Dün Eve geldim, uyumayı düşünüyordum aslında çünkü 3 gündür çok az uykuyla duruyordum. Sürtme dönemim gelmişti gene. Ama birden çok önemli bir işi unuttuğumu farkettim. Tarçının aşısı. Koyduk taşıma kutusuna götürdük vete apar topar. Benim ilaç firmasından bir kankim var yanımda. Çok cici bir kızdı vet. Eski vet lösemi aşısını yapmamış. Çok küfrettim içimden. Neyse, biz Tarçının işlerini hallettik eve geldik tekrar. Dedim şöyle akalım bir Taksime, Beyoğluna havayı koklayalım.
Bilinen bir yer aslında, İstiklal ile Tarlabaşı Bulvarı arasında kalıyor. Çok basit dekoru var ve yemekleri inanılmaz.
Ortam çok romantik, tavsiye ederim takılın göreceksiniz. Ben listeme ekledim. ;) Şimdi şu görüntüyü gör de içme. :P
Ben yemekte, Fesleğen Soslu Tavuk aldım. Çok kötü gelebilir o yeşil sos. Yani manda boku gibi duruyo farkındayım. Ama o kadar lezzetliydi ki, hala tadı damağımda. Ve fiyatlar çok ucuz. Daha da iyisi Ticket geçiyor.
Sonra festivale katıldık. Süslenmiş Nevizade, gelin gibi olmuş, Şahikanın tam karşısında bir sahne. Ve biz oturduktan 10 dk sonra sahnede Babazula. Anam bir oynadık, bir oynadık o sıra biraların tüm kalorileri gitti valla. Ter içinde kaldık. Tabi etrafta tek kıvıran biz değildik. :))
Sonra içtik, içtik ve içtik. Biri geldi diğeri gitti. Bir eğlendik bir eğlendik anlatamam.Ve saat 1e doğru ev geldim. Midem biraz acımıştı ve başım felaket dönüyodu. Yapılacak en doğru şeyi yaptım. Yattım...
Ama bu sakin durum çok sürmedi. Saat tam 3de annemin beni dürterek uyandırması ile telaşla kalktım.
-"Emre kalk Tarçın yok"
- "Nasıl yok..?"
-"Yok..!"
"Bir iğne 2 tane hap yedi, acaba ağır mı geldi" diyerek telaşla aramaya başladık. Ara, ara, ara, evi alt üst ettik gecenin körü yok yok yok. Ulan balkondan mı düştü, yere bakıyorum. Bir kedi cesedi var aşşağıda, biz 6. kattayız ama o kedi siyah. Ulan noluyo diyorum kafam zaten 1500 geriliyorum. Geberdi mi acep benimki diye telaşlanıyorum. Yarım saat arıyoruz evi sonuç sıfır. Herkes telaşlı, panik. En son "acaba acabaa" dedim ve evin kapısını sonrada ikinci çelik kapıyı açtım.
:)))
İşte orda.
Üşümüş
Tüyleri pofuk pofuk, oturmuş taşa, bana bakıyo uykulu gözleri. Ne ara çıktı dışarı bilmiyorum ama çıkmış işte ve dışarda kalmış. Çok korktum ya, cidden ailecek şok geçirdik. Evin neşesi ve herkes üzerine titriyo. Kedi sevmeyen babam bile çok seviyo artık. Puff, hiç gitmesin hayatımdan bu yaaa. :)))