Pazartesi, Ekim 31, 2005


Canım mısır patlağı çekti...
Ve de karides şöööle limonlu felan...
Acıktım mı nedir..?

(Mısır Patlağı ve Karides..? Tuuuu midesiz...)

Yazma Saati
5:42 ÖS

Cumartesi, Ekim 29, 2005


Değişik bir tecrübeydi...
Demek ki insan sadece konuşurak da bağlanıp sevebiliyormuş.
Demek ki insan haketmese de kaybedebiliyormuş,
Demek ki hala canım yanabiliyormuş,
Demek ki severek de ayrılabiliyormuş insanlar,
Demek ki insan yeminler verdiği hataları yine yapabiliyormuş,
Demek ki insana hala güvenilmiyormuş,
Demek ki bir kadın kafasında bitirirse geri gelme olasılığı olmuyormuş,
Demek ki hala dostlar haklıymiş,
Demek ki ben hala hayal kuruyormuşum,
Demek ki ben bunları biliyordum sanıyormuşum,
Demek ki ben hala birazda olsa salakmışım...


Yazma Saati
5:06 ÖS

Cuma, Ekim 28, 2005



Şşşşşşt , laaaaaaynnn..!
Dalarım haaaaaaa...!

:)))

Yazma Saati
9:23 ÖÖ




Sabah evden çıkarken bu amcanın Psikoloji isimli eserini dinledim. Kafama yerleşti, ya cidden psikolojim değişti. Boğazım şişmiş, kafam ağrıyor, yataktan zar zor kalkmışım, anam bir güzel geldi bir oynak geldi şıkır şıkır. Bu arada klipte sakızını paylaşıp herkeslere insanlık dersi veren esmek bacımına öpüyorum huzurlarınızda. İyilik timsali güzel insan...
Bu arada resim ararken Metin Arolat'ın Mevlananın 21'inci kuşaktan torunu olduğunu öğrenmem çok şaşırttı beni. Zaten kendiside;
-‘‘Evet Mevlana'nın soyundan geldiğimi biliyorum. Akrabamız olan ve Mevlana'nın 21'inci kuşaktan torunu olan Dr. Celaleddin Bakir Çelebi ölmeden önce, Mevlana'nın felsefesini yurtdışında tanıtmak, bilgilendirmek amacıyla çalışmalar yaptığını ve bu doğrultuda bir beste yapmamı istedi. Kendisi 1996 yılında vefat etti. Onun bu isteğini en kısa zamanda yerine getirip, oğluna teslim edeceğim’’ demiş. Enteresan...

Yazma Saati
9:07 ÖÖ

Salı, Ekim 25, 2005


Hayatta herşeyin bir alternatifi vardır dostum!
Senin, sevgilinin, işinini, ve hatta benim bile alternatifim vardır.
Orada yada burada ama mutlaka vardır.
Ancak önemli olan ve kavraman gereken, senin ve benim alternatifsiz olmaya çalışmamız değil, alternatifimizin bulunacağı süreyi uzatmaya çalışmamızdır. Alternatif bulunma süren ne kadar uzunsa, o kadar değerlisin sevgili dostum!
Bunu hiç ama hiç unutma...

Yazma Saati
9:33 ÖÖ

Pazar, Ekim 23, 2005





The 40 Year Old Virgin

Yönetmen: Judd Apatow
Oyuncular: Steve Carell, Catherine Keener
Tür: Komedi / Romantik
Süre: 116 dk.
Vizyon Tarihi: 14 Ekim 2005

Dün gece izlemeye gittik bu filmi. 6 aydın sinemaya gitmeye vakit bulamayan ben, biraz tereddütle gittim itiraf edeyim, afişten tipik salak Amerikan komedisi dedim ama cidden Aydın'dan özür dilemeliyim koptum filmde, resmen parçalandım. İnanılmaz espriler, ince numaralar süper zaman geçirtiyor ancak kesinlikle ve kesinlikle çocuklar için değil. Sakın sakın sakın... ;)
Bu haftasonunun güzel kısmı, gelelim çirkin kısmına;



Serkül..!
Oğlum sen ne yaptın..?
Megavizyonda gezirken gözüme ilişti albüm, hemen aldım hiç düşünmeden. Sing Your Song"da dinlemiştim İstanbul"u...
Annemle koyun koyuna ağlamıştık. Deli gibi sms yollamıştık. Taktım sete...
...
...
Yok canım yanlış cd taktım heralde...
...
böeaaaarg

O kalbimizi titleten, göz pınarlarımıza su fabrikası kurduran adam gitmiş, Barış Akarsu türevi bir adam gelmiş...
Pop desen pop değil, rock desen rock değil, arka tonlarda sinek vizıltısı gibi kafa ütüleyen gitar kötü, mide bulandıran sample"lar kötü, herşey kötü, kötü olduğu kadar iç acıtan bir durum. Şoktayım atladım bir sonrakine hepsi aynı, "Dur bari Ölümü Sevmiyorum Gülüm"ü kurtarmışıdır" dedim track-5
...
Böeaaaarg
...
Tam bir hayal kırıklığı, ben eski Serkül"ü istiyorum, sadece şarkı söylesin yeter, müziğe gerek yok, ama olmamış arkadaş ya vallaha olmamış yazık...

Bu çocuğu bu hale sokanları, o albümün her yerine koydukları Unicorn kovalasın, inşallah yakalar hepsini, prodüktöründen düzenleme yapanına...






Son sözüm size,
ey bu güzel havada olmayan paranızla ""Aaaa bugün Pazar, hadi en yakın Volkswagen bayiine gidip kafa @x%&lim !" diyen, çoluk çobalak showroom"a gelenlere.
Kardeşiiiim!
İşiniz gücünüz yok mu ulan ..? Gidin otlayın zıplayın gezin tozun...
Artık kış gelmiş, kıçımızı donma korkusu sarmış, sen alıyosun çoluğu çocuğu geliyosun showrooma... Amaç araç almak değil ki, salaklık yapmak, zaman geçirmek.
"En ucuz Polo ni kadar..?"
"Hiç peşinatsız alabilir miyim..?"
"Sizde niye sıfır faiz yok..?"
"Gazetede ilanda 30 küsür yazıyodu niye o araba yok..?"
"İkinci el alıyor musunuz..? 95 Mercedes 240.000 km"de ama temiz lastikleri yeni değiştirdim!"
Araba alacağına inansam 100 takla atıcam ama amacı zevzeklik, ego tatmini. Birde araca @%& atanlar var, yok pahalı, yok dandik, yok kurum yapıyor, yok çok yakıyor.
Laaaaaayn... Gürz olsa elimde, beynine sallarım Allahıma...

Bitti




Yazma Saati
7:46 ÖS

Cumartesi, Ekim 22, 2005



LAZERLİ+FENERLİ+PLASTİK MERMİ ATAN SWATT TABANCA

Kardeşim olacak terbiyesiz almış bu oyuncağı, hatta bacağıma sıkarak denedi. Kurusıkıyla karşılık vererek saldırıyı bertaraf ettim ama bacağımı morarttı resmen. Büyükler için güzel bir oyuncak, tavsiye ederim, GittiGidiyor'da bulunabiliyor. Ancak beni şaşırtan nokta, lazer pointerla nişan alınan hedefi ciddi ciddi vurması. Çocuk çobalak için kesinlikle uygun değil gözünü dizini çıkarır insanın.

Yazma Saati
3:54 ÖS

Cuma, Ekim 21, 2005


''Dünyanın en ünlü illüzyonisti David Copperfield, yakında yapacağı bir gösteride, sahnede bir kadını hiç dokunmadan ve cinsel ilişkiye girmeden hamile bırakacağını iddia etti.
Copperfield, Alman Galore dergisine yaptığı açıklamada, bundan sonraki ilk gösterisinde genç bir kadını sahnede hamile bırakacağını söyleyerek, ''Tabii ki cinsel ilişki olmayacak. Bundan herkes memnun olacak ama başka ayrıntı veremem'' diye konuştu.''
Ohaaa diyorum, çüş diyorum , korkuyorum...
P.S: Farkında olmadan post silebiliyorum ya, ne diyim?

Yazma Saati
9:05 ÖÖ

Salı, Ekim 18, 2005


Son zamanlarda o kadar saçma olaylar yaşadım ki. iyiliğim yüzünden hiç olmamam gereken yerlerde bulunuyorum şu anda. Hem özel, hem iş, hem aile yani hayatımın her alanında @*!%mış bulunmaktayım. Manen çöktüm, madden çöktüm yani ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok. Ama geriye yaptıklarıma bakıyorum, gene aynı olaylar olsa gene aynı şeyi yapardım. Beni ben yapan bu zaten, bana yakışanı yaptım, gene istifa ederdim, gene hayatını kurtarırdım, gene severdim, gene isyan ederdim. Yürüdüğüm yolda batsam da yol benim yolum, bu yolu seçen benim ve sonuna kadar yürüyecek olanda benim. Kader diyerek başımdan atmak işin kolay yolu.
İnat değil mi, yaşayacağım işte herkese, herşeye inat... Zevk almasam da, umudum olmasa da inadına yaşıyacağım.Başka çarem var mı ..?
Staind'in bir şarkısı var. So Far Away diye.
Dilimden düşmüyor hiç.
and i feel like i can face the day
i can forgive
and i'm not ashamed
to be the person that i am today
Staind - So Far Away
Dinle

Yazma Saati
12:16 ÖS

Pazar, Ekim 16, 2005


Dedikleri doğruymuş, cidden kalp ağrısı diye birşey varmş. Ve geçmek bilmiyor Allah kahretsin. Geçsin, hatırlamayayım diye herşeyi denedim ama gitmiyor kahrolasıca orda öyle duruyor. Canım çok yanıyor anne karnıma sancılar giriyor, beynim düzgün çalışmıyor, aptalladım sudan çıkmış balık gibiyim sanki herşey bitmiş, amacım yok, ne olur bana yardım et, ben hep gülemem ki, hep seni kızdırıp kaçamam ki.. Benimde canım yanıyor ben de yaralabiliyorum, ben de lanet bir insanım anne. Acıyor anne, hemde çok acıyor, neden yaptın bunu bana neden, keşke o gün o kadar hızlı davranmasaydım anne keşke...

Bu şehir de, insanları da, bu hayat da acımıyor anne, ne olur kurtar beni ne olur...
Bana yaşamayı, ayakta durmayı sen öğrettin, keşke sevmeyi de öğretebilseydin annem keşke...

Ben sevmeyi hiç beceremicem.
Hiç...

Yazma Saati
12:02 ÖS

Cuma, Ekim 14, 2005


Bugün gelen bir email:

"Alınan yüzde 66'lık vergiyle, Tanzanya'yı bile katlıyoruz. 1999 yılında Marmara depreminde, depremin yaralarını sarmak için konulan ek vergiler bile kalıcı hale getirildi. Artık bu enayiliğe dur demek için, tepkimizi göstermeliyiz. Hangi GSM operatörü olursa olsun 20 Ekim günü ücretli görüşme yapmıyoruz.''
Lütfen duyarsız kalmayın, bu enayiliğe hep beraber dur diyelim. İletişime %45 vergi dünyanın neresinde var..? Bu yüzden 20 Ekimde;
Konuşma, Konuşturma..!

Yazma Saati
5:11 ÖS

Perşembe, Ekim 13, 2005


Saha ve zemin futbol izlemeye son derece uygun sevgili seyirciler. Ama maçı nerede izleyeceğiz sevgili seyirciler..?

İşte bizim maç dün böyle başladı, ilk önce plazmanın bağlı olduğu uydu reciever ilk golü attı, Show TV digital yayın yapmıyormuş analogda yayın yok. 1-0

"O zaman biz de bekleme salonundakine gideriz" dedik. Sağlı sollu ataklarla karşı kaleyi ablukaya aldık ama tam beraberlik için bastırırken ikinci gol geldi. O TVnin bağlı bulunduğu reciever digital ama uydu listesinde Turksat 2A yok. 0-2

İşte tam o sırada oyuna kurtarıcımız girdi. Bir müşterimizden, "Abi bi kere izleyip geri vereces walla, bak bir dahaki arabaya %1 daha indirim vereces" diyerek transfer ettiğimiz tencere kapağı. Son bir atakla bastırdık ve ilk golu bulduk. 2-1
Tencere kapağı Snow TVyi yakaladı ama görüntü o kadar kötü ki..? Fişi takılı ama kapakta ışık yanması gerek, o da yanmıyor. İşte o anda Cantek sağdan müthiş vurdu, tencere kapağı darbenin etkisiyle ters köşeye gitti top ağlarda. Ekrana görüntü geldi ışık yanıyor ama ses yok. 2-2

""Hadi oğlum bastır, bir gole maçı izleriz layn"" derken sol kanattan sıfırdan gelin ince ayar ortasına kafayı çok güzel vuran ben, skoru tayin ettim. Ses geldi;
Angutluk:3 - Türkiye:2

İşte maçın kahramanı,
oyunu girdikten sonra maçın kaderini değiştiren adam. Tek problem, maçı izlerken statik olmamızı gerektirecek kadar hassas bir alet olmasıydı. 5 cm oynasan görüntü değişiyordu. Plazma Tvde tencere kapağıyla maç seyretmeyi başaran milli takımımıza dünya kupasında başarılar diliyoruz. Allah yolunuzu açık etsin bildiği gibi yapsın. Amin.

Yazma Saati
10:31 ÖS

Çarşamba, Ekim 12, 2005


12 Ekim 2005 - Bugün

Bugün beklemediğiniz yerden bir para gelecek. Böylece önceki borçlarınızı da kapatacaksınız. İşte dikkatli olun ve kimseyle tartışmayın. Akılcı olmalı ve hakkınızı korumalısınız. Bunun için gerekli zeka ve yetenek sizde mevcut. Sevdiğinizle uzun bir yola çıkabilirsiniz. Cinsellik ön planda. Sevdiğinizle bu konuda anlaşacak ve birlikte hoş vakit geçireceksiniz. Sevdiğiniz yoksa deneyimli zeki biri sizi etkileyecek.
Bak bak bak...
Arkadaş saat oldu 3. Ne para var ortalıkta ne cinsellik...
Kimseyle tartışacak durumum yok çünkü ortada kimse yok, sabahtan beri bir kişi girmedi koskoca showroomdan içeri. Allah razı olsun be sen söylemesen ben bilmeyecektim yetenekli ve akıllı olduğumu. Lütfetmişler yaaa...
Yolculuk kısmına hiç girmeyeceğim zaten ağzım bozulacak. Ancak anladığım kadarıyla yazan arkadaş hormon salgılamış biraz .Sevdiğimle uzun yola çıkacakmışım da, yok cinsel olacakmışız da, yok ten uyumumuz mükemmel olacamış da, hoş vakit geçirecekmişiz haaa..?Bir de sevdiğim yoksa deneyimli biri etkileyecekmiş beni haa..?
Allooooo arkadaşııım, vurcam şimdi ağzına haaaaa....!

Yazma Saati
2:32 ÖS

Salı, Ekim 11, 2005


Gene sıkıldım, darlandım, hıncımı blogdan aldım.
Değiştirdim şeklini biçimini, zamanım olsa kendim yazacam bir tane ama nerdeeeee...
Ben dün akşam yaptığımı haıtrlamıyorum ne zaman yeni birşeyler üreticem. Zaten bunalım gençliği oynuyorum...

Yazma Saati
6:22 ÖS

Pazar, Ekim 09, 2005



Sanki yok sorun...
Sen yoksun sanki
İş yok
Para yok
Dert yok, tasa yok
Yorgunluk yok bıkkınlık yok
Bezginlik yok, üzgünlük yok...
Damağımdaki o buruk tad
Burnumduki o nefis bergamut kokusu yok
Sadece bir yudum huzur.
Hepsi bu...

Yazma Saati
7:02 ÖS

Cumartesi, Ekim 08, 2005


Geçen amşam Flash TV"de vardı. Bu kadar etkilendiğim film çok az hayatımda. Kadir İnanır"a saygımı 3 katına çıkartan film. Fatma Girik ise gözlerimi yaşatmıştı ilk izlediğim zaman. Sanırım bende Kara Bayram gibi deveyi gütmek yerine diyardan gideceğim...




Yılanların Öcü-1985


Yönetmen Şerif Gören
Senaryo Yazarı Yavuzer Çetinkaya
Müzik Arif Sağ

Oyuncular Oyuncu Filmdeki Karakteri

Kadir İnanır Kara Bayram
Fatma Girik Irazca
Serpil Çakmaklı Fatmaca
Nur Sürer Haçça
Erdal Özyağcılar Haceli
Savaş Yurttaş Köy Bekçisi
İhsan Yüce Muhtar

Yapımcı Nazmi Özer
Kamera Aytekin Çakmakçı
Yapım Emek Film
Eser Fakir Baykurt

Ödülleri
23. Antalya Film Şenliği, 1986 - Aytekin Çakmakçı - En İyi Görüntü Yönetmeni
23. Antalya Film Şenliği, 1986 - Erdal Özyağcılar - En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu
23. Antalya Film Şenliği, 1986 - Kadir İnanır - En İyi Erkek Oyuncu
23. Antalya Film Şenliği, 1986 - En İyi 2. Film

Yazma Saati
11:41 ÖÖ

Perşembe, Ekim 06, 2005


Her gece yorgun argın eve gelirken görmege çok alışkın olduğum bir enstantene...
Otobüs hızla ilerlerken görüntüler geçiyor gözümün önünden. Yaşlı bir amca eve gitmeye çalışıyor, biletçi son bir bilet telaşında, yan taraftaki öğrenci sınavlarını, onun yanındaki kız arkadaşını düşünüyor belki...
Ve ışıklar yanıyor, uzakta, karşı taraflarda, başka hayatlar başka kavgalar var, hep mücdele hep kavga hep savaş... Peki ne için?
Tamam anlıyorum düzen bu..! Keşke bu düzen sahibi peşin çalışsa, uzun vadeler yapmasa, çekleri dönmese...
Çünkü şeytan peşin çalışıyor...

Yazma Saati
8:23 ÖS

Çarşamba, Ekim 05, 2005


Sabah işe geliyorum,
şirketten bi arkadaşım benim mp3 playeri gasp ettiği için kardeşimden aldığım md player kulağımda.Tabi ben bilmiyorum içindeki diskte ne olduğunu . Açtım dinliyorum ;
- Yok çok vayaş,
- Iıı ııh beğeğenmedim,
- Dinlenilebilir,
- Geç geç...

Ah, ha, ha, ha, stayin’ alive, stayin’ alive.
Ah, ha, ha, ha, stayin’ alive.

:)
Bir an kendimi bonusgillerden, ispanyol paça pantalon giyen, sivri burun yumurta topuk ayakkabı kullanan, rengarenk biri gibi hissettim. Şimdi bir ışık gelecek yukarıdan, benim sağ ayak 35 derece açı ile yana doğru açılacak, sağ el ileride, parmağımı şıklatıp ritm tutacağım...

Ah, ha, ha, ha, stayin’ alive, stayin’ alive.
Ah, ha, ha, ha, stayin’ alive.


Bir an hayal ettim, aldı mı beni bi gülme...
Zaten kafam istem dışı sallanıyor ileri geri. Ramazanın ilk günü oruç stresi var herkeste ''şimdi zopayı yicem'' dedim.Allahtan o an Bon Jovi- Blaze of Glory çalmaya başladı da ben o hayalden uyandım. Yoksa paket olacaktık sabah sabah...

Yazma Saati
9:49 ÖÖ

Pazartesi, Ekim 03, 2005


İşte benim açmayı ne zamandır düşündüğüm ama başıma gelen milyon türlü musibetten dolayı bir türlü açamadığım yeni blog.
Sadece resim koyacağım. Hem kendi yaptığım, hem de çektiğim resimler olacak. Rock'n Coke resimleri var ilk etapta. İlk günü çekemedim kusura bakmayın çünkü çekecek durumda değildim...
;)

Butterfly Bryce

Devamlı linke sağ üstteki siyah kutucuğa tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Yazma Saati
1:38 ÖS

Blog Sahabı

79 yılında bir hata sonucu dünyaya gelen insan yavrusuyum. Çok konuşurum çok konuşurum ve çok konuşurum. Asabiyim, kompleksliyim, vodkayım, Redbullum, inatım, uyuzum, sevişgenim. Bodrumda betona düştükten sonra gerçeklerimi görmeye başladım. Bu durumdan rahatsız mıyım, sanmıyorum. Haa en önemlisi bekarım.
Yarışmaya İstanbuldan katılıyorum ve hiçbirinize başarılar dilemiyorum... Hadi iletişelim: atonicaya@gmail.com



Dünya Güzelleri

Rukk
Burcu
Nakhar
MADA
İndis
Mom
Burcuk
Püsküü
Mathy
isbn9760806
Su

Arşiv






































Son söz...



Sordum Soruyu

polls Internetten tanisilip, kurulan iliskiden...
Cacik olmaz..!
Bir ihtimal olabilir..?
Biraz heyecanlı biseylerçıkabilir...
Cok guzel bir iliski olabilir...
Ne sacma soru bu..?
Hepsinden biraz

play slots


Sosyal İçerik








Meraklıyım Ben

   


Çoook teşkür...

;Designed by mehgee
;Image from deviantart ; vampireDoLL
;Hosted by blogger and Photobucket
;Edited with Adobe Elements