette olan bir olayın yıldönümü bugün. 1995/96 sezonunda Fenerbahçe Trabzonspor ile şampiyonluk yarışındadır. Galatasaray o yıl erken havlu atmış ve tek hedef olarak Türkiye kupasını göstermiştir. Finalin adı bellidir ve herkes formda olan Fenerbahçenin Galatasarayı rahat geçeceğini düşünmektedir. O zamanki Fenerbahçe başkanı, Souness hakkında atıp tutar. Ortak iyice elektriklenmiştir.

İlk maçı Galatasaray Ali Sami Yende, Dean Saundersın penaltı golüyle 1-0 alır. İkinci maç 24 Nisanda Kadıköydedir. Normal süre 33. dkda Aykut Kocamanın attığı gol ile 1-0 biter. Maç uzatmalara gider, uzatmalarda dakika 116yı gösterirken Dean Saunders uzaktan attığı sutu ağlara gömer, maç 1-1 biter.

Souness zaferin sarhoşluğuyla dev bir Galatasaray bayrağını alır santraya diker. Ve o bayrak hala çıkmaz. Kendisi bu hareketinden ötürü Ulubatlı Souness olarak taraftarların kalbinde taht kurmuştur.

Son olarak Bazen ... Nefes almak degildir , yaşamak... O'nunla gülüp, O'nunla ağlamaktır... Sarı - Kırmızı olmaktır , her an O'nu solurcasına... Bazen ... Özgürlük , çimlerde koşmak değildir... Sevdası uğruna prangaya vurulmaktır... Hep O'na tutuklu kalmışcasına... Bazen ... Başarı... Para , Kupa kazanmak değildir... Insanların yüreğine dağlanmaktır ... Damarında , kanında yaşarcasına... Bazen ... Imparatorluk , ülkeleri ele geçirmek değildir... Bir Meşin yuvarlakla , Yürekleri fethetmektir... Sınır tanımadan hüküm kurmaktır , Milyonlarcasına... Bazen... ASLAN , bir hayvan değildir... Bir Simge , bir Semboldür ...Tarfsız güçtür ... Ruhundaki asalete yazılmışcasına... Bazen ... Cehennem...Öbür dünya değildir... Taraftarla cosmuş , SAMIYEN'dir ... Alev alev yanarcasına... Bazen ... Imkansız ...Olmaz degildir... 7 kisi 7 Sıfır yenmek , Ağları delmek , sampiyonluktur Milenyumda ... Hayalleri gerçek yapmaktır...Sahaya her çıktığında... Bazen ... KRAL olmak , Taç giymek degildir... Soyunu sevgiden , Ünvanı halktan almaktir... Her doğan bebenin METİN olmasıdır... Kuşaktan kuşağa akarcasına... Bazen ... VEFA...Semt adı değildir.. 14 yıl kan kusup , ölümüne arkasında durmaktır... Her şartta , yıkılmaz bir duvarcasına... Bazen ... Tarih, tozlu bir sayfa degildir... Gerçektir , yasamdır....1905'te dogup Ciltlere sığmamaktır... Destanların değişmez yazarı olurcasına... Bazen ... GÜÇ , bir sıfat değildir... Evsiz barksız , beş parasız , en zorda , tüm dünyayı ayağa kaldırmaktır... Üstünde sade bir parçalı formayla ; kolaycasına... Bazen ... Cesaret , Korkuyu yenmek degildir... Onbinlerce rakibin arasindan geçip, kalesine Bayragi dikmektir... Tek başına...Kimse yokmuscasına... Bazen ... Sevgi...Anne , Baba , Es , dost değildir... Onlardan ötedir...Tutkudur Renklere , Armaya ... Ayrılmaz parçanmıscasına... Bazen ... Hayat hersey değildir... Ama hersey bana GALATASARAY'dır... Doğumda ...Ölümde ...Yaşamda ... Taparcasına

Değil 4, 14 tane bile yesek, Herkes gider, biz Kalırız, Çünkü biz, Galatasaraylıyız...

Yazma Saati
12:00 ÖÖ

Cumartesi, Nisan 22, 2006


3 çeşit parketme oyunu var. Bayanlar için birebir, denesinler belki parketmelerine yardımcı olur. Hoş bana kalsa hiçbirine ehliyet vermem yaaa neyse...

http://go-red.co.uk/game/cargame_v8_red.swf

Yazma Saati
12:23 ÖÖ





Evet 4 aylık bekleme süresi sonunda artık çalışanlar grubuna dönüş yapmış bulunmaktayım. Şimdi Süt Grubu Satış Direktörlüğü’nde Satış Temsilcisi (Preseller) olarak pazartesi işe başlıyorum. Çok hızlı ve acele gelişti ama sanırım böyle olması gerekiyomuş. Bölgem belli olunca buradan söyleyecem hepiniz bol bol yoğurt yiyip süt içeceksiniz. :)))

Yazma Saati
12:18 ÖÖ

Salı, Nisan 18, 2006


Bu Tarçın. Dün akşam saatlerinde aramıza katıldı. Saat 5 gibi kurtlandım canım hazır çorba istedi fincanda. evde kalmamış dedim gidip alayım. Annemde saolsun bir iki istekte bulundu, listeyi alıp markete doğru yola çıktım. Yolda giderken 3 blok yanımızda 2 tane yavruya rastladım. Hoş camdan görüyodum ya, aynı kediler işte. Şirin şirin bakıp geçtim. Alacağımı aldım geri dönüyom anaaa 3. bir kedi daha. Ama bu tombuuul, tüylüüü, şeker bişi. Eve çıktım anneme gstedim dedim çok güzel bak getireyim bi. Ok deyince indim, çöktüm benimkine aldım eve getirdim. Annesine araba çarpmış. Yetim garibim. Dedim tatlım, artık senin bir sahibin ve evin var. Bok içindeydi kuyruk sidikten sopa gibi olmuş. Zaten tam öğrenememiş yapmayı temizlenmeyi. İlk önce ıslak mendille sildik sonra baktık olmayacak soktuk yavaboya yıkadık ılık ılık. Kızdı doğal olarak.


Sonra saç kurutma ile kuruladık. Mamasını yedi mışıl mışıl uyudu. Ben ona kum aldım, mama aldım ama annem mamayı vermeyeceğiz dedi. Hazır mama istemiyormuş vermek. Sonra Bugün gittim kaka kovası, tarak, mama kabı, fare aldım. Delirdi. Sıçmayıda öğrettim artık eşeliyip yapıyor kendi kendine. Şimdi kuduruyo alaaah bi oraya bi buraya. Ortalığı dağıtmadığı sürece problem yok annem atmaz evden. :) Zaten bi şşşt dedimi hazır ola geçiyo Tarçın. :) Bir kedim bile var artık...

O eşofman altı Benetton haberin olsun! :)

Çok sevgi manyağı bu ya, ne zaman beni görse böyle yapıyo. :)


Buda kızımın evi. Alışana kadar kapalı baykonda kalacak. Çişini kakasını yapmayı iyice öğrenirse soğuk gecelerde içeri gelebilir. ;) Yardımları ve isim anneliği için Burcuma çok teşekkür ederim. ;) Hakkın ödenmez...

Yazma Saati
9:50 ÖS

Pazartesi, Nisan 17, 2006


DBE yani davranış bilimleri enstitüsü. Ne yapar bu adamlar peki?

"Bireylerin, çiftlerin, ailelerin ve kurumların verimli, başarılı ve daha mutlu bir yaşam için hedeflediği değişim süreçlerine bilimsel temelli, hızlı ve uygulanabilir çözümler üreterek destek sağlamaktır." Ba ba ba.

Bu şekilde açıklıyorlar kendilerini. Birçok firma şu anda bu arkadaşların testlerini kullanıyorlar. Açık pozisyon için, Karakterin nasıl? Piskopatmısın? Uyumlu musun? Kafan Çalışıyo mu..? Oldum olası nefret ettim bu tarz testlerden aptal testi diyorum. Çünkü bir çok aptal adamın bu testler sayesinde iyi yerlere yerleştiğini gördüm. Testin içeriği klasik IQ testlerinden. Şekiller kelimeler türlü maymun soru.

