Salı, Şubat 28, 2006



Bazen hata veriyor benim yaşantım. böyle sistem komple çöküyor ve ben Devam demekten başka birşey yapamıyorum. Save etmek gibi bir şansım yok keşke olsa, format da atamıyorum öyle iğrenç vaziyette gidiyor.

Dikkat ettim çok çekilmez oluyorum sıkkın zamanlarımda. Çok ve saçma konuşuyorum, dağıtıyorum ortalığı ve çabuk yoruluyorum.

Zaten salakça huylarım var. Mesela 26 yaşındayım hala yoğurt döküyorum yemekte üzerime. Yada ayran. Kesin ya, sofrada varsa %100 döküyorum. Banyoda aklıma acayip fikirler geliyor, böyle kaçarken yada mıçarken değilde benim kafam banyoda çalışıyor. Sevdiğim bir şarkı çıksın radyoda televizyonda bazen dalıp o kadar yüksek sesle ıslk çalıyorum ki, yani millet bilim kurgu filmlerinde sonic silah atar ya birileri, diğerleri acı çekerek kulak tıkar, aynen fimdeki gibi kulaklarını tıkıyor. Daha neler neler. İğrenç biriyim ben yaaaa ühühühühü :(

Yazma Saati
6:29 ÖS

Pazar, Şubat 26, 2006


Seni ben ellerin olasın diye mi sevdim?
Ah ellerin olasın diye mi sevdim?
Herseyimi uğruna ben boş
Yalan sözlerle aldatıp seninim derdin
Yalan sözlerle aldatıp seninim derdin
Herşeyimi uğruna ben boş yere mi verdim?
Ah boş yere mi verdim?

Hatırlar mısın 3 yıl dönümünü..? Hani ben hiç suçum yokken kabul etmiştim herşeyi bana tafra yapmıştın Oysa benim hiç suçum yoktu ki o gün. sen çıkarmıştın tartışmayı bilirsin söylerim hep hatamı. Yapmadığı birşeyi ölüm uğruna bile kabul etmeyen ben, o gün kabul ettim etmediğim kabahatı seve seve çünkü yarın 3. yıldönümümüzdü. Sen anne kuzusuydun, evden erken çıkmak istemezdin ama ben seni o kadar çok severdim ki..? 2 saat bile 2 asır gibi yeterdi bana. Erken çıkalım dediğimde

- Yoruldum bugün çok, yarın yatayım biraz

demene bile sese çıkartmadım.
Ya ertesi gün..? sabah 9da kalkıp duş yapan , traş olup iki dirhem bir çekirdek olan ben, parfümlerle yıkanan, aldığım hediyeye 40.000 kez bakan ben neden saat 10a kadar bekledim..?
ya 11..?
peki ya ..
Ya ya 13?
kahretsin ya 14..?

5 saat neden o teli açmadın..? neden beni 5 saat öylece diktin..? Oysa ben o güne için çok önem vermiştim. Sen sabah 5e kadar herzaman görüştüğün ikizin ve arkadaşınla laklak yapmayı tercih etti .

Hadi açtın teli, ben çıkıyorum desene..? Özür dilesene..?

-Ben kızları bekliyoruuum..?

Ya ben..? Beni kim bekleyecek..?

İlk ve son gözdönümümü yaşattın teşekkürler. Gözümü açtığımda sizin sokağın başındaydım. O kadar seviyodum ki, kıçımı yırtıp kavga edecek kadar, yerden taş alıp "girin lan içeri" diye camdaki meraklı insanları tehdit edecek kadar, anahtarlığı elimde iz yapacak kadar elime vuracak kadar sevmiştim. O kadar sevdim ki, rezil olmayı hiç düşünmemiştim umurumda değildi. Şimdiki kafam olsa, alır çantamı eve gelirdim.

Çok zor unuttum, ama unuttum. Çok masraflı oldu inan hala ödüyorum. Hatta şu anda hareketlerimin kısıtlı olmasının %90 sebebi unutma çabalarım. Olsun unuttum sonunda ama. Haaa bana kalanlar mı..? Ayda 1 kredi ödemesi, 3 ekstre. Boşveer kendim sıçtım kendim temizlerim. Suçlu sen değilsin, sen hep aynıydın sadece salak olan benim uyanmam uzun sürdü... O kadar...

Söyle be Bülent Abla, söyle, öyle bir söyle ki, al götür beni buralardan. Öyle bir yere götür ki, essin rüzgar, dala sesi duyayım, üşüyeyim rüzgardan ve sarılayım sevdiğime daha sıkı. Ve saçının kokusunu alayım, bu şarkıyı söylesin bana. Bende bu kıçı kırık postu hatırlayıp gülümseyeyim... kocaman...

Çökertme'den çıktım da Halil'im aman basım selâmet...

Yazma Saati
10:09 ÖS

Cumartesi, Şubat 25, 2006


Bilmem izliyor musunuz, yılbaşından beri Koca Kafalar diye bazı küçük şeyler çıkıyor Dream TV de. Şey diyorum çünkü parodi desen değil, skeç desen değil, ama tek bildiğim çok eğlenceli olmaları. İşte en sevdiğim ve aralarında en güzel olan...
Matrix...

Yazma Saati
1:06 ÖS

Cuma, Şubat 24, 2006



Tekkemiz ilk faaliyetini bu gece sevgili asistanımın doğumgünü sebebiyle gerçekleştirmiştir hatta halen gerçekleştiriyor. Sloganımız "Alkolik hareket engellenemez" olarak belirlendi, bu gece sabaha kadar onlineiz. Katılmak isteyen, tabi içmek kaydıyla herzaman gelip katılabilir.

Ha asistan doğumgünün kutlu ve mutlu ossun, hadi hoşgeldin hop hop...
:D

Yazma Saati
10:40 ÖS

Perşembe, Şubat 23, 2006


Sabah saat 10:20,
Telefon çalıyor, bakıyorum Serdar, eski oda arkadaşım mümessillik günlerinden. Boşver diyorum gene Hasekiye çağırıyor beni takılmaya. Dur bir alayım uykumu, ararım zaten. Kapatıyorum telin sesini, 2 dk sonra ev teli çalıyor babam açıyor, ben sesleri hayal meyal duyuyorum.Babamın sesi, peki efendim diyor sonra odamın kapısı açılıyor hala yatılır mı bu saatte beyfendi..?
Alıyorum teli elime, iğrenç çıkan sesle, Alooeeeaaaarrggg diye böğürüyorum. Serdar, kalk lan bu saatte yatılırmı diyo. Ne var lan, işim yokki derken kalk diyor biz aşşağıdayız. Nerde diyorum aşağıda. Hangi aşşağı diyorum evin aşşağısında diyor, giyin in aşşağı Emirle geldik diyor. Emirde benim eküm gibi frekans aynı. 15 dk giyinip çay ve yumurta ile üstünkörü kahvaltı yapıyorum iniyorum, arabada laklak yapıyolar. Hala mümessil onlar hatırlatmak gerekirse. Abi hoşgeldiniz 5 ytl alayım diyorm yoksa arabanızın ***** *****. Gülüyoruz.
Alıyorlar beni Kariye Camiinin karşıında bir cafe var bizim gittiğimiz, oraya gidip oturuyoruz. Pırıl pırıl güneş, içimi ısıtıyor çıkarıyorum üzerimi başlıyoruz güneşlenmeye, kahvaltı yapıyoruz bi yandan da. Çay ve tost, tadını unutmuşum arkadaşlarla yemenin. Serdar sigarayı bırakmış 1 ay önce, nargileyi emzik gibi bırakmıyor elinden. Sonra eski tayfa plansız olan bu toplantıya iştirake başlıyor. Önce Condomi Alaaddin. Condomi bir prevervatif markası. Alonun lakabı bu çünkü 27 yaşına kadar bakir bir arkadaş olarak tanındı aramızda. sonra açıldı ama kapamak ne mümkün! Bana mesleği öğreten Bekir abi, diğer elemanlar geliyor. Başlıyor eğlence eski olaylar, karı-kız muhabbetleri, eğitim hatıraları hahah hihih devam ediyor.
Takılıyoruz olm bi haltı beceremedin lan Antalyada! Alo kızıyor, Alooo dolandırmış hatun seniiii, gitti mi kanka paralaaaar..? Pirim Mortingam Forest olmuş kardeşiiiiiiim..? Kız bizimkine hamileyim kürtaj olcam demiş, almış 500 kaaat. Ulan abartmayııın abartmayıın diye kaçıyor bizimki. Lan Condomi, lan Condomi adam olmayacan sen. Takıl bana olm öğretim raconu diyorum iyice coşuyor bizimki kendini savunmaya çalışıyor ama daha çok batyor. Gülmekten kopuyoruz, turistler bize bakıyor şaşkın şaşkın. Sonra şaşıran ailedeki en arkadaki hatun kalkıp yanımızdan geçiyor masa tam teyakkuz halinde kesmede. Gene kopuyoruz.
Sonra öğlen oluyor, acıkanlar yemeğe gidiyor, biz tıkantığımız için yemek yerine çayı tercih ediyoruz derneğe gidiyoruz. Dernek dediğim yer, Türkiye Sakatlar Derneği, genelde boş yada yatış zamanlarımızı orda geçiriyoruz daha doğrusu geçiriyordum mümessilken. Alt katında bizim çay içip tavla vs oynadığımız küçük bir yer var. Yazın daha güzel, dışarı masa atınca ama idare ediyor içeriside. Sonra eski eküyü görüyom ben, arabıyı parkederken "ablacım oraya koymayın arabayı " diye bağırınca koşup sarılıyor bana napiyon len yaşıyon mu diyor. Özür diliyorum nikaha gelemedim diye boşver eve gelirsin diyor. Sonra içeri geçip taze çay içiyoruz. Kimi tavlaya atlıyor, kimi gazeteye. Benim pirim yani işi öğreten Bekir abi alıyor benim teli, açıyor miki filmlerden birini başlıyor yorumlamaya. Kopuyoruz, "aha, kırdı belini kırdı kırdı, eyvaaaah öldürdü, viagra numuneniz yok mu lan yanınızda", abi hazır kovulmuşun al bir tane eve zıplaya zıplaya gidersin diyor biri iyice yayılıyoruz masaya gülmekten. Akşama izli mermilere dikkat beyler diyor başka biri biz yan masadan tam yıkılıyoruz. Masada rakip ilaç çalışanlar bile yanyana oturuyor. Dostluk esas bizde işten önce diyorum içimden, öncedende böyleydi zaten.
Herkez gülüyor ama hep düşünceler var kafamızda. Benim piri işten çıkarmışlar, 2 ay önce girmişti, Ömer Faruk 8 aylık oldu diyor bana, adam 1 günde kapattı satış bölümünü diyor satış müdürü bile bilmiyor bu kararını benden öğrendi diyor. Emirin yeni şirketinde 3 devresini kota tutmasına rağmen atmışlar, o bir dünya, tedirgin her halinden 3 dk gülüyorsa 5 dk dalıyor. Condomi Alaaadine 6 ay veriyolar zaten, bana soruyolar naptın diye yapıcaz bişiler diyorum.
Güzel günün tadı ancak bu şekilde güzel insanlarla çıkardı ama kafam bozuldu niye bunları çekiyor bu insanlar diye düşündüm. Dün zaten ayar oldum sara krizi geçirip boğulan adama..? Ne biçim insanlıktır savcılar ne yapar bu ülkede, ya ordakilerin tamamının soruşturmaya katılması gerekir, adam boğuluyor izliyorlar, bakıyorlar tedbirsizlik yüzünden ölüme sebebiyet vermek bi diğildir de nedir? İnsanlar duyarsız, okuyup işsiz geziyor yaşıtlarım, iş yok, pat diye sebepsiz atıyorlar işlerinden. Eve yürüyorum ve aklıma tek düşünce takılıyor; Oooff gitmek istiyorum bu ülkeden, midemi bulandırıyorlar.

Yazma Saati
7:40 ÖS

Çarşamba, Şubat 22, 2006


Even when you've paid enough
Been pulled apart or been held up
Every single memory of the good or bad
Faces of luck
Don't lose any sleep tonight
I'm sure everything will end up alright
You may win or lose

But to be yourself is all that you can do
Yeahhh...
To be yourself is all that you can do

Sanırım benim en iyi yapabildiğim şey bu..?





İnsan kende evinde Passiflora içmeye başlarsa, durum boka sarmış demektir değil mi..?

Yazma Saati
4:08 ÖS

Pazartesi, Şubat 20, 2006


Annem hep söyler " karı lafıyla işe girmeyin" diye, biz iki erkek kardeş olarak pek dinlemeyiz daha doğrusu dinlemezdik. Sanırım orta okul 2 deydim bir gün yazlıkta limanda denize giriyoruz. Biz limanı çok seviyoruz o zaman, çünkü karşı kıyı Yunanistan olduğu için çıkarma gemilerinin yanaşacağı düzende bizim liman ve 15-20 mt arası derinlik var. İstediğin gibi atlayıp dalabiliyosun kafa göz dağılmıyor en fazla çok çokzorlayıp dibe deyip kum yutarsın.

O zamanlar benim bir arkadaş kampinglerden bir hatunu götürmüş, onunla takılıyolar dedi benimle kardeşime, hadi kampinge gidelim. Amacı kızın arkadaşlarından birilerini ayarlamak bize. Gittik kampinge ayyy kız güzel, kardeşime ayarlayacağı kız süper ama benim kız ayyyyy o kadar yani. Anası doğurmamış ..mış derler ya tam ondan. Hadi geçtim fiziği içi iyi olsun bari diyorum napıcaksam içini, birde çaçaron 7 mahalle karıştıran cinsten. Dedim ben almiyim çarpıntı yapıyor bana. Geri dönerken karının laneti tuttu, ben bisikletle çamaşır ipine takıldım mı, boynum caaaaart diye kesildi mi? Az daha damarları parçalıyosum derin sıyrıklarla kurtuldum.



1 hafta sonra ilk parafagraftki gün denize giriyoruz, boynum zar zor kabuk bağlamış zart zurt denize giriyorum kabuk tatamıyor deniz suyu işliyor yarayı, arkadaş geldi sinirden köpürmüş.
- Olm noldu..?
- Abi Fundayı pandiklemişler
- ..? (herif öyle bir edayla söylüyo ki sanki fundayı şaapmışlar öyle yani)
- Valla lan, şurdan geçerken dün gece, iğde var ya sahilde..?
- Evet
- Orda karanlıktan çıkıp parmaklamış xxxx (adını hatırlamıyorum çocuğun ki zaten tanımıyorum. Tanımıyordum, ta ki o güne kadar)
- Hade yaaa.?
- Valla gördüğüm yerde aklını alıcam aklınııııııı, aklını alıcaaaammmm.
- Ya olm dur...


Laf yayıldı tabi, ortamda gereksiz bir gerginlik. Ben denize girdim çıktım bu kalafatların bağlandığı kalın bi demir var, adıp palamar mı ne, üzeri düz oturdum oraya denize bakıyorum. O sırada çocuk ordan geçer mi, bizimkiler görüp tanır mı, 5 snde çocuğun çevresini sarar mı..? İtişmeler başladı kardeşimde grupda manita var hesabı itekliyo çocuğu. Bizimkiler etrafı sarınca çocuk panikledi tabi, arkadaş "niye yaptın" diyo çocuk "Teketek gelin lan" diyo, onlar "pandik niye attın" diyo o "teketek gelin laaaayn" diye bağırıyor.


Bende mevcut Karagümrük damarı, ki varlığını o gün anlmış bulundum o anda patladı, yani nasıl kalktım girdim, olayı hiç hatırlamıyorum. Tek hatırladığım geçmişim karşısına ben çocuğu itekleyip

- Ben geliyom lan, naaapıcan
diye itekliyip üzerine gidiyordum horozlanıyodum. Horozlanmam çocuğun soldan sağlam bir yumruğuyla kesildi. Şaaaaaak diye yapıştırdı bana yumrugu. Sonra terminetör geri döndü. Yumruğu yiyen benim sadece kafam geri gitti, sonra döndüm çocuğu baktım pis bi sırıtış bir dalarsın sonra...

3 tane sağdan gözüne yumruk salladım sanırım ama hepsini yedi, aynı andada soldan feci tekme sallıyorum yani kombine çalışıyorum. O zamanlarda futbolcuyuz sağlam asılıyorum, ki solaktım. 4. tekmemi havada yakaladı kaldırdı ayağımı havaya.

- Bırak lan diyorum bırak, bırakmıyo bıraksa gebertcem film kopmuş bende o sırada itti mi beni yere yere, düşerken elimi taş kesti mi. 5 milim var yok kesik o bir damla kan görünce gözüm tam döndü mü zaptedemiyolar beni. O sırada bir arkadaş tutayım derken boynumdaki koyleyi çekti ve caaaart 2. kesik hayırlı olsun. Tutan kabukta sizlere ömür başladı mı oda kanamaya .Tam faça, çapraz şah damar üzerinde. Beni tutarken diğerleri boş kaldı hobaaa bunlar çöktü çocuğa arkadaş kardeşim, birde biz oranın çocuğuyuz küçüklüğümüz geçti, yoldan geçen tanıyan dalıyo çocuğa, adamı ben tanımıyom lan sen niye daldın diyorum olsun yeşillik oldu diyor. 10-12 kişi sağlam dövdüler neyse ayrıldık yatıştı ortalık. Çocuk ağlayarak,

- Abi vallaha ellemedim şaka yaptım böh dedim demez mi..?
Lan bi fena oldum, gözü şişmiş kızarmış. takriben morarcak akşama. Gittim koçum özür dilerim dedim arkadaşada sağlam fırça, iş anlaşıldı sonra. Yani boşluğuna parmak atma, götümü ellediye ne kadar çabuk dönüyor kadın milletinde..?


Asıl olay sonra başladı. Benim boyundan kan şakır şakır akıyo gittim sağlık ocağına. Girdim acele pansuman sakallı mollalardan biri, "lan bu ne hal mayoyla mı girilir buraya kadınlar var" demez mi..? Dedim .öt, boynumu görmüyor musun..? Beyinsiz anladık ki bunların tamamı beyinsiz o gün, ben can diyom o mayo diyo. Hemşire sadist çıktı bastırıyo alkolü, la acıyo diyorum oooh iyi oluyo yapmazsın bi daha diyo, aaaaaaaaagg barıyorum sus konuşma yapmazsın bi daha diyo.

Neyse evegittik annem halimi gördü beni dinlemeden limana gitti çocuğu bulup dövmeye, lan bi dinle zaten boş yere bi ton dayak yedi, bide annem terlikle dövecek. O günden beri ümmetçi hacı hoca takımından nefret ederim. Ve o günden beri kadın lafıyla işe girmem arkadaş, az kaldı başımız belaya giriyodu. Bu başına soktuğun ne dersenz bilmem gençlik işte!!! :)))

Yazma Saati
6:00 ÖS

Cuma, Şubat 17, 2006




Bu olay günümüzden 2 yıl kadar önce gerçekleşti. Kahramanımız aşşağılık bir sivrisinek. Yanlız bu sinek öyle böyle değil. Bize tam 1 hafta cehennemi yaşattı. Artık aeresoller mi sıkmadık, matlar mı takmadık prizlere, sineklikle bile kovaladık. Yok yok yok adam ölmüyor. Üzerine 2-3 kez Raid sıktık cevabı akşama kaşıntı ve vızıltı olarak gelmekte gecikmedi.

Tecrit uyguyluyoruz odada, başka sineğin girmesine imkan yok cam bile açmıyoruz hırs yaptık kardeşimle. Ve hesap vakti bir gün eldi, kendisi ranzanın kenarına konmuş içi kanımızla dolu ve o kadar büyük ki resimden tahmin edebiilirsiniz.

Peki ne mi oldu..? Hiçbir sinek bizim kanımızı içemez içsede yaşayamaz. İzle, Its pay back time baby...


Yazma Saati
12:31 ÖS

Perşembe, Şubat 16, 2006


Hayatında kaç kere rezil oldun. Yanö yle böyle değil yerin 7 kat dibine inip çıktın..?

Ben hayatımda bir kere rezil oldum. Tamam tamam 2 kere :)
İlki en kötüydü, yani hiç kaçarım yok. Askerdeyim nöbet manyağı olmuşuz ayaklandık biz olmaz bu kadar diye. Sonra beni koğuş nöbetine aldılar. Arkadaş "hadi hayırlı olsun son nöbetin sana 7-10 yazdım" dedi. Bizde 3 saatti nöbetler. Hava güzel, gelen giden yok. Piket dediğimiz bir tür kontrolör var. Bu kişi Donanma Komutanlığının nöbetçi subayı, arabaya binip geziyolar nöbetçileri vukuat var mı, uyuyan, sigara içen felan. Bana hiç gelmemişti o piket. Benim nöbet tuttuğum yer tam yatakhanenin altı, Hafif Silahlık diye geçiyor. Saat 21:50 artık nöbet bitecek ben sallanıyorum. Bir baktım soldan bir araç ışığı, içinde bir subay bana doğru geliyor. Hasstir son nöbette piket mi gelir ya..? Şimdi iki saat tantana çıkacak. Çünkü birazdan anlatacağım prosedürü uygulayacağım. :)) Ben tam techizat geziyorum tabi tüfek dolu vs. Koştum hemen ağacın ardına mevzi aldım...

- Duuuuuuuuur!
Araba durdu.
- Far söndün motor stoooop!
Far söndü, motor sustu.
Tabi ben kıçımı yırtıyorum bu arada, bağırıyorum yani.
- Kaldır kollarıun aşağı!
Genç bir subay indi araçtan, sıkıldığı yüzünden belli hatta küfrediyor bana. Birşeyde yapamıyor sıkma yetkim var.
- Kaldır kolları yaklaş!
Subay la havle çekip yaklaştı yavaş yavaş.
- Duuuuuur.
durdu.
....
...
....

Parolayı sormam gerek, bana işaretini söyleyecek, kalkıp rapor vereceğim. Tabi parolayı hatırlarsam..!
:)))))

Ben adama bakıyorum adam bana.
- Komutanım işaret serçede parolayı hatırlamıyorum
- ..miyim parolanı
...

Adamı o kadar süründürdüm dur, kalk, far söndür, cart curt. sen gel parolayı unut. Aha yaktık askerliği. Yaklaştı baktım asteğmen.

- Karagah Destek Kıtalar Komitanlığı, Muhavız Hizmet Bölük Komutanlığı erlerinden Katip Er **** ***** 7-10 Hafif silahlık nöbetçisiyim nöbetim sırasında vukuatım yoktur komutanım. Adam kafayı gömecek bana, ha az kaldı.

- Başlatma parolana var mı derdin sıkıntın?

Ne diyeceğim yani sırtım ağrıyo az çiğnesen..? :p

- Yok komutanım zaten son nöbetim kısa dönemim ben, koğuş tutacağım bundan sonra.
- İyi hadi dikkat et kendine.
- Emredersiniz komutanım.

Ulan tam pişti olmuştuk ya, ama yani diyecek lafım yok, tam rezalet askerliğide yakabilirdik. Anlatın bakalım ne kadar rezil oldunuz, ama ciddi rezillik hafif istemem yarışsın benimkiyle. :)))

Yazma Saati
3:26 ÖS

Çarşamba, Şubat 15, 2006


Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin
Söyle canım ne dersin
Vuslatın başka alem, sen bir ömre bedelsin
Sen bir ömre bedelsin
Sükut etme nazlı yâr beni mecnun edersin
Beni mecnun edersin
Vuslatın başka alem, sen bir ömre bedelsin
Sen bir ömre bedelsin

Çok kötü kafa açtım ben, hemde çok kötü...

Yazma Saati
9:33 ÖS

Salı, Şubat 14, 2006


Canım sıkkın...
İnsanlar kahpe mi doğar yoksa sonradan mı kahpeleşir..?
Bu sorunun cevabını hiç öğrenemeyeceğim sanırım...

Edit:

Bugün 14 Şubat diye kız arkadaşımla bir problem yaşamadım. Sanırım insanların aklında böyle bir izlenim oluştu. Eski iş yerim, olması için çok uğraştığım yeni yere berbat referans vererek iş durumumun içine sıçtı. Hani İngilizcede "Shit hit the fan" diye bir tabir var ya, ondan oldu tam. Çok güzel olacaktı, akıllarınca intikam aldılar benden kahbelikten kastım bu. Ben jest olsun diye tazminat bile almamıştım oysa işten çıkarken.

Hayatımda hiçbir hesabı açık bırakmadım. Nasılsa benimde sıram gelecek birgün, ve o gün orda olacağım... Buda böyle biline..!

Yazma Saati
1:37 ÖS

Pazartesi, Şubat 13, 2006


Mıtlılık, ben yazlığın terasından Ayvalığın ışıklarına bakarken pofik minderimde ayağımı uzatmak, soğuk Grolsch biramdan bir yudum almak, aynı anda gökyüzünde kayan yıldızın dikkatimi çekmesine izin verip hiç birşey düşünmemektir.
diye bir tarif yapmışım geçen. Düşüncesi bile mutlu olmama yetiyor...


Bok Kong
Yani bravo Amerikan Sineması, koskoca canım King Kongu eşşekbaşımın dediği gibi muz görmüş Gülhane maymununa çevirmişler. Tam bok kong olmuş. Yani koca hayvan sen T-Rex ısırığıyla ölme, gel New Yorka kıçı kırık makineli tüfek mermisiyle rahmete kavuş. E oldu mu..? Hele o sarı karı bilmem kaç metrelik gökdelen üzerinde topukluyla koş. E oldu mu bacı..? Koca hayvan nasıl o kıç kadar gemiye sığdı? E oldu mu kaptan? Börtü böcek dolu ya film, goril dediğin haşmetli olur endamlı olur Hööööt Lan dedimi sallar ortalığı. Bizimki tıfıl olmuş hatunu eline gıygıy da gıy gıy zaten karı filmin 4/3ünde elinde bizimkinin. Hayır nasııııl cıcığı çıkmıyor o kadar tantanada helal yani.
Hakiketen emeklerime yazık oldu, boşa indirdim bitmek bilmedi film eziyet gibi. Sakın sakın sakın...


Yazma Saati
11:31 ÖS

Cumartesi, Şubat 11, 2006


Üniversite ikideyim, rutin bir okul günüden sonra ev arkadaşım "Hadi lan gel basket oynayalım okulda" dedi.

Saat 15- 15:30. Ben Nilüferde oturuyorum Bursada okulla aramız yaklaşık 15 - 20 km. Tamam, giyinirsin alırsın topu yanına, gittik okula. Tıp fakültesinin arkasındaki sahalarda başladık oynamaya, sonra bir iki genç geldi, abi maç yapalım mı yapalım. Saat oldu 19:30 civarı hava karardı kararacak. Dedik eve gidelim hafiften.Yürümeye başladık tam acilin önünden geçiyoruş sert tonlu bir ses kabedayı edasıyla seslendi bize;

- Şşşş gençler,..!

Ben gerek küçüklükten, gerek yetişme tarzımdan, gerekse lise hayatımdan bu tarz kabadayı durumlara alışık olduğum için aynı tonda cevap verdim.
- Buyur dayııı
- Burada yurt varmııış..?
- Naaapıcan..?

Benim daha kabadayı ses tonumdan ve o anda benim bilmediğim durumun zorluğundan olacak, o ses yumuşadı.

- Şey bizim hanıma kan lazım da..?
..?
Benim arkadaş atıldı hemen;
-Hangi grup amca..?

Adam 50 55 yaşlarında tahminen işçi emeklisi, 3 günlük sakalı, yorgunluğunu belli eden gözleri ve yılların acısını yansıtan kırışıklıklarıyla bize bakıyordu.
-A pozitif. Benim kan tuttu "hadi koş" dedi arkadaş hemen gittik acile, doktor girergirmez anladı durumu. Doktor 30 yaşlarında klasik doktor bakışlı açık tenli biri.

- Biz geldik
- Hayırdır..?
- Amcanın eşine kan lazımmış.
- Sadece bu kadar mı..?
- Evet yetmez mi..?

Bana doğru eğilip "sen gelsene arkaya iki dakika" dedi doktor, gittik.
Tuttu kolumdan oğlum durum çok acil, kadın mide kanaması geçiriyor koş ne kadar bulubilirseniz getir.

... siktiiiiiiir
Döndüm amca hafif meraklı ama eşinin durumundan bihaber bana bakıyor. Hiç bozmadan arkadaşa gel diyerek ve tüm şaşkınlığına aldırmayarak, deminki kabadayılığıma üzülerek koşmaya başladık. Benim liseden tayfadan bir arkadaş vardı, ki eski lise arkadaşımdı uluslararasında 2. öğretimdi. Hemen okula doğru 2 kmlik koşu başladı. Sınıfı 4. katta, tırman tırman sınıfa gir...

- Sıçtık sınıf boş çıkmışlar... Ulan Ferhat kırk yılın başa bir boka yarayacaktın oda olmadı...
4 kat in, "yurda gidelim" dedim "orda anons" ettiriririz.

1 km var yok yurt okula, gene koş yurda gittik anons yaptırdık. O sırada aaa Ender kız arkadaşıyla dışarı çıkıyor. Ender Mersinli, manken gibi yakışıklı, hafif saf ama beni çok seven biri. Gel lan buraya, mevzuu bu, kan veriyosun! Ender şaşkın, "abi kız" ya başlatma oğlum sevaba girecez bak bizde uğraşıyoruz. Ender cepte 1, o sırada 2 tane sağ görüşlü arkadaş geldi.

- Kim kan istiyor..?
- Ben
- Kardeş ben Hasan, bu Mehmet hadi gidelim.
Aaaa ettik 3! Abi bir anons daha çaksana gözünü sevimbak hastamız var çok acil.

- Dikkat dikkat, kanamalı bir hasta için çok acele a Rh + kana ihtiyaç vardır...

Son koşu başladı acile girdik içeri ter içinde doktor gördü, bizi
- abi bu kadar bulabildik.
- tamam napalım?

O sırada 185 cm boylarında kel, açık tenli uzun suratlı bir intern geldi. Ayaklarında beyaz Sabolar.

- Senin vaktin var mı? dedi
- Var neden sordun..?
- Sen Trombosit vereceksin
- İyi veririm

Uln verim de Trombosit ne ki..? Trombositin tam olarak ne olduğunu tam 4 yıl sonra Tıbbi Eğitimde öğrendim. Kanama olduğu zaman kanamayı durduran kan pulcukları. Birbirleri üzerine yapışıp kanın dışarı çıkışını önlüyorlar.

- Sen gel dedi bana kan grubunu öğrensinler bi.

Hemşire tuttu beni bir odaya soktu kan testi yapacak, dedim

- Benim grubum A Rh +
- Haaa öyledir kesin, demin 40 yaşında adamda A+ dedi B- çıktı hasta geberiyodu test yapacağız.

Hay senin ben ananı.....

- İyi yap!

Yaptı, A +Nooolduuuu..?
Sonra başka odaya geçtim form doldur dediler tam doldurmaya başlayacağım Ender içeri girdi.

-Abi benim olmuyor?
-Niye lan?
- Abi 2 hafta önce köpek ısırdı beni aşı oldum kuduz aşısı olanlar veremiyomuş
- ...
- Eyvalah kardeşim, ya sende kusura bakma.
- Olsun olsun geçmiş olsun size.

3 kişi kaldık. Bari formu dolduralım, o sırada karşımdaki yiğitler aralarında konuşuyolar;

-Şşş Hasan lan burda 2 hafta içinde yaptıysanız falan diyo, lan biz Leylaya gittik ya bi bok geçmesin..?
- Yok lan Leyla sağlam karıdır.
- Ya ne bok yiyim adama frengili kan verecekler iyilik yapacam diye şimdi... dedim içimden formu doldurdum intern içeri girdi.
- Tamam mı doldurdun mu..?
- Evet
- Hadi gel benle.

Bir insan Saboyla nasıl o kadar hız yapabilir bilemiyorum o ne terliktir ki ayaktan çıkmaz. Küçük bir oda, karşımda O bana inanmayan hemşire elinde kordonlar aparatlar beni bekliyor. Dişçi koltuğu gibi geniş rahat bir koltuğa uzandım. Kollarıma taktılar o aparatı. Maktina çalıştı ve içinde çamaşır makinesi misali birşey dönmeye başladı. Benim sağ koldun çıkar kan o tüplerden geçip sol koldan içeri girdi. Ben başladım;

- Ah ulan Bursa kanıma emdin benim,
- Bana su verin
- Sen ne güzel şeysin hemşire hanım...

Hemşire Ayşe hayatı boyunca o kadar gülmediğini kendisi söyledi. Benim kandan çıkan Trombo sıvısı Capri Sun gibi damlaya damlaya bir poşette birikmiş, tam kayısı suyu renginde ama biraz açığı. Aldım elime iğrendim çünkü sıcaktı. Sonra intern geldi, sıvı hazır mı hazır.

- Durumu çok ağır mecburen içiricez dedi.
... hö

Kanama çok olurca yukarıdan veriyorlarmış sıvıyı. Ben ayağa kalktım vedalaştık çok iyiyim, köşeyi döndüm kantine gidip birşeyler yiyeceğim. 2 açma 1 ayran yemişim sabahtan beri saat 23:00 olmuş. Kantine girdim. - Fuuuuf
Yüzümden bir rüzgar geçti, başım dön dön dön ve mide bulantısı. Tansiyon sizlere ömür, hemen wcye koştum kusmaya kusacak sadece safra var midede. Sonra kendime geldim 3 calve çorba, 4 poğaça vs yedik ve eve döndük. Sabah o zamanki kız arkadaşımla buluştuk okulda, anlattım böyle böyle o şokta tabi. Ben anlatıyorum o dinliyor dedi gel yemek yiyelim orda konuşuruz. Tam Mediko binasının önündeyiz aaaaaaa
....
intern
....
gittim yanına,

- Abi naber..?
-...

bana boş boş akıyor

- ..?
- Ya ben dün gece trombo vermiştim ya!
- Haaaa
- Abi nooldu işe yaradı mı benim sıvı..?

Elini omuzuma attı dostça sıktı, gözlerinde bir parıltı, yüzünde i gülümseme belirdi.

- Yaradı yaradı, ikisinide kurtardık!

Höööö, ikisi?

- Abi hangi ikisi..?

Şaşkın gözlerle,

- Ne yani sen bilmiyor muydun..?
- Abi neyi
- Kadın hamiyeydi oğlum, hemde 4 aylık!
...

O an üzerimden bir yük kalktı sanki onların vebali üzerimdeydi, o canlar bana emanetti, sorumluluğum vardı. Emaneti sağ salim teslim ettim amcaya. O amca belki beni hatırlamaz ama ben o günü ve onun yüzündeki o bihaber bakışı asla unutmayacağım. Asla...


Atonica: Kız arkadaşından ayrıldı, ev arkadaşıyla kavgalı, Istanbulda yaşıyor geçici işsiz.
Ev arkadaşı: Bi bok olamadı bankacı oldu, İşbankasında çalışıyor.
Ender: Kız arkadaşından ayrıldı, Mersinde Sanovel İlaçda mümessillik yapıyor.
Atonicanın eski manita: Atonicadan ayrıldı. Santa Farma ilaçda mümessillik yapıyor. Bursada yaşıyor.
Ferhat: Askeriyeye girdi, komando olarak Ispartada eğitim gördü, teğmen rütbesiyle büyük ihtimal doğuda yurdumuzu koruyor.
Hasan Mehmet : Leylaya gitmeyi bıraktılar memleketlerine döndüler.
Ayşe Hemşire: Evlenip çoluk çocuğ karıştı.
Leyla: Orospuluğa devam ediyor.
Ufaklık: Benim sıvıdan büyük miktarda manyaklık bulaştı, umarım sağlığı iyidir...

Yazma Saati
8:32 ÖS

Cuma, Şubat 10, 2006


Geleneksel 24 saatlik sürtüş festivali, saat 7 itibariyle bitmiş bulunuyor. Festival kapsamında dün gece dışarı çıkıldı, önce Profiloda yekmek yendi, sonra arkadaşın nişanlısına hediye arandı bulunamadı. Cevahire gidildi orada YKMde bulunan cüzdan ile bu iş sonuçlandı. Ardından yakında bulunan ve bilindik mekenlardan olan Biracı da Efes Pilsen sponsorluğundaki içme faslına geçildi. Türk Sanat Musikisi icra eden sanatçıların seslendirdiği Ada Sahillerinde Bekliyorum, Ben Yanlızım gibi bilimum güzide eserlerin eşliğinde normal mektarda alkol temininden sonra eve geçildi. Bu arada taksici çok öküzdü hiçbir kurala uymadı az daha arkadaş dövüyordu zor zaptettim. :)

Efenim eve girildi ve sıçtığımız anlaşıldı zira evde inşaat hali vuku bulduğundan -2 dereceyi görerek ve katalitiğin karşısında, yine Efes Pilsen, Kent Jelibon ve Doritos sponsorluğunda festivala devam edildi. Sonra yatıldı ama o kadar soğuktu ki göt göte verdiğimiz halde donduk. Ulus gibi sosyetenin merkezi durumundaki bir yerde donma tehlikesi atlatılıp saat 11 gibi Ortaköye kahvaltıya inildi. Sonra yağmur eşliğinde Beşiktaşa yüründü. Küçük bir Playstation ve bilardo gösterisinden sonra mama yenip eve dönüldü. Ama o kadar ıslanıldı ki sanırım hasta olacağım ve gözlerimin yanması ateşimin çıktığına işaret. Belim çok ağrıyor iştahım kapalı ve bu saatte yatmayı planlıyor olmam yarın patladığımızın işaretleri gibi görünüyor. Hepinize sevgiler saygılar...

Yazma Saati
7:43 ÖS

Perşembe, Şubat 09, 2006





Dedeğim üzere Divx manyaklığım sürüyor. Dün gece downloadını bitirdiğim ve sayesinde saat 3de yattığım Doom adlı güzide eseri paylaşmak istedim, rahat rahat izleyebilirsiniz. Görüntü kalitesi ve ses süper çünkü DVDRip bu film. Bizde kelek olmaz abula ahanda linkler.


http://rapidshare.de/files/10642876/doom.part1.rar
http://rapidshare.de/files/10646664/doom.part2.rar
http://rapidshare.de/files/10650590/doom.part3.rar
http://rapidshare.de/files/10654630/doom.part4.rar
http://rapidshare.de/files/10658964/doom.part5.rar
http://rapidshare.de/files/10665593/doom.part6.rar
http://rapidshare.de/files/10672865/doom.part7.rar
http://rapidshare.de/files/10641286/doom.part8.rar

Linke tıklayınca free yazan yere tıklıyoruz çıkar serverlardan üsttekini seçiyoz o hep daha hızlı. Rapidshare güzel ama sınırlı bir sistem yani bu linklerde 100 mb data var. 1 saat beklemek gerekiyor ötekini çekmek için. İsterseniz 2 günde çekin, isterseniz daha kısa.
Ama bizde yöntem çok, mesela ben ip resetleyip şakır şakır limiti sıfırlıyorum. O yöntemide anlatim size lazım olur. Şu güççük programı indiriyoz line tıklayınca 30 sn sonra görünür download linki. Programı çalıştırıyoruz, sonra Brownserimizi kapatıyoruz. Modemi açıp kapatıyoruz hop indirime devam. Öteki parçaya tekrar ip reset. Aaaa olacak o kadar zahmet bide eve getirseydim filmi... ;) Merak etmeyin zararlı bir program değil kimseye kötülük edecek halim yok, inanmayan taratsın antivirüslerle yada 9-10 saat ortalamasında indirsin filmi rahat rahat :) Aklım fırlamalığa çalışıyor napim, çekilin durduramazsınız, açın Atonicanın önünü heeeaayyt.
Güççük Program: http://d.turboupload.com/d/349711/ip_change.rar.html

Yazma Saati
11:41 ÖÖ

Salı, Şubat 07, 2006


Sayın seyirciler bu Atonicanın hayatı nasıl bu aralar peki, uykum kaçtı belki yerine gelir diye biraz bilgi veriyorum sizlere. :) Tamam çok geyik oldu kestim.


Blogu takip edenler bilecektir 2 aydır ev kızıyım, yani kapris çekmeyi, takla atmayı reddettiğim için istifa etmiştim. Peki ev kızı oldum ne oldu..? Öncelikle 2 yıldır hiç tatil yapmıyordum uykuya doydum. Sonra Drosera Capensis denilen şu bitki tohumlarından ektim 2 hafta oldu. Bugün ilk filizi gördüm çok sevinçliyim. Tatlı bişi olacak gibi duruyor.


Bu bitki ne mi yapar..? Börtü böcek yiyor, kollarda güzel kokulu ama yapışkan damlacıklar var, böcük konuyor yapışıyor benimki hooop götürüyor. :)

Sonra diete başladım 5 kilo gitti, şimdi sporla beraber yemek rejimim değiştirdim. Yağlı mayalı unlu şekerli şeylerden uzağım ve mutluyum, aslında aramıyorum hiçbirini. düzenli egzersiz yapıyom hatta karnım acıyo mekikten.

İş ile ilgili çok önemli bir görüşme yaptım. Eğer bir problem yaşamazsam 1-2 hafta içinde yeni işime başlayabilirim. Büyük bir holdingin filo araç satışçılarından biri olacağım. Zaten aynı markada perakende tecrübe ve eğitimim var. Olanak çok iyi, para imkan hepsi çok iyi. Bölüm Müdürüyle ve Bölge Direktörüyle görüştük güzel geçti bakalım kısmet.

Hattrick diye bir menejerlik oyunu oynuyorum bol bol, çok sardı beni zaman geçirtmeye birebir. takımım var uğraşıyorum. Son 3 maçtır yenilmedim çıkışımız sürecek.

Bol bol kitap okuyorum, ideefixe yi zengin ettim yani koli koli kitap geliyo eve çok özlemişim okumayı, elime alamıyordum hiç. Divx"e takmış durumdayım birde, yeni filmleri takip edip indiriyorum, uğraştırıyor ama filmi izleyince birde güzel ise değiyor. Hell Boy en son izlediğim film ver patlamalı çatlamalı filmleri sevdiğim için hoşuma gitti. Şimdi Kebab Connection inecek sırada o var. Bu hafta Kurtlar Vadisine giderim kesin. Severim dedim ya patlamalı çatlamalı filmleri diye





Dışarı çıkıyorum, ya Ortaköy, ya Beyoğlu yada Nişantaşı Starbucks. Ukalalık olsun diye yazmadım ya, Starbbucksda arkadaşım çalışıyor şef gibi müdür gibi bişi, para vermiyorum içeceğe, tanıdık ortam zaten iyi vakit geçiyor. Beyoğlunda sakin 3-4 mekanım var sohbete, Ortaköy zaten bizim, hertürlü yere takılıyoruz orda.



Hatunu 15 gündür göremiyorum çünkü burnundan estetik oldu 2 kere kırılmış. Ben kırmadım, şöyle tersten asıldım lafını asla duyamazsınız benden. Düzden çaktım heeee de demem asla! Düşmüş garibim. Sevgililer günü diye çanta aldım bir tane. Telde mrmırlıyom kendisine çok hoşuna gidiyor.




Bir de ben garip yorumlar yapınca insanlarn yüzünde şöyle güseeel bir tebessüm oluyor ya, o hissi çok seviyorum. Amaaan saat 2 olmuş 1 saattir yazıyorum artı uykum geldi amacıma ulaştım. İyi sabahlar bu saatten sonra
.

Yazma Saati
1:04 ÖÖ

Pazartesi, Şubat 06, 2006


I- Netteki Romantik Erkek Modeli

Şimdi çok üredi bu tipler son zamanlarda, sevdikleri ortam hafif nemli ve musallat oldukları bloglar tabi ki dişi blogları. Şapı öğütsen misali, böyle bir "ben duygusalım ayakları, romantik takılmalar, duygu insanıyım ben, şiir severim, çiçek besliyorum, normal hayatta başaramadım şansımı burda deniyorum bi kere versene mezara mı götürcen" düşüncesiyle hücumda aslan parçası.

Ama o kadar belli ki öyle olmadığın. Selam, aynen senin gibi düşünüyorum, kadınlar güzeldir, sevelim sayalım onları, hele birde şiir ezberlediysen salaksın çünkü Copy Paste denen bir kurum var! Bir iki konuşmadan sonra msn versene (Allahtan MSN çıktı daha önce Cep istiyodu bunlar) belki bir yemek yeriz sonra hıhıhıhıhıhı.

Neden kendin olmayı düşünmüyorsun sığırcık, inan bana kadınlar hiçte senin düşündüğün gibi değil. Bırak oğlum romantizmi, duygusal takılmayı, yemezler, şekil yapma, ekmek çıkmaz ekmek buradan sana. Kaç tane kadını şiir okuyarak tavlayabilirsin. Senin düşündüğünden çok daha akıllı bu kadın milleti kendini küçültürsün. Boş konuşuyorsun, sadece kalıp öze in öze kendin ol, olmaz öbür türlü. Nasılsa seninle takılacak kadar salağı çıkar aralarından.
Ben konuşuyom ama ohooo eşek osruyor yel götürüyor, sen kepçelemeye devam ediyosun. Kepçele bakalım ama hep kemik gelecek kepçeye.

II- Kar paranoyası

Altı üstü 1 gün kar yağıyor, okullar tatil, vali açıklamada televizyonda , kanallar yırtınıyor kar geldi hepimize tecavüz edecek imdaaaat . Ya kar bu kar, stabil birşey değil yağar ve erir!

Sibirya değil İstanbul burası, kar 2 gün en fazla kalır burada. Akıllı olan işe otobüsle, arabası olan zincirle, kış lastiği ile gider oldu bitti. Akıllı değilse bırakırsn geçen seneki gibi uyarıya aldırmayıp zincirsiz, normal lastikle trafiğe çıkıp Beylikdüzünde düzülenler gibi götleri donar yapmazlar birdaha. Kaç tane karda mahsur kalan ilkokul öğrencisi var İstanbulda. Peki Erzurum, Kars, Ardahan ne yapsın..? - 25 30 derecede yaşıyor insanlar. Oradakiler okuyamazdı sizin mantiğınızla geri zekalılar. Panik atak yapıyorlar milletimi, sakin olun ya sakin, yırtınacak ne var..? Sanki kasırga geldi, 150km ile esiyor, kar 2 mt, donarak ölen sayısı 250 Alaaaah buzul çağındayız.
Hanım koş tuzumu getir kıçıma serp azıcık bakim ooooh, kızıııım koş solüsyon getir (lan bu solüsyon neyse artık öğrenemedik içeriğini, tuzlu sudur kesin) yani bu duruma gelecek insanlar. Haberdürt diye bir kanal var zaten FilaşTivi ile çığırtkanlıkta yarışıyolar. Efenim meteroloji ne diyor, okullar kapanır niye kapattın açıkkalsa hava alır daha kolay iyileşirdi. Açık kalan tek yer kıçınız dün gece battaniye yere düştü herhalde.

Yazma Saati
1:48 ÖS

Pazar, Şubat 05, 2006


Öncelikle postumu çalan kişiliğin anasına avradına sevgi ve saygılarımı ileteceğim. Yani caaanim postu aldı götürdü birileri...

Şimdi olay neydi isterseniz tekrar hatırlayalım, ben Cumartesi akşamı dışarı çıkacağım sebebiyle ve koltuk altımdan gelen hafif ekşimtrak kokular üzerine banyaya gireyim dedim. Hem koltuk altımdaki ölü bakteri ve börtü böcekten kurtulayım hem kendime geleyim amacım.

Cep telinin sesini kıstım ki çalmasın, annem açmasın ve problem yaşanmasın. Sonracıma banyaya girdim. Banyom normal seyrinde devam ederken, tam vücudumu sabunlamaya baylamıştım ki, arkamda bir terslik hissettim. Dönüp ne olduğunu bakayım derkeeeen...
....
Annem, kapıyı aralamış bana bakıyor elinde cep telefonum...
....
- Seni arıyolar..
...
Ben ne bok yiyeceğimi, elimdeki küçücük sabunlu fileyle neremi kapatacağımı bilemeden
kendisine yüksek sesle serzenişlerimi ilettikten sonra ağzımdan şöyle bir cümle çıkıyor;
-Ya ben başbakan mıyım ki banyoda bana telefon bağlıyosun...?
Nasıııl o cümleyi kurdum bilmiyorum, ki çok rahat ve açık bir kişiyim. dolabımda herşey ortada, Preven, durex daha neler neler. Yani anlamıyorum niye böyle yapıyor.
Allahım ne kaderim varmış yaaaaa...

Bu arada bu postda giderse yakarım ben böyle blogu...

Yazma Saati
11:43 ÖS

Çarşamba, Şubat 01, 2006


Kutsi­"nin bu şarkısına ölüyorum resmen. Böööle apışıp kalıyorum duyduğumda. Gözüm doluyo bazen, bazen köpürüyorum. Orjinali güzel Peteğin içine ettiği değil.

senden sonra
yaşadım mı bilemedim
tanrıdan tek dileğim
beni sensiz bıraksın

anlamadım ne istedin bilemedim
gözündeki yaşlarla
ellerin bensiz kalsın

sen aşk nedir bilir misin sevgilim
bugüne nasıl geldik
elimizdeki güzel sevginin
kıymetini bilemedik

nice mutlu yıllara
oğum günün hatrına
unutmak zor olsa da
arama bundan sonra

Ooooof bu kadar duygusal olacak ne vardı, allahım neden benim yaradılışıma biraz kütük, biraz odun katmadın..?

Yazma Saati
8:13 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements