İşte benim canım ailem.

Evin ilk çocuğu. Annesi hep Manyak Çocuuum diye sever. Kedi gibi, sokulur dizlerine yatar anacığının. İsyankar ve korkusuzdur. Kimseden korkmaz dalar kafadan. Evin seferisi. Son 5-6 yılı sürekli şehir şehir gezerek geçti. O yüzden rahat batar darlanır bazen. Kaçıp gitmek ister. Çenesi düşüğün tekidir. İyi çocuktur, en azından öyle söylerler.




Aşk diye bir şey yoktur .
Hiçbir zaman olmamıştır da.
Aslında aşk denilen yada zannedilen şey kaybetme korkusu yada hatun kısmının dediği üzere ‘’Kapılma ‘’ denilen hadisedir. Bu bela uyuşturucu gibidir, bir kere kana girdimi çıkmaz. Panzehiri yoktur.
''Ya bırakırsa? Ya başkasına bakarsa? Ya çekip giderse? Ne yaparım???’’
Böyle gider, bitmez, sardıkça sarar, sardıkça dolanır, dolandıkça acı vermeye başlar. Ve acıda bağımlık ve akabinde zevk verir. Hiç düşünmezsin ki karşındaki seni o kadar seviyor mu? Saygı duyuyor mu?
Acı + Bağımlılık = Zevk
Acı çekmekten duyulan zevk. Ne garip..!
Bu acı ve bağımlılık alır seni senden götürür. Acı ve verdiği zevk. İşte bu yüzdendir ki, o kadar çok aşk şarkısı yazılmıştır. Acının verdiği zevk ve bu zevkin doruklarında duygu dalgalarında yazılan binlerce güzel milyonlarca kötü şarkı.
Evlilik aşkı öldürür...
Bu düşüncenin temeli budur. Kaybetme korkun yok çünkü evlenmişsin bir kere tapuyu almışsın umurunda mı?
Evlilik Cüzdanı > Korku
O korku gittiği için takmazsın eşini. Umurunda olmaz. Hani derler ya ''Evlenmeden önce böyle değildi bu adam hiç tanımamışım.'' Tanıma değil ablacım bu, korkunun bitmesi. Adamın korkusu kalmadı ki? Ne diye taksın seni. Acı ama gerçek . Hoş, son zamanlarda kadının ekonomik özgürlüğü ile beraber bu biraz sekteye uğramaya başladı.
Eğer sen hala yanındaki insanı hala ilk günkü gibi seviyorsan,
gözlerine her baktığında içinde birşeyler kıpırdiyorsa,
adını her söylediğinde kalbin küt küt ediyorsa,
buna aşk değil sevgi derler, hemde en saf en güzel olanından. İşte asıl ölümsüz olan budur, aşk denen afyon değil. Boşuna dememiş Eflatun: ''Aşk en tehlikeli ruh hastalığıdır.'' diye.
İşte Google'ın uydu servisi aracılığıyla, Şırnak'ta dağlık alanda yazılı "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısı. İte köpeğe kapak olsun... Resmin büyük buyutu için linke tıklayın.


Voltron, yada bizdeki söylenişiyle Voltran
Bu babayiğitler Voltron'ı oluştururlardı.
Unutmadan birde Prenses Allura var. Arius gezegeninin sahabını kızı. Aslan Kalesi'nin gülü. Pembe giyiyor kendisi. Eee kraliyet tabi kalite olacak.

İşte şer odakları Zarkon ve şımarık oğlu Lotor. Döveceksin bunları ıslatıp ıslatıp, şerrefsizler sürüsü. Ama hep bilirdim Voltron çekecek kılıcı kesecek bunların robotunu hep iyiler kazanacak. Nerden bilecektim gerçekte olayların tam tersi olduğunu?? Ahhh ah çocuk olmayı özledim...

Konsere az kaldı. Hala inanamıyorum geldiklerine yaaaa...