Biri İnternet üzerinden olmak üzere 5 kez bu sınava girdim. İlk girdiğim sınavda soruları çaldım bir gece önceden. (Hiç kasmayın nasıl çaldığımı söyleme söylemem) Tüm soruları çözdüm ve cevapları ezberledim. Şİmdi birkaç akıllı "Hahah yanlış çözmüşsün" derse 4 kişi birlikte çözdük zeka küpü. Yanılma ihtimali çok az. Sonra ertesi gün girdim 40 dkda 60/55 yaptım. 5 taneyi kasıtlı yazmadım. Sonuç..? 0

Aramadılar bile. Sonra bu testi İnternetten yaptım. 45 dkde 35 küsür. Gene aramadılar. Sonra başka bir firma bu 60 soruya 20dk da sordu. Alıştım artık sorularda aynı zaten, karıştırıp karıştırıp soruyolar, 20 dk 35 tane yaptım. Gene tık yok. Sonra geçen hafta bir firma için gittim gene bu sınav. Aştım kendimi, tecrübe had safhada, 60 soru 20 dk 48 tane yaptım. Ve pazar günüüü. Büyük bir bankanın teftiş kurulu sınavı ve genel yetenek testi bilin bakalım kimin..? DBE... Adam parsellemiş pazarı, çakmış testini herkese. Sonra gelsin paralar gelsin paralar. Rekor kırdım. 60/51, 20 dk.

Sonuçta durum böyleyken anlayamadığım noktalar var.

Şimdi ben full yapıyorum işe almıyorsunuz.
Yapamıyorum işe almıyorsunuz
Normal adam gibi yapıyorum işe almıyosunuz.
Götümden atıyorum gene işe almıyosunuz.


Peki hangi durumda alıyorsunuz. Madem almayacaksın yapma sınavı..? Niye kasıyosun ki insanları. Tamam ben gerizekalıyım diyosun sen, tamam kabul ama askerdeyken bilgisayarla yaptığımız testlerde normal IQ 100 iken, benim 125 çıkıyor. Yani gerizekalı değilim bilimsel açıdan. Ha ben burada TSkya bunlardan daha çok güveniyorum. Ama ortada bir gerizekalı var ama ben onu bulamıyorum. Hangimiz gerizekalı..?

Yazma Saati
5:55 ÖS

Cumartesi, Nisan 15, 2006


Evet Duvarımın Kağıdı açıldı. Hala duvarınızın bir kağıdı yok mu..? O zaman hemen giriyosunuz ve indirip döşüyorsunuz.

http://duvarkaadi.blogspot.com/

Yazma Saati
11:00 ÖS




İlk albümümüz Ogün Sanlısoy - ÜÇ . Bu amca Pentagram Trailblazerda bayağı başarılı işler çıkartmıştı. Sonra Anatoliade yer aldı. Sonra dağılınca grup, solo kariyerine devam etti. İlk albüm pek iyi değil ama Ogün çok başarılı. Bunu ilk dinlediğimde acaba eskisi gibi olmuş mu tereddütleri içerisindeydim. Ama rahatlıkla söyleyebilirim, OLMUŞ. Çok tatlı biri, kompleksi hiç yok artı güzel müzik yapan bir laz uşağı. Daha ne olsun, alıverin gari.

Artık asla bandrollü albüm çıkarmayacağını söyledikten sonra ilk çıkarttığı single. Bundan sonra sadece internet üzerinden single olarak şarkılarını satacağın söylemişti umarım vazgeçer. Şarkı çok güzel, 1 mp3 1 ytl. Bu single sadece bu şekilde satılacak yanlız. Asla cdye basılmayacak. Çok güzel şarkı Hayat Nedir, tavsiye ederim.


Bu süpper bir album 2 cd inanılmaz güzel inanılmaz hoş. 4 albüm totalde 8 cd. Bu ilk albüm. Mutlaka bulunmalı arşivde özellikle gelen yaz ayları için şart. Anlatmaya gerek yok kapak konuşuyor zaten. ;)


Son albüm Baba Zuladan, Üç Oyundan Onyedi Müzik. Fıkır fıkır, kıpır kıpır aman allah bi çalışma. Dinlerken başı kıçı oynuyor adamın. Hele Çöl Aslanları diye bir şarkı var, ölüyü bile oynatır. Çok neşeli, bunu da bayanlar alsın. Onlar oynasın biz izleyelim. :P


Yazma Saati
10:58 ÖS

Cuma, Nisan 14, 2006



Bilemediniz, açıklamayı geciktirip bokunu çıkarmanınanlamı yok. :)
Gözlerin sahibi Burcyni idi. Bilemediniz. Ama ben gene kıyamadım size ve kendi yaptığım bir resmi hedaye ediyorum. Artık nereye döşeyeceğiniz size kalmış, çözünürluğu 1280/ 791 Tepe tepe kullanın.

Yakında sırf wallpaperdan oluşan bir blog açacağım o zaman bundan çok olacak orda. ;)


Bu resim ise 2 gün önce, saat 8:00 pm civarı Ortaköyde çekildi. Müthişti...


Yazma Saati
1:18 ÖS

Perşembe, Nisan 13, 2006



Bu gözler kimin. Bu felfecir bakan gözlerin sahibi kim..?

Benim değil orası kesin ama acaba kimin..? Herkesin tek cevap hakkı var ve ilk bilene buradan ona özel Wallpaper yollayacağım... Ödül çok güzel temin ederim, ben yaparımda güzel olmaz mı..? ;)

Yazma Saati
11:57 ÖÖ

Pazar, Nisan 09, 2006


Bu haftasonu doludolu, eğlenceli ve hızlı! geçti. Cuma iş görüşmemden çıkışımı mütekip derhal eve gidip üzerimi değiştim ve kankalarımdan biriyle Bahçeköydeki evine gittik. Oda üzerini değiştirdi hooop Taksim - Nevizade.



Bu Kedi, yani adı Kedi ama Fıstık diyince de bakıyor. Arkadaşımın Siyamı. Felaket bişi, köpeğe daha çok benziyor. Tırmık yok, mırlama yok tuzluk gibi bi kedi. Faresi var tüylü bişi böyle, full time onunla oynuyor. Tüylerinden allerji oldum bu sefer boğazım kabardı. Traş olurken tahriş olmuştu tüy değdi sanırım iyice irrite oldu. Mümessil evinde anti-histaminik olmamasıda daha bir vahim durum tabii.


Mercanda Kokoreç- Bira yaptık mekanlara takılmadan önce, en sevdiğim yemek bu. İşten sonra hele acayip yorgunluk alıyor, böyle bir rahatlıyosun bir hareketlenmeler filan. Güzel oluyor.


Biz 2 öküz doymadığımız için Nevizadede tıkınmaya devam ettik. Sonra çıktık, bir iki yere daha gittik (İsim vermeyecem reklam olmasın deşifre olmayalım. ;)) Kafa 1500 oldu br satten sonra gittik StarBuckstan kahve aldık elimizde kahve gidiyoruz, kafamız yerine gelsin biraz diye.


Eve geldik saat ye geliyordu sanırım, DVDye Organize İşleri taktık oturduk onu izledik. Bonus Diskte çok komikti. Bu arada biz hala içiyoruz. Bu ara bilgisayardan müzik açtık, 10 dk çaldı sonra hönk diye kaldı ekran. Kabloları söktük taktık ama malesef ekran kartı terk-i diyar eylemiş. Voltaj çok kötüymüş her ay bişeyler yanıyor evde, kombi, buzdolabından sonra son kurban ekran kartı oldu. Saat 4de yattık ben kediyle yattım koynundan çıkmıyo şerrefsiz, bi ara attık aşşağı ama hatırlamıyorum atmamışta olabilirim...


Yazma Saati
7:45 ÖS



11e doğru kalktık, site ormanda olunca camdan manzarada kaçınılmaz orman temalı oluyor. Anam bir yağmur bir soğuk, nerden çıktı dişe bakışıyoruz salak salak birbirimize. Başka bir arkadaş gelecekti sabah aramamıştı. Aradık uyuyo adam, dedik gel hadi atladı arabaya Maslakta buluştuk. Tek araba pozisyonu aldık, alışverişe gittik.


Ben bunu aldım kendime ilk, siyah aslındarengi ama çok kötü çekmişim artık kafam nasılsa hatırlamıyorumbile çektiğimi bunu. :)


Bunuda ldım ilk ikisi FCUK"tan. Ne zamandır kendime birşeyler almıyodum hazır çıkmışken elemanlarla iyi oldu. Zaten güvenirim zevklerine.


Hah, birde bunu aldım yakası açık şeyleri seviyorum bsoğuluyorum bisiklet yakalardan yaka bağır açık gezmek daha iyi. Onlarda T-Shirt vs aldılar çıktık mağazadan ama hava o kadar kötü ki, sahile inecektik tadı çıkmaz dedik. Haydin eve, Playstation oynamaya. Gittik eve, ben Boxer almıştım eyvah eyvah çok feci hatunlar varmış içinde oturdukonun memesi, bunun küpesi geyik yaptık. Sonradan gelen arkadaş coştu, bira yokmu, şu yokmu .Oturduk elma patates yaptık, içtik PS2 oynudık çaktım arkadaşlara. :) Arada anlatamayacağım erkek muhabbetleri var, anlarsınız zaten. ;) Saat 7ye kadar böyle geçti, sonradan gelen arkadaş eve doğru yollandı. 20 dkda Bahçeköyden Bakırköye gitti, nassıl diggi biz anlamadık valla.


Yazma Saati
7:44 ÖS



Ahanda bunlar arkadaşlarım. Fashion TVde maç ardı onu izliyorduk hip beraber.


Aha buda ben, iyiki yeni tshist almışım yoksa 2 gün üstüste giyecektim eski tshirtü. Yemek yedik muhabbet ettik biraz. Sonra bir bok yedik ki, akıllı adam işi değil. Babam ve Oğlumu taktık DVDye. Ağzımız burnumuz yamuldu elde kağıt havlu, gözde yaş 2ye kadar filmi seyrettik sonra uyuduk ama 3e geliyodu hala uyumamıştım sinirim bozuldu bir kere. Sabah kalktık Beyoğluna gttik kahvaltı yaptık sonra Metrocity ekran kartı aradık Teknosada salak bir marka 140 ytl görünce Laptopda yaparız dedik bıraktık. Kahve içtik SBta ve eve döndük. Eve çıkacasda bakılm ne zaman..? Uff tam evliymişimde karıma rapor verir gibi oldu. :D Duşu gidiyom ben leş gibi oldum... :P

Yazma Saati
7:41 ÖS

Çarşamba, Nisan 05, 2006


Şapka satarak geçinen bir adamın yolu bir gün bir ormana düşer...
Bir süre yürüdükten sonra sıcaktan ve yorgunluktan bunalır, bir ağacın altına oturup, şapkalarla dolu sepetini de yere koyar ve uykuya dalar...
Birkaç saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanır…
Kafasını sepete çevirdiğinde sepetin bomboş olduğunu görür !
Bir de kafasını kaldırıp ağaca bakar ki, ağacın dallarında bir sürü maymun, her birinin kafasında adamın şapkaları...
Adam düşünmeye başlar :

- "Ben şimdi napıcam, şapkaları bu maymunlardan nasıl alıcam...?"..

Düşünceli bir şekilde kafasını kaşırken yukarı baktığında maymunların kendisini taklit ettiğini, kafalarını kaşıdığını görür...
Adam ellerini havaya kaldırır , maymunlar da aynısını yapar…
Derken adam napıcağını bulur…
Kendi başındaki şapkasını çıkartıp yere atar, tabi maymunlar da kafalarındaki şapkaları hemen yere atarlar…
Adam böylece bütün şapkaları toplayıp sepetine koyar...


Aradan uzun yıllar geçer...
Şapkacı adamın yaşlanmasından dolayı şapka işlerine torunu bakmaktadır,o da dedesi gibi şapka satıcısı olmuş hayatından mutludur...

FAKAT

Günlerden bir gün onun da yolu aynı ormana düşer...
Hava yine çok sıcaktır ve genç adam bir ağacın altına oturur, şapkalarla dolu sepetini yanına koyar ve uykuya dalar...

Bir saat sonra uyandığında sepetin içinde şapkalar olmadığını fark eder !
Derken tuhaf sesler duyduğundan kafasını yukarı kaldırır, gördüğü manzara karşısında tüyleri diken diken olur"ağacın üstünde bir sürü maymun, hepsinin kafasında birer şapka..."
Adam düşünür:

- "Dedem yıllar once bana bir hikaye anlatmıştı, ne yapacağımı çok iyi biliyorum..." der.

Şapkacı torun kafasını kaşımaya başlar, maymunlar da aynısını yapar...
Adam ellerini havaya kaldırır,maymunlar da ellerini kaldırır...
Ve adam gülümseyerek kendi başındaki şapkayı çıkarıp yere fırlatır.

O anda maymunlardan biri ağaçtan iner ,adamın yere attığı şapkayı kapar, adama da bir tokat atar !

- "Sadece senin mi deden var lan it !" der ve bu hikaye de burada biter.

Yazma Saati
10:58 ÖS

Pazar, Nisan 02, 2006



Güzel bir pazar günü ve fırsatı kaçırmadık. Uzun zamndır görmediğim bir kız arkadaşımla buluştuk dedik gidip güzel açık havada bir yere oturalım. Tam yeri kararlaştırdık, cafeye doğru giderken önümüzdeki ablaya dikkat ettik. Yorum sizin hiç rahatsız olmamış ablam...

Yazma Saati
11:20 ÖS

Cumartesi, Nisan 01, 2006


Gamzeli beni sobelemiş cevap veriyorum B şıkkı.

1- Einstenin sobelediği kimdir ve neden?

Bilmiyorum bilmekte istemiyorum çünkü o adamı sevmiyorum. Tipsiz herif.

2- Okuduğunda seni en çok etileyen kitap ?

Aldatmak - Ahmet Altan. Midemi bulandırabilen ilk kitap. 2 gün kendime gelemedim aklımı yerinden aldı. yazdığı eser gibi yazarıda midemi bulandırıyor.

3- Takip ettiğin dergi?

4 ayda bir Aktüel yada Tempo yılda 1-2 kezde FHM

4- Günlük okuduğun gazete ?

Okumam. Asla günlük gazete almam. Üniversitede 5 yılda eve aldığım gazete sayısı 20yi bulmaz. Oda en çok koltukta yemek yerken halıya sermeye, yada eşya kaldırırken sarmaya kullandım.

5- En yaramaz çocukluk anın?

Bir ev bellemiştik, zemin kat yerden yarım metre aşağıda. Mevsim yaz ,camlar demirli ama pencereler açık. Evde bir amca otururdu ve cafcavlak keldi. Ampul gibi. Sokaktan yavru kedileri alırdık birimiz perdeyi açardı, diğeri kediyi amcanın kafaya bırakırdı. Kedi tutunmaya çalışıyor olmuyor kafa kaygan çünkü kel, ee napıyor tırnak kullanıyor. Sonuçta kanlı bir hadise yaşanıyor.
(Ster me uup steer me uuuup)

Birde 126 BIS vardı mahallede kırmızı renkte, takmıştık araca 10 kişi arabayı alır arka mahalleye taşırdık gece gizlice. 5 gün farklı saattlerde arabayı taşıdık, 6 gün adam çıktı kapıdan baktı araba yok arka mahalleye gidip aldı bindi işinne gitti. En yaramaz olduklarım bunlar ayıramam ikisinide. ;) Çok daha yaramazdım çoook... Zencilere camiden yumurta bile attım o kadar yani. Hey nigger..? :D

6- Televizyon yapımcısı olsan yapmak istediğin program ne olurdu ?

Kesinlikle ve kesinlikle Beyaz Atlı Prens tarzında bir program olurdu. Aksini düşünemiyorum bile. Reyting felan bırakmazdım yıkar geçerdim kesin.

- Nabeeer kocan yattımı, ne hahahaha kafadan kopardın beni.

7- Sobelediğim arkadaşlarım

Geleneğimi bozmuyorum ve sobelemiyorum kimseyi ve ilk başlatan arkadaşa öğrenmek istediği konular ve sorduğu soruların alakası bakımından saygılarımı! iletiyorum...

Yazma Saati
2:08 ÖÖ

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements